<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Aşk Şiirleri, Aşk Hikayeleri, Aşk Mesajlari, Aşk Sms, Ayrılık, Asker, Sevgi, Dostluk, Kandil, Bayram, Yeni Yıl, Msn Nickleri, Msn Smiley - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.mavishim.com/</link>
		<description><![CDATA[Aşk Şiirleri, Aşk Hikayeleri, Aşk Mesajlari, Aşk Sms, Ayrılık, Asker, Sevgi, Dostluk, Kandil, Bayram, Yeni Yıl, Msn Nickleri, Msn Smiley - http://www.mavishim.com]]></description>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 19:08:04 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Sevişme Teknikleri]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1579</link>
			<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 15:54:38 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1579</guid>
			<description><![CDATA[CİNSEL İLİŞKİ VE NASIL SEVİŞİLİR? sevişme teknikleri güzel ön sevişme, ön sevişme sevişme sanatı taocu sevişme sevişme yöntemleri<br />
sevişme sahneleri taocu sevişme teknikleri sevişme sahnesi<br />
güzel sevişme teknikleri, güzel sevişme yolları, nasıl sevişilir, ön sevişme, ön sevişme teknikleri, ön sevişme Ve bir kaç ip ucu. Bazı videolarda sevişme teknikleri izleyebilirsiniz.<br />
<br />
Biraz teknik bilmenin kimseye zararının olmayacağını düşünerek yazımıza başlıyoruz.<br />
Eski Çin’de uygulanan ve ilk çağdan bugüne kadar gelen bir cinsel ilişki şekli olan Taocu Seks fikri, uzun ve sağlıklı bir cinsel yaşam sunan bir önermeler bütünü olarak bilinir. Erkek ve kadının fizyolojik ayrılıklarına uygun olarak, uzun cinsel ilişkiyi çeşitli tekniklere dayalı olarak anlatan Taocu Seks, erkeğin boşalma denetimini öğrenebileceğini söyler. Erkeğin yaşına ve kişisel ihtiyaçlarına göre, birkaç ilişkide bir boşalabileceğini savunur. Boşalma olmadan da orgazm olunabileceğini öne sürer.<br />
Hem erkek, hem kadın için bedenlerin birbirlerine değmesi tam doyurucu bir sevişme için temel şarttır. Sevişme anında kadınla erkek arasında ellerle bedenin öteki bölümlerinin zevk vermek ve zevk almak için uyumlu bir işbirliği içinde olması gereklidir.<br />
Nasıl mı?<br />
İşte böyle:<br />
1) Sevişme anında yorgun düşülünceye kadar kadın ve erkek birbirlerine elleriyle dokunmaktan vazgeçmemelidir.<br />
2) Kadının göğüsleri ve bızırı (klitoris) en duyarlı yerleridir ama buralara dokunmakta acele etmemelisiniz. Öncelikle onları okşayıp, öpün. Kadınlar gene enseden ta sokuma, apış aralarına kadar omurilik bölgesinde çok duyarlıdırlar; Duyarlı noktalar kadından kadına değişebilir ama kadınların büyük bir çoğunluğu duyarlı olduğu yerler kulaklar, ense, belin çevresi özellikle arka bölümü, apış aralarıdır. Gene sizin karnınızın kadının karnına değmesiyle okşanması sevişmeye büyük zevk katar.<br />
3) Kamışın(penis) haricinde erkeklerin en duyarlı olduğu yeri kulağın içi, bazı erkeklerde meme uçları ve apış aralarıdır.<br />
4) Bedenler arasında başarılı bir dokunsal ilişki kurmanın gizi tepeden tırnağa kadar ne kadar çok yere değmek, dokunmak imkanı varsa o kadar çok yere dokunmak değmektir. Sevişmekte dokunma hareketsiz durağan bir değme yapılmamalıdır. Elleriniz eşinizin bedeninde durmadan dolaşmalı; bedeniniz eşinizin her nefes alışına ya da bedenindeki en minik, en hafif kımıltılara karşılık vermelidir.<br />
5) Sevişmenin en başında kadınlar erkeğin kamışını elleriyle uyarmak yerine bedenleri arasında tam bir dokunsal bağlantı kurma konusunda kendilerini odaklandırmalıdırlar. Yalnız yü heng’in (erkek organı) sertleşmesinden çok çabuk iştahlanan kadınlar bu kuralın dışında kalabilir. Ya da uzun zaman bedensel dokunum, ilişkisi içinde olmak bile erkeğin penisinin sertleşmesini sağlamıyorsa kuşkusuz bu durumda da kadın ellerini kullanmalıdır.<br />
Yaşlı erkeklerin kamışlarına dokunulmasına karşı tepkileri genç erkeklerin tepkilerinden farklıdır. Genç erkeklerin penisleri boşalma konusunda daha duyarlı ve daha çabuktur. Onun için genç erkeklerin penislerine avuç içinde boydan boya dokunma çok hafif gerçekleştirilmelidir. Dip bölümü hafifçe sıkılabilir ama baş bölümüne hemen hemen hiç dokunulmamalıdır. Buna karşın yaşlı bir erkeğin kamışı daha sıkı tutulabilir. O kadar çabuk sertleşmez ve boşalmaz. Yaşlı erkekde sertleşmeyi gerçekleştirmek için en iyi yöntem iki eli aynı anda kullanmaktır. İki el içine alınmış bir kamış kolaylıkla uyarılmış olur. Bu durum erkeklerin genelinde dölyoluna girmiş olma izlenimini verdiği için son derece uyarıcı gelir.<br />
Eğer erkek sünnetli değilse üst deriyi fazla sıkmamaya özen gösterilmelidir, çünkü o bölümde sürtünme sonucu, bir tahriş olabilir. Onun için en iyisi dokunma kamışın baş bölümü ve erbezleri ve erbezi torbası üzerinde sürdürülmelidir. Tecrübesiz kadınlar sanki erkeklerin erbezleri ve erbezi torbası diye bir organları yokmuş gibi davranırlar. Oysa tecrübeli fazla olan kadınlar erbezi torbasının öneminin bilincindedirler. Yaşlı erkekler erbezlerine dokunulmasından hoşlanırlar. Gene de erbezlerine kırılacak bir eşyaymış gibi özenle, dokunulmalıdır. En iyi yöntem erbezi torbasının tümünü avuç içine alıp torbanın dip ve kamışın alt bölümünü parmak uçlarıyla uyarmaktır. Nasıl yaparsanız yapınız da sakın çok fazla sıkmayın. Genç bir erkekte böyle bir uyarı pek çabuk boşalmaya neden oabilir. Onun için çok dikkatli olmak gereklidir. İyi bir netice almak için ellerinizi son derece hafif ve yumuşak bir şekilde kullanın ve değişik erkeklerin değişik tepkileri olabileceğini de akıldan çıkarmayın. Bazısına uyarı o kadar fazla gelebilir ki hemen elinizde boşalabilir, oysa bir başkasında bu uyarı tam olarak sertleşmeyi sağlamaya bile yetmeyebilir.<br />
6) Erkekler ellerinin yumuşak ve pürüzsüz olmasına özen göstermelidirler. Kaba ellerle hırpalanmaktan hoşlanacak kadın çok az çıkar. Kadınların geneli bu konuda, “Tüm gerçek erkekler naziktir. Sevecen olmayan bir erkek ilgimi çekmez.” diyen Marlene Dietrich’le aynı duyguları paylaşırlar. Erkekler ellerinin çok nazik ve çabuk incinebilen yerlere de uzanabileceğini unutmamalıdırlar. Pek çok kadın bızırlarının (klitoris) parmakla uyarılmasına alışıktır, erkeğin parmaklarıyla uzun süre ama özenli bir biçimde uyarılmadıkça ya da kendi parmaklarıyla bu işi yapmadıkça ne tam olarak isteklenirler, ne de orgazma erişebilirler. Kaba ve kirli parmaklar tahrişe hatta mikrop kapmaya neden olabilirler. Bunun gibi orgazma ulaşmak için meme uçlarının okşanmasını, meme uçlarıyla oynanmasını isteyen kadınlar da vardır. Buna karşın parmakla yapılan her türlü uyarıdan nefret eden kadınlar da vardır. Kadının hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeyleri ancak deneyerek öğrenebilirsiniz. Kadın, bedenlerin birbirine değmesinden çok hoşlanabilir de kadınlık organına parmakla dokunulmasında nefret edebilir. Bu tür kadın, parmaklarını kullanmaya çok meraklı olmayan erkekler için son derece ilginç bir yatak arkadaşı olabilir.<br />
“Erkek Yang’dır, Yang’ın özelliği hemen isteğinin kabarmasıdır. Ama gene çabucak da doyuma ulaşır. Kadın Yin’dir, Yin’in özelliği öyle çabuk isteklendirilememesidir. Ama bir kez isteklendi mi kolay kolay doyurulamaz” (Wu Hsien- Taocu Sevişme ustası.)<br />
Rehberimiz Tao, konumuz sevişme sanatı… Bu eski Çinliler, seks bilimi konusunda çok iddialılar. Uzun hayat saplantılarını bile cinsellikle bağdaştırıyorlar. Olaya onların baktığı taraftan baktığınızda cinselliğin “kutsal kitabının” eski Çin’de yazıldığını fark ediyorsunuz.<br />
Uzak Doğu’lu ustalarımız, Taocu sevişmeyi bilmeyen birinin durumunu bir yemeği doya doya yemek isteyen ama midesinde yer kalmadığı için arzuladığı gibi yiyemeyen boğazına düşkün bir kişinin durumuna benzetiyorlar. “Ama” diyorlar, “Taocu sevişmeyi uygulayan bir çift söz konusu olunca onların en sevdikleri yemek her zaman önlerindedir, her zaman da midelerinde o yemeği yiyecek yer vardır.”<br />
Tao der ki, erkeğin ersuyu hayati bir özdür ve öyle denetimsiz savurganca harcanmamalıdır. T’ang döneminin (618-916) en önde gelen hekimi Sun S’sû-Mo da aynı konuda “Eşsiz Öğüt” adlı eserinde, “Savurganca ersuyunu harcayan kimse hasta olur ve bu savurganlığı sonucunda ersuyunu tüketirse ölür. Erkekler bunun böyle olduğunu hiçbir zaman akıldan çıkarılmamalıdır.”<br />
Taocu sevişmeyi öğrenmiş bir çiftin, birbirlerini doya doya izlemek, bol bol okşamak, cinsel iştahlarınını artırıcı kokularının ve benzer bir çok ayrıntının keyfine ulaşmak için istedikleri kadar zamanları vardır. Canları ne zaman isterse, her vakit bulduklarında sevişebilirler. Dolayısıyla, erken boşalma ya da orgazm olamama gibi bir sorunla karşılaşmazlar.<br />
Bu işin iki taraf için faydaları saymakla bitmez. Kendine güveni artan erkek yatak arkadaşının istediği kadar uzun ve sık sevişebilir. Bu yüzden erkek kadının Yin özünden, kadın erkeğin Yang özünden tam anlamıyla yararlanabilirler. Sonucunda her ikisi de eşsiz bir dinginlik, zihinde bir durulma, rahatlama yaşarlar ki buna “Yin/Yang uyumu” ya da “Uyumun Taosu” denir.<br />
Eski metinlerde kadın ve erkeğin güçlerini karşalaştırmak için kullanılan ateş ve su benzetmesi nedensiz değildir. Ateş, Yang’dır, çabucak sıçrayıp, tutuşabilir. Ama Yin gücüne sahip su onu söndürebilir. Güçlerin ancak karşıtı olan güçlerle eşlenip bütünleşeceğini inanan Taocu düşünceye göre, ateş ve su, yer ve gök, nefes almak ve nefes vermek gibi pek çok karşıt güç bir cinsel güçle özdeşleşebilir.<br />
Taocu sevişmenin en önemli bölümü boşalmanın denetimidir. Dilerseniz burada, “Taocu Sevişme ve Seks”kitabının yazarı Jolan Chang’e de kulak verelim;<br />
“Kendini nasıl gevşeteceğini, gerginliklerini nasıl gidereceğini öğrenen çevresiyle uyum sağlayan Taocu genellikle hayatın tam manasıyla keyfini çıkarmaya başlar. O zaman da uzun ve sağlıklı bir hayat arayışına daha da büyük ilgiyle yönelirler. Hemen bütün eski hekimlerin Taocu olmasına şaşmamak gerek…”<br />
Chang, Taocu sevişme konusunda üç temel kavrama dikkat çeker:<br />
Birinci kavram, bir kimsenin yaşına ve sağlık durumuna göre ayarlayacağı iki boşalma arasındaki en uygun aralığı bulmayı öğrenmesidir. <br />
<br />
İkinci kavram, eski Çinlilere göre boşalma zevk esrikliğinin en son noktası değildir. Bir kimse bunu öğrenince sekste boşalma dışında çok daha üstün, çok daha güçlü yeni zevkler öğrenecektir. <br />
<br />
Üçüncü kavram, kadının doyuma ulaştırılmasının gerekliğidir.<br />
Bu anlayış erkekle kadına istedikleri kadar çok ve istedikleri kadar uzun sevişme imkanı vermesinin yanında Çinde Taoculuğun başlıca etkin felsefe olduğu sürece özgür ve sağlıklı cinsel yaşamın gelişip oluşmasına da imkan sağlamış.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[CİNSEL İLİŞKİ VE NASIL SEVİŞİLİR? sevişme teknikleri güzel ön sevişme, ön sevişme sevişme sanatı taocu sevişme sevişme yöntemleri<br />
sevişme sahneleri taocu sevişme teknikleri sevişme sahnesi<br />
güzel sevişme teknikleri, güzel sevişme yolları, nasıl sevişilir, ön sevişme, ön sevişme teknikleri, ön sevişme Ve bir kaç ip ucu. Bazı videolarda sevişme teknikleri izleyebilirsiniz.<br />
<br />
Biraz teknik bilmenin kimseye zararının olmayacağını düşünerek yazımıza başlıyoruz.<br />
Eski Çin’de uygulanan ve ilk çağdan bugüne kadar gelen bir cinsel ilişki şekli olan Taocu Seks fikri, uzun ve sağlıklı bir cinsel yaşam sunan bir önermeler bütünü olarak bilinir. Erkek ve kadının fizyolojik ayrılıklarına uygun olarak, uzun cinsel ilişkiyi çeşitli tekniklere dayalı olarak anlatan Taocu Seks, erkeğin boşalma denetimini öğrenebileceğini söyler. Erkeğin yaşına ve kişisel ihtiyaçlarına göre, birkaç ilişkide bir boşalabileceğini savunur. Boşalma olmadan da orgazm olunabileceğini öne sürer.<br />
Hem erkek, hem kadın için bedenlerin birbirlerine değmesi tam doyurucu bir sevişme için temel şarttır. Sevişme anında kadınla erkek arasında ellerle bedenin öteki bölümlerinin zevk vermek ve zevk almak için uyumlu bir işbirliği içinde olması gereklidir.<br />
Nasıl mı?<br />
İşte böyle:<br />
1) Sevişme anında yorgun düşülünceye kadar kadın ve erkek birbirlerine elleriyle dokunmaktan vazgeçmemelidir.<br />
2) Kadının göğüsleri ve bızırı (klitoris) en duyarlı yerleridir ama buralara dokunmakta acele etmemelisiniz. Öncelikle onları okşayıp, öpün. Kadınlar gene enseden ta sokuma, apış aralarına kadar omurilik bölgesinde çok duyarlıdırlar; Duyarlı noktalar kadından kadına değişebilir ama kadınların büyük bir çoğunluğu duyarlı olduğu yerler kulaklar, ense, belin çevresi özellikle arka bölümü, apış aralarıdır. Gene sizin karnınızın kadının karnına değmesiyle okşanması sevişmeye büyük zevk katar.<br />
3) Kamışın(penis) haricinde erkeklerin en duyarlı olduğu yeri kulağın içi, bazı erkeklerde meme uçları ve apış aralarıdır.<br />
4) Bedenler arasında başarılı bir dokunsal ilişki kurmanın gizi tepeden tırnağa kadar ne kadar çok yere değmek, dokunmak imkanı varsa o kadar çok yere dokunmak değmektir. Sevişmekte dokunma hareketsiz durağan bir değme yapılmamalıdır. Elleriniz eşinizin bedeninde durmadan dolaşmalı; bedeniniz eşinizin her nefes alışına ya da bedenindeki en minik, en hafif kımıltılara karşılık vermelidir.<br />
5) Sevişmenin en başında kadınlar erkeğin kamışını elleriyle uyarmak yerine bedenleri arasında tam bir dokunsal bağlantı kurma konusunda kendilerini odaklandırmalıdırlar. Yalnız yü heng’in (erkek organı) sertleşmesinden çok çabuk iştahlanan kadınlar bu kuralın dışında kalabilir. Ya da uzun zaman bedensel dokunum, ilişkisi içinde olmak bile erkeğin penisinin sertleşmesini sağlamıyorsa kuşkusuz bu durumda da kadın ellerini kullanmalıdır.<br />
Yaşlı erkeklerin kamışlarına dokunulmasına karşı tepkileri genç erkeklerin tepkilerinden farklıdır. Genç erkeklerin penisleri boşalma konusunda daha duyarlı ve daha çabuktur. Onun için genç erkeklerin penislerine avuç içinde boydan boya dokunma çok hafif gerçekleştirilmelidir. Dip bölümü hafifçe sıkılabilir ama baş bölümüne hemen hemen hiç dokunulmamalıdır. Buna karşın yaşlı bir erkeğin kamışı daha sıkı tutulabilir. O kadar çabuk sertleşmez ve boşalmaz. Yaşlı erkekde sertleşmeyi gerçekleştirmek için en iyi yöntem iki eli aynı anda kullanmaktır. İki el içine alınmış bir kamış kolaylıkla uyarılmış olur. Bu durum erkeklerin genelinde dölyoluna girmiş olma izlenimini verdiği için son derece uyarıcı gelir.<br />
Eğer erkek sünnetli değilse üst deriyi fazla sıkmamaya özen gösterilmelidir, çünkü o bölümde sürtünme sonucu, bir tahriş olabilir. Onun için en iyisi dokunma kamışın baş bölümü ve erbezleri ve erbezi torbası üzerinde sürdürülmelidir. Tecrübesiz kadınlar sanki erkeklerin erbezleri ve erbezi torbası diye bir organları yokmuş gibi davranırlar. Oysa tecrübeli fazla olan kadınlar erbezi torbasının öneminin bilincindedirler. Yaşlı erkekler erbezlerine dokunulmasından hoşlanırlar. Gene de erbezlerine kırılacak bir eşyaymış gibi özenle, dokunulmalıdır. En iyi yöntem erbezi torbasının tümünü avuç içine alıp torbanın dip ve kamışın alt bölümünü parmak uçlarıyla uyarmaktır. Nasıl yaparsanız yapınız da sakın çok fazla sıkmayın. Genç bir erkekte böyle bir uyarı pek çabuk boşalmaya neden oabilir. Onun için çok dikkatli olmak gereklidir. İyi bir netice almak için ellerinizi son derece hafif ve yumuşak bir şekilde kullanın ve değişik erkeklerin değişik tepkileri olabileceğini de akıldan çıkarmayın. Bazısına uyarı o kadar fazla gelebilir ki hemen elinizde boşalabilir, oysa bir başkasında bu uyarı tam olarak sertleşmeyi sağlamaya bile yetmeyebilir.<br />
6) Erkekler ellerinin yumuşak ve pürüzsüz olmasına özen göstermelidirler. Kaba ellerle hırpalanmaktan hoşlanacak kadın çok az çıkar. Kadınların geneli bu konuda, “Tüm gerçek erkekler naziktir. Sevecen olmayan bir erkek ilgimi çekmez.” diyen Marlene Dietrich’le aynı duyguları paylaşırlar. Erkekler ellerinin çok nazik ve çabuk incinebilen yerlere de uzanabileceğini unutmamalıdırlar. Pek çok kadın bızırlarının (klitoris) parmakla uyarılmasına alışıktır, erkeğin parmaklarıyla uzun süre ama özenli bir biçimde uyarılmadıkça ya da kendi parmaklarıyla bu işi yapmadıkça ne tam olarak isteklenirler, ne de orgazma erişebilirler. Kaba ve kirli parmaklar tahrişe hatta mikrop kapmaya neden olabilirler. Bunun gibi orgazma ulaşmak için meme uçlarının okşanmasını, meme uçlarıyla oynanmasını isteyen kadınlar da vardır. Buna karşın parmakla yapılan her türlü uyarıdan nefret eden kadınlar da vardır. Kadının hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeyleri ancak deneyerek öğrenebilirsiniz. Kadın, bedenlerin birbirine değmesinden çok hoşlanabilir de kadınlık organına parmakla dokunulmasında nefret edebilir. Bu tür kadın, parmaklarını kullanmaya çok meraklı olmayan erkekler için son derece ilginç bir yatak arkadaşı olabilir.<br />
“Erkek Yang’dır, Yang’ın özelliği hemen isteğinin kabarmasıdır. Ama gene çabucak da doyuma ulaşır. Kadın Yin’dir, Yin’in özelliği öyle çabuk isteklendirilememesidir. Ama bir kez isteklendi mi kolay kolay doyurulamaz” (Wu Hsien- Taocu Sevişme ustası.)<br />
Rehberimiz Tao, konumuz sevişme sanatı… Bu eski Çinliler, seks bilimi konusunda çok iddialılar. Uzun hayat saplantılarını bile cinsellikle bağdaştırıyorlar. Olaya onların baktığı taraftan baktığınızda cinselliğin “kutsal kitabının” eski Çin’de yazıldığını fark ediyorsunuz.<br />
Uzak Doğu’lu ustalarımız, Taocu sevişmeyi bilmeyen birinin durumunu bir yemeği doya doya yemek isteyen ama midesinde yer kalmadığı için arzuladığı gibi yiyemeyen boğazına düşkün bir kişinin durumuna benzetiyorlar. “Ama” diyorlar, “Taocu sevişmeyi uygulayan bir çift söz konusu olunca onların en sevdikleri yemek her zaman önlerindedir, her zaman da midelerinde o yemeği yiyecek yer vardır.”<br />
Tao der ki, erkeğin ersuyu hayati bir özdür ve öyle denetimsiz savurganca harcanmamalıdır. T’ang döneminin (618-916) en önde gelen hekimi Sun S’sû-Mo da aynı konuda “Eşsiz Öğüt” adlı eserinde, “Savurganca ersuyunu harcayan kimse hasta olur ve bu savurganlığı sonucunda ersuyunu tüketirse ölür. Erkekler bunun böyle olduğunu hiçbir zaman akıldan çıkarılmamalıdır.”<br />
Taocu sevişmeyi öğrenmiş bir çiftin, birbirlerini doya doya izlemek, bol bol okşamak, cinsel iştahlarınını artırıcı kokularının ve benzer bir çok ayrıntının keyfine ulaşmak için istedikleri kadar zamanları vardır. Canları ne zaman isterse, her vakit bulduklarında sevişebilirler. Dolayısıyla, erken boşalma ya da orgazm olamama gibi bir sorunla karşılaşmazlar.<br />
Bu işin iki taraf için faydaları saymakla bitmez. Kendine güveni artan erkek yatak arkadaşının istediği kadar uzun ve sık sevişebilir. Bu yüzden erkek kadının Yin özünden, kadın erkeğin Yang özünden tam anlamıyla yararlanabilirler. Sonucunda her ikisi de eşsiz bir dinginlik, zihinde bir durulma, rahatlama yaşarlar ki buna “Yin/Yang uyumu” ya da “Uyumun Taosu” denir.<br />
Eski metinlerde kadın ve erkeğin güçlerini karşalaştırmak için kullanılan ateş ve su benzetmesi nedensiz değildir. Ateş, Yang’dır, çabucak sıçrayıp, tutuşabilir. Ama Yin gücüne sahip su onu söndürebilir. Güçlerin ancak karşıtı olan güçlerle eşlenip bütünleşeceğini inanan Taocu düşünceye göre, ateş ve su, yer ve gök, nefes almak ve nefes vermek gibi pek çok karşıt güç bir cinsel güçle özdeşleşebilir.<br />
Taocu sevişmenin en önemli bölümü boşalmanın denetimidir. Dilerseniz burada, “Taocu Sevişme ve Seks”kitabının yazarı Jolan Chang’e de kulak verelim;<br />
“Kendini nasıl gevşeteceğini, gerginliklerini nasıl gidereceğini öğrenen çevresiyle uyum sağlayan Taocu genellikle hayatın tam manasıyla keyfini çıkarmaya başlar. O zaman da uzun ve sağlıklı bir hayat arayışına daha da büyük ilgiyle yönelirler. Hemen bütün eski hekimlerin Taocu olmasına şaşmamak gerek…”<br />
Chang, Taocu sevişme konusunda üç temel kavrama dikkat çeker:<br />
Birinci kavram, bir kimsenin yaşına ve sağlık durumuna göre ayarlayacağı iki boşalma arasındaki en uygun aralığı bulmayı öğrenmesidir. <br />
<br />
İkinci kavram, eski Çinlilere göre boşalma zevk esrikliğinin en son noktası değildir. Bir kimse bunu öğrenince sekste boşalma dışında çok daha üstün, çok daha güçlü yeni zevkler öğrenecektir. <br />
<br />
Üçüncü kavram, kadının doyuma ulaştırılmasının gerekliğidir.<br />
Bu anlayış erkekle kadına istedikleri kadar çok ve istedikleri kadar uzun sevişme imkanı vermesinin yanında Çinde Taoculuğun başlıca etkin felsefe olduğu sürece özgür ve sağlıklı cinsel yaşamın gelişip oluşmasına da imkan sağlamış.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zorunlu Sevişme Günleri]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1578</link>
			<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 15:52:50 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1578</guid>
			<description><![CDATA[Bu da, “Geleneksel Sevişme Günleri” gibi oldu.<br />
<br />
Düşündüm de, aslında aynı anlama da geliyor.<br />
<br />
Ha geleneksel ha zorunlu... İki halde de sevişeceksin ya, ona bak...<br />
<br />
Bu söylediklerim evliler için geçerli tabii... Yanlış anlaşılmasın.<br />
<br />
Evet, evlilerin zorunlu sevişme günleri vardır.<br />
<br />
Olmazsa olmaz yani...<br />
<br />
Hiç sevişmesen, o günlerde mecbursundur. Mecbur olduğunu bildiğin için de bu bir süre sonra sıkıntı yaratmaya başlar.<br />
<br />
Eve misafir çağırmak gibi...<br />
<br />
Kaç gün önceden insanın içine sıkıntısı çöker ya, işte onun gibi...<br />
<br />
Çağırılan misafirler ikiye ayrılır.<br />
<br />
Sonradan pişman olunanlar veya olunmayanlar diye...<br />
<br />
Hani çağırdıktan sonra daha iki dakika geçmeden pişman olursun ya, ne fenadır. Vazgeçemezsin de... Gözünde büyüdükçe büyür...<br />
<br />
İşte zorunlu sevişme günleri de aynen böyledir.<br />
<br />
Davet ettiğine pişman olduğun misafirler gibi...<br />
<br />
Zorunlu sevişme günlerinde de insanın içine aynı sıkıntı gelir.<br />
<br />
İstersin ama <br />
<br />
üşenirsin de...<br />
<br />
Hem istersin hem istemezsin... Aslında doğru tarif şu galiba: İstemek istersin...<br />
<br />
Ama...<br />
<br />
OTELDESİN, <br />
<br />
MECBURSUN... <br />
<br />
Her yıl aynı tarihlerde sevişmek zorunda olmak kolay değildir.<br />
<br />
Evet aynı tarihlerde...<br />
<br />
Bu yüzden zorunludur ya zaten.<br />
<br />
Nedir bu tarihler?<br />
<br />
Mesela doğum günleri...<br />
<br />
Eşlerden ikisinin de doğum günü iyi kötü kutlanır. Kimi tek taşla kimi kuru bir buket çiçekle...<br />
<br />
Ama ikisini de bekleyen akıbet aynıdır.<br />
<br />
Gece...<br />
<br />
Yapmazsan “sevmiyor artık” zanneder.<br />
<br />
Ve yılbaşı geceleri... İçilir, eğlenilir ya, o zaman da insanın aklına düşer. <br />
<br />
E, kiminle yapacak? Mecburen... <br />
<br />
Tabii ki, evlilik yıldönümleri...<br />
<br />
Ötekileri bir şekilde atlatsan bile bu kaçınılmazdır. “Oha!” derler adama...<br />
<br />
O gün sadece sevişmek zorunda değilsindir. Daha da kötüsü vardır; aynı zamanda romantik de olmak zorundasındır. <br />
<br />
Ne diyeyim?<br />
<br />
YATMADIĞIMIZ <br />
<br />
İLK GÜN<br />
<br />
Bir de tatillerde...<br />
<br />
Özellikle yaz <br />
<br />
tatillerinde...<br />
<br />
Oteldesin, yapacaksın artık...<br />
<br />
Hiçbir şey olmasa, eski alışkanlıklar var. “Her zaman tatillerde sevişilirdi... Ne yani? Artık eskidik mi?” imajı oluşmasın diye...<br />
<br />
Eskimişindir ama maksat imaj öyle olmasın.<br />
<br />
Bir de, gün boyu tahrik olunur zaten...<br />
<br />
Özellikle erkekler... Hem ona buna bakmaktan hem de karısını kıskandığından sevişmek ister. <br />
<br />
Ne etti şimdi?<br />
<br />
İki doğum günü, bir yılbaşı, tatilde iki gün, bir de nişan mişan desek yılda en az 6 kez eder...<br />
<br />
E yine de fena değil...<br />
<br />
Bazıları işin b.kunu çıkarmışlardır; tanışma günü, çıktığımız ilk gün, yattığımız ilk gün gibi...<br />
<br />
Bayarlar...<br />
<br />
Ama onların da mutlaka, “Yatmadığımız ilk doğum günü” diye bir günleri olacaktır nasıl olsa...<br />
<br />
“Bütün bunları kadınlar için mi erkekler için mi yazdın” diye sorarsanız...<br />
<br />
Yani kim için zorunlu görünür bu günler...<br />
<br />
Bakın onu bilemem.<br />
<br />
Bazen kadınlar istemez bazen inanmayacaksınız ama erkekler de istemez...<br />
<br />
Bu sorunun en doğru cevabı şu galiba:<br />
<br />
Değişen taraf...<br />
<br />
Dilek Önder    donder@gazetevatan.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu da, “Geleneksel Sevişme Günleri” gibi oldu.<br />
<br />
Düşündüm de, aslında aynı anlama da geliyor.<br />
<br />
Ha geleneksel ha zorunlu... İki halde de sevişeceksin ya, ona bak...<br />
<br />
Bu söylediklerim evliler için geçerli tabii... Yanlış anlaşılmasın.<br />
<br />
Evet, evlilerin zorunlu sevişme günleri vardır.<br />
<br />
Olmazsa olmaz yani...<br />
<br />
Hiç sevişmesen, o günlerde mecbursundur. Mecbur olduğunu bildiğin için de bu bir süre sonra sıkıntı yaratmaya başlar.<br />
<br />
Eve misafir çağırmak gibi...<br />
<br />
Kaç gün önceden insanın içine sıkıntısı çöker ya, işte onun gibi...<br />
<br />
Çağırılan misafirler ikiye ayrılır.<br />
<br />
Sonradan pişman olunanlar veya olunmayanlar diye...<br />
<br />
Hani çağırdıktan sonra daha iki dakika geçmeden pişman olursun ya, ne fenadır. Vazgeçemezsin de... Gözünde büyüdükçe büyür...<br />
<br />
İşte zorunlu sevişme günleri de aynen böyledir.<br />
<br />
Davet ettiğine pişman olduğun misafirler gibi...<br />
<br />
Zorunlu sevişme günlerinde de insanın içine aynı sıkıntı gelir.<br />
<br />
İstersin ama <br />
<br />
üşenirsin de...<br />
<br />
Hem istersin hem istemezsin... Aslında doğru tarif şu galiba: İstemek istersin...<br />
<br />
Ama...<br />
<br />
OTELDESİN, <br />
<br />
MECBURSUN... <br />
<br />
Her yıl aynı tarihlerde sevişmek zorunda olmak kolay değildir.<br />
<br />
Evet aynı tarihlerde...<br />
<br />
Bu yüzden zorunludur ya zaten.<br />
<br />
Nedir bu tarihler?<br />
<br />
Mesela doğum günleri...<br />
<br />
Eşlerden ikisinin de doğum günü iyi kötü kutlanır. Kimi tek taşla kimi kuru bir buket çiçekle...<br />
<br />
Ama ikisini de bekleyen akıbet aynıdır.<br />
<br />
Gece...<br />
<br />
Yapmazsan “sevmiyor artık” zanneder.<br />
<br />
Ve yılbaşı geceleri... İçilir, eğlenilir ya, o zaman da insanın aklına düşer. <br />
<br />
E, kiminle yapacak? Mecburen... <br />
<br />
Tabii ki, evlilik yıldönümleri...<br />
<br />
Ötekileri bir şekilde atlatsan bile bu kaçınılmazdır. “Oha!” derler adama...<br />
<br />
O gün sadece sevişmek zorunda değilsindir. Daha da kötüsü vardır; aynı zamanda romantik de olmak zorundasındır. <br />
<br />
Ne diyeyim?<br />
<br />
YATMADIĞIMIZ <br />
<br />
İLK GÜN<br />
<br />
Bir de tatillerde...<br />
<br />
Özellikle yaz <br />
<br />
tatillerinde...<br />
<br />
Oteldesin, yapacaksın artık...<br />
<br />
Hiçbir şey olmasa, eski alışkanlıklar var. “Her zaman tatillerde sevişilirdi... Ne yani? Artık eskidik mi?” imajı oluşmasın diye...<br />
<br />
Eskimişindir ama maksat imaj öyle olmasın.<br />
<br />
Bir de, gün boyu tahrik olunur zaten...<br />
<br />
Özellikle erkekler... Hem ona buna bakmaktan hem de karısını kıskandığından sevişmek ister. <br />
<br />
Ne etti şimdi?<br />
<br />
İki doğum günü, bir yılbaşı, tatilde iki gün, bir de nişan mişan desek yılda en az 6 kez eder...<br />
<br />
E yine de fena değil...<br />
<br />
Bazıları işin b.kunu çıkarmışlardır; tanışma günü, çıktığımız ilk gün, yattığımız ilk gün gibi...<br />
<br />
Bayarlar...<br />
<br />
Ama onların da mutlaka, “Yatmadığımız ilk doğum günü” diye bir günleri olacaktır nasıl olsa...<br />
<br />
“Bütün bunları kadınlar için mi erkekler için mi yazdın” diye sorarsanız...<br />
<br />
Yani kim için zorunlu görünür bu günler...<br />
<br />
Bakın onu bilemem.<br />
<br />
Bazen kadınlar istemez bazen inanmayacaksınız ama erkekler de istemez...<br />
<br />
Bu sorunun en doğru cevabı şu galiba:<br />
<br />
Değişen taraf...<br />
<br />
Dilek Önder    donder@gazetevatan.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1577</link>
			<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 06:59:22 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1577</guid>
			<description><![CDATA[Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.<br />
<br />
Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.<br />
<br />
O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.<br />
<br />
İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.<br />
<br />
Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?<br />
<br />
Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.<br />
<br />
O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.(1)<br />
<br />
Bîr Yahudi İleri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda, <br />
- "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu.<br />
- "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler.<br />
Yahudi, "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum!<br />
"Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi.<br />
<br />
Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar.<br />
<br />
Ertesi gün Yahudiye vardılar:<br />
"Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler.<br />
Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi.<br />
Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler. Yahudi, "Beni ona götürün" dedi.<br />
Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine'nin evine gittiler, içeri girdiler.<br />
Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,<br />
<br />
"Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.<br />
<br />
Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.<br />
<br />
"Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.(2)<br />
<br />
Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..<br />
<br />
Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman 'Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver."<br />
<br />
Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra'daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib'e anlatmıştı.(3)<br />
<br />
Aynı gece Hz. Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesinin gördükleri de şöyle:<br />
<br />
"O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük."<br />
<br />
Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:<br />
<br />
"Hem Muhammed gelmesi oldu yakin<br />
Çok alâmetler belürdi gelmedin"<br />
<br />
Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan'a denk gelen gece idi. <br />
<br />
Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.<br />
<br />
Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)<br />
<br />
Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.<br />
<br />
Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü.<br />
<br />
Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.<br />
<br />
Sava'da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.<br />
<br />
Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.<br />
<br />
Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah'ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.(6)<br />
<br />
İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz.<br />
Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.<br />
<br />
Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.<br />
<br />
Kaynaklar:<br />
(1)İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:60.<br />
(2)A.g.e, 1:162-163.<br />
(3)Taberî Tarihi, 2:125; İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:102.<br />
(4)A.g.e., 1:102.<br />
(5)İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:102.<br />
(6)Bediüzzaman, Mektûbat,s:161,162.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.<br />
<br />
Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.<br />
<br />
O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.<br />
<br />
İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.<br />
<br />
Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?<br />
<br />
Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.<br />
<br />
O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.(1)<br />
<br />
Bîr Yahudi İleri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda, <br />
- "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu.<br />
- "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler.<br />
Yahudi, "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum!<br />
"Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi.<br />
<br />
Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar.<br />
<br />
Ertesi gün Yahudiye vardılar:<br />
"Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler.<br />
Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi.<br />
Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler. Yahudi, "Beni ona götürün" dedi.<br />
Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine'nin evine gittiler, içeri girdiler.<br />
Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,<br />
<br />
"Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.<br />
<br />
Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.<br />
<br />
"Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.(2)<br />
<br />
Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..<br />
<br />
Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman 'Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver."<br />
<br />
Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra'daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib'e anlatmıştı.(3)<br />
<br />
Aynı gece Hz. Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesinin gördükleri de şöyle:<br />
<br />
"O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük."<br />
<br />
Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:<br />
<br />
"Hem Muhammed gelmesi oldu yakin<br />
Çok alâmetler belürdi gelmedin"<br />
<br />
Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan'a denk gelen gece idi. <br />
<br />
Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.<br />
<br />
Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)<br />
<br />
Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.<br />
<br />
Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü.<br />
<br />
Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.<br />
<br />
Sava'da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.<br />
<br />
Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.<br />
<br />
Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah'ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.(6)<br />
<br />
İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz.<br />
Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.<br />
<br />
Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.<br />
<br />
Kaynaklar:<br />
(1)İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:60.<br />
(2)A.g.e, 1:162-163.<br />
(3)Taberî Tarihi, 2:125; İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:102.<br />
(4)A.g.e., 1:102.<br />
(5)İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:102.<br />
(6)Bediüzzaman, Mektûbat,s:161,162.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Muharrem Ayı ve Aşure Günü]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1576</link>
			<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 06:58:05 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1576</guid>
			<description><![CDATA["Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. <br />
<br />
Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.<br />
Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.<br />
Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.<br />
Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.<br />
Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1)<br />
<br />
Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.<br />
<br />
Bugüne "Âşura" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:<br />
1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.<br />
2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.<br />
3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.<br />
4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.<br />
5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.<br />
6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.<br />
7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.<br />
8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.<br />
9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.<br />
10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)<br />
Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi.<br />
İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.<br />
Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.<br />
"Bu ne orucudur?" diye sordu.<br />
Yahudiler, "Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler.<br />
Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3)<br />
Aşûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu.<br />
Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir:<br />
"Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı." 'Buhari, Savm: 69.<br />
O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. "İsteyen tutar, isteyen terk edebilir" buyurdu.(4) Böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu.<br />
Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir.<br />
Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu:<br />
<br />
"Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?"<br />
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5)<br />
Yine Tirmizi’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:<br />
"Âşura Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(6)<br />
"Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir.<br />
Bu hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir.<br />
Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.<br />
Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır.<br />
Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.<br />
Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.<br />
Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.<br />
<br />
Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır.<br />
<br />
<br />
1) Hak Dini Kur ân Dili. 8 5793.<br />
2) Sahih-i Müslim Şerhi, 6:140.<br />
3) Ibtıı Mâce, Siyam: 31. <br />
4) Müslim. Siyam: 117.<br />
5) Tîrmizî. Savm: 40. <br />
6) A.g.e., Savın: 47.<br />
7) İbni Mâce. Siyam: 43. <br />
8) İhyâ, 1:238<br />
9) et-Tergîb ve'l-Terhİb, 2:116.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA["Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. <br />
<br />
Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.<br />
Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.<br />
Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.<br />
Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.<br />
Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1)<br />
<br />
Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.<br />
<br />
Bugüne "Âşura" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:<br />
1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.<br />
2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.<br />
3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.<br />
4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.<br />
5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.<br />
6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.<br />
7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.<br />
8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.<br />
9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.<br />
10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)<br />
Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi.<br />
İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.<br />
Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.<br />
"Bu ne orucudur?" diye sordu.<br />
Yahudiler, "Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler.<br />
Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3)<br />
Aşûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu.<br />
Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir:<br />
"Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı." 'Buhari, Savm: 69.<br />
O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. "İsteyen tutar, isteyen terk edebilir" buyurdu.(4) Böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu.<br />
Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir.<br />
Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu:<br />
<br />
"Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?"<br />
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5)<br />
Yine Tirmizi’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:<br />
"Âşura Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(6)<br />
"Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir.<br />
Bu hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir.<br />
Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.<br />
Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır.<br />
Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.<br />
Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.<br />
Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.<br />
<br />
Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır.<br />
<br />
<br />
1) Hak Dini Kur ân Dili. 8 5793.<br />
2) Sahih-i Müslim Şerhi, 6:140.<br />
3) Ibtıı Mâce, Siyam: 31. <br />
4) Müslim. Siyam: 117.<br />
5) Tîrmizî. Savm: 40. <br />
6) A.g.e., Savın: 47.<br />
7) İbni Mâce. Siyam: 43. <br />
8) İhyâ, 1:238<br />
9) et-Tergîb ve'l-Terhİb, 2:116.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kürtçe SMS'ler]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1575</link>
			<pubDate>Tue, 15 Dec 2009 06:56:52 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1575</guid>
			<description><![CDATA[Min di jîyana xwe de sê tişt hez kir, TE, DILÊ XWE Û HÊVÎKIRIN, min TE hez kir, çimki ew TU bû, min DILÊ XWE hez kir, çimki wê jî te hez kiribû, û HÊVÎKIRIN, çimki ez hêvi dikim, TU min rojek hez bikî û bê HÊVÎ nehêle.<br />
ÇAVREŞA MIN<br />
Ez çavê te mêze dikim, Stêrkek dibînim, Ez nizanim, Ew ez im , ez nîn im, Ger ew ez bim, ez naxwazim ew stêrk ti rojek roniya xwe wînda bike çavreşa min –{@<br />
<br />
EVÎN<br />
<br />
Navê te evîn, TU bi xwe evînek î, roja min te dît, min ne tenê te naz kir, min evîna xwe jî naz kir, ez ne te, ne jî evîna xwe dixwazim wînda bikim, TU û EVÎN bo min dil û can in, dil bê can, can jî bê dil nabe evîna min –{@<br />
<br />
KEJÊ<br />
<br />
Tayên porên te wekî tava rojîn in, dibirikin, tarîyê ronî dikin, çavên te yên hêşîn wekî gulên hêşîn in ên li ser erdê, TU ronîya çavê min î, ne çavê min bê roniya xwe dikare bibîne, ne jî ez dikarim bê te bijîm –{@<br />
<br />
<br />
Ez û Tu, erd û ezman, em ji hev dûr ketinin, kî me dûr xist ? ez ezman bim, tu erd , emê xwe dîsa bigihînin hevûdu<br />
<br />
<br />
HÊSIRÊN ÇAVÊN TE<br />
<br />
Megrî megrî, hêsirên çavên te erd û ezman bin avê de hişt, bêje, delala min, bêje, evîna min, bêje, çavreşa min, çima ew hêsiran ji çavê te dirijin, ez dilê xwe jê bikim û berbend bikim, xwîna dilê min birije, lê bila ew hêsirên çavên te nerijin –{@<br />
<br />
<br />
ROJDA<br />
<br />
Te roj da min, te ronî da min, te dil da min, te evîn da min, ROJDA , xwedê, te bo min daye<br />
<br />
GULA MIN<br />
<br />
Gula min, gula sor, gula zer, gula kesk, TU gula nîşana kurd û kurdistan î. Ez ne te, ne jî kurd û kurdistan berdidim, min we kiriye dil û can –{@<br />
<br />
Tu ketîyî xewnên min, tu ketîye dilê min, tu ketîye ruhê min, ez çi bikim ?<br />
<br />
Ji te dûr im, te nabînim. Li ser te ez ciger xwîn im. Çi bêjim ko nikarim bêm, di îro tu cem min nîn î, CIGERXWÎNA MIN<br />
<br />
KÎ ME EZ ?<br />
<br />
Ez im ez, bo te dinalim, bo te dimrim, ez bo te dihelim, TE min tenê hiştîye, te min bê dil hiştîye, li te digerim , nabînim, ez bê te najîm, nejîyam û ezê nikaribim bijîm ger tu neyî <br />
<br />
<br />
Eger rojek lêvên te ziwa bin, ez bo te çem û newalan tînim, eger rojek çavên te tarî bin, ezê bo te tav û roj bînim, eger rojek te evînek geriye, ezê bo te xwe û dilê xwe bînim<br />
<br />
<br />
Eger rojek te bo min got, erê, tu bizanibî, ew roj bo min roja rojbûn dayikbûn e.<br />
<br />
<br />
Min xwast, ez te ji bîr bikim, wexta çavê te hat bîra min, min wê çaxê dizanibû, ez nikarim te ji bîr bikim, çimki, tu ronîya çavê min î, tav û roj, ez û tu<br />
<br />
<br />
Wexta tu bawer nakî, ez bi devê xwe dibêjim, EZ TE HEZ DIKIM; wê çaxê li çavê min mêze bikî û bixwine; EW TE HEZ DIKE; BAWER BIKE<br />
<br />
<br />
Eger rojek em li cem xwedê hat cem hev û xwedê ji min pirs kir, tu çima li dû min nehatîye, wê çaxê ezê bêjim, min biborîne; EVÎNA MIN (TU) ser û dilê min biribû, ez li dû wê çûm, TU ( xwedê) min dişewutînî naşewutînî tu dizanî.<br />
<br />
<br />
Ez jîyana xwe de du kor naz dikim, yek EZ, ji evîna te kor bû me, yekê din nabînim, yek jî TU, tu nabînî, ez te çiqas hez dikim<br />
<br />
<br />
Eger tu dixwazî bizanibî, ez te çiqas hez dikim, wê çaxê dest bavêje ser dilopên baranan, dilopên te girtiye, ewqas tu min hez dikî, dilopên te negirtiye, ewqas jî ez te hez dikim <br />
<br />
Eger tu GULEK di nav çolên afrîka-sahara be, ez dîsa te bernadim û bi hêsirên çavê xwe av dikim, jîyan didim te û xwe<br />
<br />
<br />
AGIR<br />
<br />
Ma agira bûye arî dîsa dişewute ? Ma ava bûye berf dewam diheriqe ? Ev çavên ji te hez kirine û te dîtîye, çawa dikare yekê din hez bike û bibîne ?<br />
<br />
<br />
Eger qelem/pênûs ji destê min bigrin û nehêlin ez binivsînim, wê çaxê ez canê xwe dibirim û dinivîsim; EZ TE HEZ DIKIM, kesek nikare me biqetînin<br />
<br />
<br />
Eger şev û roj ewqas dirêj bin, çawa ez te difikrim, ewê ne roj , ne jî şev were, ez her dem te difikrim, min şev û roj biserûbin kiriye<br />
<br />
<br />
Ewqas ez ji te hez dikim, min ji xwedê hez bikira, xwedê min dikir pêximber, lê TU ? te min çi dikir ?<br />
<br />
<br />
STÊRK<br />
<br />
Tu wekî stêrkên ezmanan, ronî, rind û dibiriqî, lê ez bêjim, ew bi sedan in, lê TU bo min yek î, STÊRKA MIN<br />
<br />
<br />
Eger tu hêsirek di çavê min ba, ez qet nedigirîyam, ji bo ku, ez te carek jî winda nekim<br />
<br />
<br />
Min dixwast ez gulek bam, ji bo ku , te min carek bêhn bikira, ez biketama dilê te û qet derneketema heta mirinê<br />
<br />
Dîsa şevek dirêj bê xewn, dîsa tenê TE difikirîm, dîsa êvarê girîyam, dîsa sibe bû, min digot belkî her tişt bidawîbû, lê ev hat hêş û mejûyê min; Ez TE dîsa hez dikim, ez bê te nikarim<br />
<br />
<br />
<br />
Hîva li ser ezman tenê bo te dibiriqe û dibêje; MIN ji bîr meke, Ew bo TE agahîyek tîne û zirav zirav gûhê te de dibêje; Xewnên xwe de min bibîne<br />
<br />
<br />
Ez kûr kûr wêneya te mêze dikim, dixwazim TU li vir be, lê TU ne li vir î, ji min dûr î, birîna min kûr e<br />
<br />
<br />
Tu evîn hez dikî, ji evîn evîntir evîna min e, ji hezkirina min hezkirintir dîsa hezkirina min e<br />
<br />
<br />
Tu pirr keçik bibînî û tu bawer dikî ew TE hez dikin, lê tu bizanibî, ji min zêdetîrn kesek TE hez nake<br />
<br />
<br />
TU STRANEK DEH CARAN GUHDARÎ DIKÎ Û TU TEZE DIBÎNÎ EW STRAN ÇIQAS XWEŞIK E, TU ZÎLAMEK NAZ DIKÎ, TE WÎ BELKÎ HER ROJ DÎTÎYE; LÊ TU TEZE DERDIXÎ; TU WÎ HEZ DIKÎ Û EW JÎ EZ IM ---{@ <br />
<br />
<br />
Ez te pirr hez dikim, dilê min bo TE pirr germ dibe, nizanim çawa ji te re bêjim ? Nizanim tu jî min hez dikî nakî ?<br />
<br />
<br />
EZ SÊ GULAN BO TE DIŞÎNIM; GULA ZER BO BAŞBÛNA TE; GULA HÊŞÎN BO DÎSA DÎTINA TE, Û GULA DAWÎN JÎ hêdi-zirav BI TIRS DIŞÎNIM Û DIBÊJIM; EZ TE HEZ DIKIM, çavreşa min ---{@ <br />
<br />
<br />
Eger tu hêsirek çav biba, ez ti car nedigirîyam, ji bo ku ez te wînda nekim, lê min nikarîbû hêsirên çavê xwe bigirta ? Ma min te wînda kir ?<br />
<br />
<br />
EGER TU LI EZMANEN MÊZE DIKÎ Û TE DÎT, STÊRKEK KET , TU BIZANÎBÎ; EW EZ BÛM; MIN JI BÎR MEKE<br />
<br />
<br />
Ez te hez dikim, ez nikarim dilê xwe bisekinînim, ew bo TE lê dixe, EW dibêje, ma emê kînga bizewîjin ?<br />
<br />
<br />
ROJA TU JI DAYIK BÛ ; ROJEK BI BARAN BÛ; LÊ RASTÎYA XWE BARAN NEDIBARÎ; EZMAN DIGIRÎYA; ÇIMKÎ; EW EZMAN STÊRKA XWE YA XWEŞIKTIRÎN Û RINDTIRÎN WINDA KIRIBÛ; EW JÎ TU BÛ<br />
<br />
<br />
WEXTA TU LI BA MIN BÛ; EW DEMEK GIRANBIHA BÛ; WEXTA TU ÇÛ; MIN WÊ ÇAXÊ DÎT; TU NE GIRANBIHA; TU NEKIRÎNBAR Î<br />
<br />
<br />
Min bo çi ev SMS nivîsand ? YEKÎ GOT TE MIN JI bîr kirîye, MA EV RAST E ? <br />
<br />
<br />
HÎV DERÛDORA ERDÊ DIGERE, ERD DERÛRODA TAV Û ez jî derûroa te digerim<br />
<br />
<br />
Min gulek bêhn kiribû, derzîyê gul min birî, xwîn rijîya, min nivîsand, EZ TE HEZ DIKIM<br />
<br />
<br />
BÊHNVEDANEK , ez te hez dikim, TU JÎ BÊHNA XWE VENADÎ ?<br />
<br />
<br />
Ez çavê xwe digirim û TE difikirim, TE dibînim, ez destê xwe didim ser lêva xwe û TE digerim<br />
<br />
<br />
ROJA MIN DEV JI TE BERDA; EW ROJ MIRINA MIN E, JI TE DESTJÊBERDAN Û MIRINA MIN YEK IN<br />
<br />
<br />
HEZKIRINA TE BO MIN SIVIK BÛ; LÊ BÎRKIRINA TE PIRR GIRAN E<br />
<br />
<br />
…SMS-ek bo TE, ez Te maç dikim, ger tu bixwazî, ez Te her dem maç bikim, vê SMS-ê dîsa bixwîne; EZ TE MAÇ DIKIM<br />
<br />
<br />
EGER ŞEV BE; TARÎ BE; TE STÊRKEK BI DERD Û KUL DÎT, TU BIZANIBÎ EW EZ IM<br />
<br />
<br />
MIN QET ji bîr meke, qet ji bîr meke, eger te min carek ji bîr kir, wekî carek din min meke serê xwe û heta mirinê ji bîr bike<br />
<br />
<br />
TU PIR DÛR NÎN Î ; TU PIR NÊZÎK JÎ NÎN Î ; NIZANIM , TU LI KU YÎ ?<br />
<br />
<br />
Tê bîra te, TE gotibû, TU min hez dikî ? Îcar bersîv didim TE, NA ez te hez nakim , biborîne :J<br />
<br />
<br />
XWEZILA EZ BA BIBAM, MIN EW PORÊN TE BIWEZANDA; EZ TAV BAM; MIN CANÊ TE HINIK BIKIRA Û EZ HÎV BAM; MIN HER ŞEV LI TE MÊZE BIKIRA<br />
<br />
<br />
Bê xewn nikarim rakevim, bê hêsir nikarim bigîrim, bê ronî nikarim bibînim û bê TE nikarim bijîm –{@ <br />
<br />
MIN QET MELEKEK NEDÎTIBÛ; MIN TE DÎT, EZ DIZANIM MELEK ÇAWA NE; EW MELEK AZRAÎL JÎ BE; DÎSA EZ JÊ NATIRSIM, HEZ DIKIM<br />
<br />
<br />
Pirr sivik e, ez bêjim, ez TE hez dikim, lê pirr giran e, ez bêjim EZ te berdidim<br />
<br />
<br />
Wexta ez serê sibe zû hîşyar bûm, tav lê çavê min xist, min dizanibû, tu jî hîşyar bûyî, çimkî, To tava ronaîya çavê min î<br />
<br />
<br />
QET BI StÊRKAN BAWER MEKE, ÇIMKÎ; EW DIBIRIKIN Û DIÇILMISIN; QET BI GULAN BAWER MEKE; EW BÊHN DIDIN Û DîSA HIŞK DIBIN; LÊ BI MIN BAWER BIKE; DILÊ MIN TENÊ YA TE YE Û EZ TE HEZ DIKIM HETA MIRINÊ<br />
<br />
<br />
BARAN<br />
Nizanim baran çima dibare, erd şil bûye, çem û newal bin avê da mane, ma eyyy BARAN tu dixwazî çavên min jî şil bikî ? Ma ew jixwe ŞIL IN ber hêsirên çavên min bo EVÎNA min –{@ <br />
<br />
Eger rojek tu dixwazî hez bikî, ewil xwe hez bike, dûra min, çimkî, min te wekî xwe hez kiribû<br />
<br />
Du gulên me hebin, yek sor, yek spî. Gula sor a te be, a spî a min be, eger te min ji bîr kir, bila ew gula sor biçilmise, lê eger min te ji bîr kir, bila ew gula spî bibe kefena min bo mirinê<br />
<br />
<br />
BAWERÎYA TE BI GOTINÊN; ez te hez dikim NEBE; BAWERÎYA TE BI HÊSIRÊN ÇAVÊ MIN HEBE; ew bo te di dirijin<br />
<br />
<br />
Ji min re gotin, JÎYAN lîstikek e û role herî giran da min, gotin JÊ HEZ BIKE; min hez kir, dûra gotin, ji bîr bike, min wê çaxê dît, ez lîstikvanek xerab im, çimkî, min nikaribû ji bîr bikira<br />
<br />
<br />
Çima çavên te dizî dizî mêze dikî ? Ma ew çavan tiştek vedişerin ?<br />
<br />
<br />
Berê ez ji TARÎBÛN ditirsîyam, ji BARANAN direvîyam, îro jî TARÎBÛN bûye bextê min û BARAN jî hêsirên çavê min<br />
<br />
<br />
Wexta êvar bû, tu raket, derî û pacan bigire, çimkî, ez dibehecim, wexta stêrk û hêvî li te binêrin<br />
<br />
<br />
EVîNA MIN DOŞEGA TE BE, HEZKIRINA MIN LEYÎFA TE BE, DILÊ MIN BELÎFA TE BE, XWEŞIK Û RINDIK RAKEVE ÇAVREŞA MIN<br />
<br />
<br />
EGER TU EWQAS KOR BÛYÎ; TU MIN NABÎNÎ; TU BIZANIBÎ; EZ JI TE KORTIR BÛME; EZ NIKARIM EVÎNA XWE JI TE RE BÊJIM<br />
<br />
<br />
Min sond xwaribû, ez te ji bîr bikim, wexta hêsirên çavên min barî, min dizanibû, min derew kirîye, ez nikarim TE ji bîr bikim<br />
<br />
<br />
ROJÊn ŞIRÎN Û BAŞ BO TE BIN; TU HÊJAYÎ VAN ROJAN Î; EGER ROJEK HAT; TE MIN JI BÎR KIR; XEM NAKE; CANÊ TE SAX BE<br />
<br />
<br />
Rojek evîna min PIRS kir, evîn çi ye, min got, rojek bide min, ez bifikirim, roja din min wê bi yekê din re dît, ez hêdî-hêdî çûm cem wê û min got, TÊ BÎRA TE, TE PIRS KIRIBÛ evîn çî ye ? EZ BERSÎVA XWE ANHA BIDIM; EVÎN DERDEK KÛR E; TU JI MIN DÛR E<br />
<br />
<br />
MELEK BO HER EVÎNEK LÊDAWîHATÎ DIGRî, TU BIZANIBî; îro melekek girîya<br />
<br />
<br />
ÎŞEV DIZÎ BIKEVE XEWNA MIN, MIN MAÇ BIKE, MIN HEMÊZ BIKE Û DÛRA LÊXE BIÇE, EZ TE BIGIRIM; EZ TE BERNADIM<br />
<br />
<br />
DIBÊJIN; SIBÊ BAşTIR DIBE, MA ÎRO NE SIBA DO yÊ ? (Bê HÊVÎ ME)<br />
<br />
<br />
Tu dibêjî, EZ ji TAV hez dikim, lê tu direvî bin daran, Tu dibêjî, ez ji BARAN hez dikim, lê tu ŞEMSÎYA XWE VEDIKÎ; ez ditirsim, tu bêjî, ez TE hez dikim, tu ji min jî BIREVÎ --------{@ HÊVÎYA TE ME<br />
<br />
<br />
EZ ŞARAB DIDIM TE; SERXOŞ NEBE, EZ GULEK DIDIM TE; NEçILMISÎne, EZ DILÊ XWE DIDIM TE, NEÊŞÎNE<br />
<br />
<br />
TE HER ROJ DIGOT; KESEK MIN HEZ NAKE; MIN DIXWAST EZ HÊDÎ BIKEVIM CEM TE Û BÊJIM; EZ te hez dikim<br />
<br />
<br />
JI MIN RE GOTIN, DINYA GLOVER E, MA TU ÇU; TU ÇIMA VENEGERîYA BA MIN ?<br />
<br />
<br />
XWEDÊ HÊZBÛN DAYE XORTAN, RINDBÛN DAYE KEÇAN, MA KÎ DÎTÎYE, HÊZBÛN DIJÎ RINBÛN WÎNDA KIRîYE ?<br />
<br />
<br />
LÊV DIKARIN DEREW Û VIRAN BIKIN, LÊ ÇAV RASTÎYAN TI CAR NIKARIN VEŞIRIN<br />
<br />
<br />
MIN XEZERAN KEÇIK DÎTIN , EW WEKÎ STÊRKAN BÛN; LÊ MIN DEV JI TAV BERNEDA; ÇIMKÎ; TENÊ AGIRA TAV DIKARE, ŞEWATÊN DILÊ MIN DADÎNE, EW TAV TU YÎ –{@ ( ma tu nabinî ?)<br />
<br />
<br />
LI BER DERÎ EVÎN MEKE; ÇAVÊ EVÎN KOR E; MERIV NIZANE, ÇI DIBE NABE; LÊ ÇAVÊ CÎNARAN KOR NÎN IN, XWE JI WAN VEŞIRIN<br />
Alıntıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Min di jîyana xwe de sê tişt hez kir, TE, DILÊ XWE Û HÊVÎKIRIN, min TE hez kir, çimki ew TU bû, min DILÊ XWE hez kir, çimki wê jî te hez kiribû, û HÊVÎKIRIN, çimki ez hêvi dikim, TU min rojek hez bikî û bê HÊVÎ nehêle.<br />
ÇAVREŞA MIN<br />
Ez çavê te mêze dikim, Stêrkek dibînim, Ez nizanim, Ew ez im , ez nîn im, Ger ew ez bim, ez naxwazim ew stêrk ti rojek roniya xwe wînda bike çavreşa min –{@<br />
<br />
EVÎN<br />
<br />
Navê te evîn, TU bi xwe evînek î, roja min te dît, min ne tenê te naz kir, min evîna xwe jî naz kir, ez ne te, ne jî evîna xwe dixwazim wînda bikim, TU û EVÎN bo min dil û can in, dil bê can, can jî bê dil nabe evîna min –{@<br />
<br />
KEJÊ<br />
<br />
Tayên porên te wekî tava rojîn in, dibirikin, tarîyê ronî dikin, çavên te yên hêşîn wekî gulên hêşîn in ên li ser erdê, TU ronîya çavê min î, ne çavê min bê roniya xwe dikare bibîne, ne jî ez dikarim bê te bijîm –{@<br />
<br />
<br />
Ez û Tu, erd û ezman, em ji hev dûr ketinin, kî me dûr xist ? ez ezman bim, tu erd , emê xwe dîsa bigihînin hevûdu<br />
<br />
<br />
HÊSIRÊN ÇAVÊN TE<br />
<br />
Megrî megrî, hêsirên çavên te erd û ezman bin avê de hişt, bêje, delala min, bêje, evîna min, bêje, çavreşa min, çima ew hêsiran ji çavê te dirijin, ez dilê xwe jê bikim û berbend bikim, xwîna dilê min birije, lê bila ew hêsirên çavên te nerijin –{@<br />
<br />
<br />
ROJDA<br />
<br />
Te roj da min, te ronî da min, te dil da min, te evîn da min, ROJDA , xwedê, te bo min daye<br />
<br />
GULA MIN<br />
<br />
Gula min, gula sor, gula zer, gula kesk, TU gula nîşana kurd û kurdistan î. Ez ne te, ne jî kurd û kurdistan berdidim, min we kiriye dil û can –{@<br />
<br />
Tu ketîyî xewnên min, tu ketîye dilê min, tu ketîye ruhê min, ez çi bikim ?<br />
<br />
Ji te dûr im, te nabînim. Li ser te ez ciger xwîn im. Çi bêjim ko nikarim bêm, di îro tu cem min nîn î, CIGERXWÎNA MIN<br />
<br />
KÎ ME EZ ?<br />
<br />
Ez im ez, bo te dinalim, bo te dimrim, ez bo te dihelim, TE min tenê hiştîye, te min bê dil hiştîye, li te digerim , nabînim, ez bê te najîm, nejîyam û ezê nikaribim bijîm ger tu neyî <br />
<br />
<br />
Eger rojek lêvên te ziwa bin, ez bo te çem û newalan tînim, eger rojek çavên te tarî bin, ezê bo te tav û roj bînim, eger rojek te evînek geriye, ezê bo te xwe û dilê xwe bînim<br />
<br />
<br />
Eger rojek te bo min got, erê, tu bizanibî, ew roj bo min roja rojbûn dayikbûn e.<br />
<br />
<br />
Min xwast, ez te ji bîr bikim, wexta çavê te hat bîra min, min wê çaxê dizanibû, ez nikarim te ji bîr bikim, çimki, tu ronîya çavê min î, tav û roj, ez û tu<br />
<br />
<br />
Wexta tu bawer nakî, ez bi devê xwe dibêjim, EZ TE HEZ DIKIM; wê çaxê li çavê min mêze bikî û bixwine; EW TE HEZ DIKE; BAWER BIKE<br />
<br />
<br />
Eger rojek em li cem xwedê hat cem hev û xwedê ji min pirs kir, tu çima li dû min nehatîye, wê çaxê ezê bêjim, min biborîne; EVÎNA MIN (TU) ser û dilê min biribû, ez li dû wê çûm, TU ( xwedê) min dişewutînî naşewutînî tu dizanî.<br />
<br />
<br />
Ez jîyana xwe de du kor naz dikim, yek EZ, ji evîna te kor bû me, yekê din nabînim, yek jî TU, tu nabînî, ez te çiqas hez dikim<br />
<br />
<br />
Eger tu dixwazî bizanibî, ez te çiqas hez dikim, wê çaxê dest bavêje ser dilopên baranan, dilopên te girtiye, ewqas tu min hez dikî, dilopên te negirtiye, ewqas jî ez te hez dikim <br />
<br />
Eger tu GULEK di nav çolên afrîka-sahara be, ez dîsa te bernadim û bi hêsirên çavê xwe av dikim, jîyan didim te û xwe<br />
<br />
<br />
AGIR<br />
<br />
Ma agira bûye arî dîsa dişewute ? Ma ava bûye berf dewam diheriqe ? Ev çavên ji te hez kirine û te dîtîye, çawa dikare yekê din hez bike û bibîne ?<br />
<br />
<br />
Eger qelem/pênûs ji destê min bigrin û nehêlin ez binivsînim, wê çaxê ez canê xwe dibirim û dinivîsim; EZ TE HEZ DIKIM, kesek nikare me biqetînin<br />
<br />
<br />
Eger şev û roj ewqas dirêj bin, çawa ez te difikrim, ewê ne roj , ne jî şev were, ez her dem te difikrim, min şev û roj biserûbin kiriye<br />
<br />
<br />
Ewqas ez ji te hez dikim, min ji xwedê hez bikira, xwedê min dikir pêximber, lê TU ? te min çi dikir ?<br />
<br />
<br />
STÊRK<br />
<br />
Tu wekî stêrkên ezmanan, ronî, rind û dibiriqî, lê ez bêjim, ew bi sedan in, lê TU bo min yek î, STÊRKA MIN<br />
<br />
<br />
Eger tu hêsirek di çavê min ba, ez qet nedigirîyam, ji bo ku, ez te carek jî winda nekim<br />
<br />
<br />
Min dixwast ez gulek bam, ji bo ku , te min carek bêhn bikira, ez biketama dilê te û qet derneketema heta mirinê<br />
<br />
Dîsa şevek dirêj bê xewn, dîsa tenê TE difikirîm, dîsa êvarê girîyam, dîsa sibe bû, min digot belkî her tişt bidawîbû, lê ev hat hêş û mejûyê min; Ez TE dîsa hez dikim, ez bê te nikarim<br />
<br />
<br />
<br />
Hîva li ser ezman tenê bo te dibiriqe û dibêje; MIN ji bîr meke, Ew bo TE agahîyek tîne û zirav zirav gûhê te de dibêje; Xewnên xwe de min bibîne<br />
<br />
<br />
Ez kûr kûr wêneya te mêze dikim, dixwazim TU li vir be, lê TU ne li vir î, ji min dûr î, birîna min kûr e<br />
<br />
<br />
Tu evîn hez dikî, ji evîn evîntir evîna min e, ji hezkirina min hezkirintir dîsa hezkirina min e<br />
<br />
<br />
Tu pirr keçik bibînî û tu bawer dikî ew TE hez dikin, lê tu bizanibî, ji min zêdetîrn kesek TE hez nake<br />
<br />
<br />
TU STRANEK DEH CARAN GUHDARÎ DIKÎ Û TU TEZE DIBÎNÎ EW STRAN ÇIQAS XWEŞIK E, TU ZÎLAMEK NAZ DIKÎ, TE WÎ BELKÎ HER ROJ DÎTÎYE; LÊ TU TEZE DERDIXÎ; TU WÎ HEZ DIKÎ Û EW JÎ EZ IM ---{@ <br />
<br />
<br />
Ez te pirr hez dikim, dilê min bo TE pirr germ dibe, nizanim çawa ji te re bêjim ? Nizanim tu jî min hez dikî nakî ?<br />
<br />
<br />
EZ SÊ GULAN BO TE DIŞÎNIM; GULA ZER BO BAŞBÛNA TE; GULA HÊŞÎN BO DÎSA DÎTINA TE, Û GULA DAWÎN JÎ hêdi-zirav BI TIRS DIŞÎNIM Û DIBÊJIM; EZ TE HEZ DIKIM, çavreşa min ---{@ <br />
<br />
<br />
Eger tu hêsirek çav biba, ez ti car nedigirîyam, ji bo ku ez te wînda nekim, lê min nikarîbû hêsirên çavê xwe bigirta ? Ma min te wînda kir ?<br />
<br />
<br />
EGER TU LI EZMANEN MÊZE DIKÎ Û TE DÎT, STÊRKEK KET , TU BIZANÎBÎ; EW EZ BÛM; MIN JI BÎR MEKE<br />
<br />
<br />
Ez te hez dikim, ez nikarim dilê xwe bisekinînim, ew bo TE lê dixe, EW dibêje, ma emê kînga bizewîjin ?<br />
<br />
<br />
ROJA TU JI DAYIK BÛ ; ROJEK BI BARAN BÛ; LÊ RASTÎYA XWE BARAN NEDIBARÎ; EZMAN DIGIRÎYA; ÇIMKÎ; EW EZMAN STÊRKA XWE YA XWEŞIKTIRÎN Û RINDTIRÎN WINDA KIRIBÛ; EW JÎ TU BÛ<br />
<br />
<br />
WEXTA TU LI BA MIN BÛ; EW DEMEK GIRANBIHA BÛ; WEXTA TU ÇÛ; MIN WÊ ÇAXÊ DÎT; TU NE GIRANBIHA; TU NEKIRÎNBAR Î<br />
<br />
<br />
Min bo çi ev SMS nivîsand ? YEKÎ GOT TE MIN JI bîr kirîye, MA EV RAST E ? <br />
<br />
<br />
HÎV DERÛDORA ERDÊ DIGERE, ERD DERÛRODA TAV Û ez jî derûroa te digerim<br />
<br />
<br />
Min gulek bêhn kiribû, derzîyê gul min birî, xwîn rijîya, min nivîsand, EZ TE HEZ DIKIM<br />
<br />
<br />
BÊHNVEDANEK , ez te hez dikim, TU JÎ BÊHNA XWE VENADÎ ?<br />
<br />
<br />
Ez çavê xwe digirim û TE difikirim, TE dibînim, ez destê xwe didim ser lêva xwe û TE digerim<br />
<br />
<br />
ROJA MIN DEV JI TE BERDA; EW ROJ MIRINA MIN E, JI TE DESTJÊBERDAN Û MIRINA MIN YEK IN<br />
<br />
<br />
HEZKIRINA TE BO MIN SIVIK BÛ; LÊ BÎRKIRINA TE PIRR GIRAN E<br />
<br />
<br />
…SMS-ek bo TE, ez Te maç dikim, ger tu bixwazî, ez Te her dem maç bikim, vê SMS-ê dîsa bixwîne; EZ TE MAÇ DIKIM<br />
<br />
<br />
EGER ŞEV BE; TARÎ BE; TE STÊRKEK BI DERD Û KUL DÎT, TU BIZANIBÎ EW EZ IM<br />
<br />
<br />
MIN QET ji bîr meke, qet ji bîr meke, eger te min carek ji bîr kir, wekî carek din min meke serê xwe û heta mirinê ji bîr bike<br />
<br />
<br />
TU PIR DÛR NÎN Î ; TU PIR NÊZÎK JÎ NÎN Î ; NIZANIM , TU LI KU YÎ ?<br />
<br />
<br />
Tê bîra te, TE gotibû, TU min hez dikî ? Îcar bersîv didim TE, NA ez te hez nakim , biborîne :J<br />
<br />
<br />
XWEZILA EZ BA BIBAM, MIN EW PORÊN TE BIWEZANDA; EZ TAV BAM; MIN CANÊ TE HINIK BIKIRA Û EZ HÎV BAM; MIN HER ŞEV LI TE MÊZE BIKIRA<br />
<br />
<br />
Bê xewn nikarim rakevim, bê hêsir nikarim bigîrim, bê ronî nikarim bibînim û bê TE nikarim bijîm –{@ <br />
<br />
MIN QET MELEKEK NEDÎTIBÛ; MIN TE DÎT, EZ DIZANIM MELEK ÇAWA NE; EW MELEK AZRAÎL JÎ BE; DÎSA EZ JÊ NATIRSIM, HEZ DIKIM<br />
<br />
<br />
Pirr sivik e, ez bêjim, ez TE hez dikim, lê pirr giran e, ez bêjim EZ te berdidim<br />
<br />
<br />
Wexta ez serê sibe zû hîşyar bûm, tav lê çavê min xist, min dizanibû, tu jî hîşyar bûyî, çimkî, To tava ronaîya çavê min î<br />
<br />
<br />
QET BI StÊRKAN BAWER MEKE, ÇIMKÎ; EW DIBIRIKIN Û DIÇILMISIN; QET BI GULAN BAWER MEKE; EW BÊHN DIDIN Û DîSA HIŞK DIBIN; LÊ BI MIN BAWER BIKE; DILÊ MIN TENÊ YA TE YE Û EZ TE HEZ DIKIM HETA MIRINÊ<br />
<br />
<br />
BARAN<br />
Nizanim baran çima dibare, erd şil bûye, çem û newal bin avê da mane, ma eyyy BARAN tu dixwazî çavên min jî şil bikî ? Ma ew jixwe ŞIL IN ber hêsirên çavên min bo EVÎNA min –{@ <br />
<br />
Eger rojek tu dixwazî hez bikî, ewil xwe hez bike, dûra min, çimkî, min te wekî xwe hez kiribû<br />
<br />
Du gulên me hebin, yek sor, yek spî. Gula sor a te be, a spî a min be, eger te min ji bîr kir, bila ew gula sor biçilmise, lê eger min te ji bîr kir, bila ew gula spî bibe kefena min bo mirinê<br />
<br />
<br />
BAWERÎYA TE BI GOTINÊN; ez te hez dikim NEBE; BAWERÎYA TE BI HÊSIRÊN ÇAVÊ MIN HEBE; ew bo te di dirijin<br />
<br />
<br />
Ji min re gotin, JÎYAN lîstikek e û role herî giran da min, gotin JÊ HEZ BIKE; min hez kir, dûra gotin, ji bîr bike, min wê çaxê dît, ez lîstikvanek xerab im, çimkî, min nikaribû ji bîr bikira<br />
<br />
<br />
Çima çavên te dizî dizî mêze dikî ? Ma ew çavan tiştek vedişerin ?<br />
<br />
<br />
Berê ez ji TARÎBÛN ditirsîyam, ji BARANAN direvîyam, îro jî TARÎBÛN bûye bextê min û BARAN jî hêsirên çavê min<br />
<br />
<br />
Wexta êvar bû, tu raket, derî û pacan bigire, çimkî, ez dibehecim, wexta stêrk û hêvî li te binêrin<br />
<br />
<br />
EVîNA MIN DOŞEGA TE BE, HEZKIRINA MIN LEYÎFA TE BE, DILÊ MIN BELÎFA TE BE, XWEŞIK Û RINDIK RAKEVE ÇAVREŞA MIN<br />
<br />
<br />
EGER TU EWQAS KOR BÛYÎ; TU MIN NABÎNÎ; TU BIZANIBÎ; EZ JI TE KORTIR BÛME; EZ NIKARIM EVÎNA XWE JI TE RE BÊJIM<br />
<br />
<br />
Min sond xwaribû, ez te ji bîr bikim, wexta hêsirên çavên min barî, min dizanibû, min derew kirîye, ez nikarim TE ji bîr bikim<br />
<br />
<br />
ROJÊn ŞIRÎN Û BAŞ BO TE BIN; TU HÊJAYÎ VAN ROJAN Î; EGER ROJEK HAT; TE MIN JI BÎR KIR; XEM NAKE; CANÊ TE SAX BE<br />
<br />
<br />
Rojek evîna min PIRS kir, evîn çi ye, min got, rojek bide min, ez bifikirim, roja din min wê bi yekê din re dît, ez hêdî-hêdî çûm cem wê û min got, TÊ BÎRA TE, TE PIRS KIRIBÛ evîn çî ye ? EZ BERSÎVA XWE ANHA BIDIM; EVÎN DERDEK KÛR E; TU JI MIN DÛR E<br />
<br />
<br />
MELEK BO HER EVÎNEK LÊDAWîHATÎ DIGRî, TU BIZANIBî; îro melekek girîya<br />
<br />
<br />
ÎŞEV DIZÎ BIKEVE XEWNA MIN, MIN MAÇ BIKE, MIN HEMÊZ BIKE Û DÛRA LÊXE BIÇE, EZ TE BIGIRIM; EZ TE BERNADIM<br />
<br />
<br />
DIBÊJIN; SIBÊ BAşTIR DIBE, MA ÎRO NE SIBA DO yÊ ? (Bê HÊVÎ ME)<br />
<br />
<br />
Tu dibêjî, EZ ji TAV hez dikim, lê tu direvî bin daran, Tu dibêjî, ez ji BARAN hez dikim, lê tu ŞEMSÎYA XWE VEDIKÎ; ez ditirsim, tu bêjî, ez TE hez dikim, tu ji min jî BIREVÎ --------{@ HÊVÎYA TE ME<br />
<br />
<br />
EZ ŞARAB DIDIM TE; SERXOŞ NEBE, EZ GULEK DIDIM TE; NEçILMISÎne, EZ DILÊ XWE DIDIM TE, NEÊŞÎNE<br />
<br />
<br />
TE HER ROJ DIGOT; KESEK MIN HEZ NAKE; MIN DIXWAST EZ HÊDÎ BIKEVIM CEM TE Û BÊJIM; EZ te hez dikim<br />
<br />
<br />
JI MIN RE GOTIN, DINYA GLOVER E, MA TU ÇU; TU ÇIMA VENEGERîYA BA MIN ?<br />
<br />
<br />
XWEDÊ HÊZBÛN DAYE XORTAN, RINDBÛN DAYE KEÇAN, MA KÎ DÎTÎYE, HÊZBÛN DIJÎ RINBÛN WÎNDA KIRîYE ?<br />
<br />
<br />
LÊV DIKARIN DEREW Û VIRAN BIKIN, LÊ ÇAV RASTÎYAN TI CAR NIKARIN VEŞIRIN<br />
<br />
<br />
MIN XEZERAN KEÇIK DÎTIN , EW WEKÎ STÊRKAN BÛN; LÊ MIN DEV JI TAV BERNEDA; ÇIMKÎ; TENÊ AGIRA TAV DIKARE, ŞEWATÊN DILÊ MIN DADÎNE, EW TAV TU YÎ –{@ ( ma tu nabinî ?)<br />
<br />
<br />
LI BER DERÎ EVÎN MEKE; ÇAVÊ EVÎN KOR E; MERIV NIZANE, ÇI DIBE NABE; LÊ ÇAVÊ CÎNARAN KOR NÎN IN, XWE JI WAN VEŞIRIN<br />
Alıntıdır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bir Aşk Masalı]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1574</link>
			<pubDate>Tue, 15 Dec 2009 06:49:16 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1574</guid>
			<description><![CDATA[Bir zamanlar bir genç varmış. Bu gencin sevdiği ve aşık olduğu dünyalar güzeli bir kız varmış. Onunla ilk bir radyoda duyduğu kan aranıyor ilanı için gittiği hastane de karşılaşmıştı. Kan verdiği kişi kızın amcasıydı. Kız ona teşekkür etmek için gittiğinde daha yeni yataktan kalkmış ve gitmek için hazırlanıyordu. Birden bulunduğu odanın kapısı açıldı ve kız içeri girdi. Çocuk ağır ağır kapıya baktı “Yine hemşirelerden biri geldi herhalde” diye düşündü, ama gelen hemşire değildi. Kız ona doğru yaklaştı “çok teşekkür ederim sayenizde amcam yaşayacak” dedi. Genç mağrur bir şekilde “ben olmasaydım bir başkası da gelir yardım ederdi. Hiç önemi değil.” Fakat kız onu dinlemedi. “Size bir yemek ısmarlayabilir miyim” dedi. Çocuk reddetmedi içinden “bu kadar güzel bir kız reddedilebilirmi” diye geçirdi.<br />
“Tabi ne zaman isterseniz.”<br />
“Hemen şimdiye ne dersiniz.”<br />
“Şimdimi ?”<br />
“Tabiki hem bende beklerken acıkmıştım”<br />
ikisi birlikte yemeğe gittiler. Yemekte muhabbetleri devam etti. Hep birbirleri hakkında konuştular. Oğlan kızdan ilk gördüğü anda hoşlanmıştı. Kız ise sadece teşekkür etmek istediği bir yabancıdan bu kadar çok hoşlanacağını düşünmemişti bile. Konuşmaları sırasında aynı şeylerden hoşlandıklarını fark ettiler, ikisi de aynı tür filmlerden hoşlanıyor, aynı tür müziği dinliyor, hatta son zamanlarda aynı kitapları okumuşlardı. Kız bir erkeğin kendisinin sevdiği şeyleri sevebileceğini daha önceden hiç düşünememişti ve karşısında böyle biri vardı. Yemekten sonra kız telefonunu verdi. “Daha sonra ararsan konuşuruz” dedi. Bu oğlanın çok hoşuna gitmişti. Akşam olduğunda kız telefonunda bir mesaj gördü “Dünyanın en güzel bayanına. İyi akşamlar” yazıyordu. Kız birden şaşırdı. Bu kadar erken bir cevap. Demek ki oğlanda ondan hoşlanmıştı. Buna çok sevindi ve hemen o da cevap gönderdi. Bu mesajlaşmaları birkaç gün böyle sürdü. Sonunda oğlan ona çıkma teklif etti. Kız hemen kabul etti. Hayatlarının en güzel günlerini yaşıyorlardı. İki sevgili , iki aşık. Aşkları o kadar büyüktü ki sevgileri o kadar içtendi ki bu sevgileri çevresindeki insanlara da yansıyordu. Fakat oğlanın ailesinin bu aşktan hiç haberi olmamıştı. Hep onunla sevilisi olmadığı için dalga geçiyorlardı, şimdi de sevgilisi olduğu için dalga geçecekleri ve bunu hiç istemiyordu. Ama kız ailesi ile tanışmayı çok istiyordu , oysa her seferinde bir bahane uydurup erteliyordu.oğlan kızın ailesini bir kere görmüştü. Ama hiç tanışmamıştı. Kızın ailesi İzmir de oturuyorlardı kendisi ise İstanbul da amcasını yanında oturuyor ve okuluna gidiyordu.<br />
Sonunda oğlan kızın ısrarlarına dayanamadı ve onu ailesi ile tanıştıracağını söyledi. Kız buna çok sevinmişti fakat daha önce ailesine gitmesi gerektiğini geri döndüğünde hemen ailesi ile tanışmak istediğini söyledi. Anlaştılar ve kız İzmir e doğru yola çıktı. Aradan bir gün geçti, iki gün geçti kızdan bir ses yoktu. Oysa İstanbul da birbirlerini görmedikleri anlarda hep telefonda birbirleri ile konuşurlardı. Peki şimdi ne oldu da aramamıştı.. yoksa ailesi mi izin vermemişti. Yada yanlış bir söz mü söyledi yanlış bir şey mi yaptı. Neden aramıyordu. Oğlan onu aramaya çalıştığında her seferinde telefonu kapalıydı. İki hafta , üç hafta , bir ay. Oğlan sonunda kızın onu bıraktığını artık onu istenmediğini düşünmeye başlamıştı ki ansınız bir akşam telefonu çaldı. Telefonu ilk kez ona bu kadar acı acı çalıyormuş gibi geldi. Telefonunun ekranına baktı, arayan oydu. Telefonunu hemen açtı “alo” “alo” telefonda ki ses kızın sesi değildi. Onun ablası olduğunu söyledi. Oğlanın telefonunu kızın rehberinde bulduğunu bir arkadaşı olduğunu tahmin ettiğini söyledi. Oğlan sevgilisiydim diyemedi, “evet bir arkadaşıyım ama ondan uzun zamandır haber alamıyordum” dedi. Ablası kızın yaklaşık bir ay önce İzmir e gelirken bir trafik kazası geçirdiğini üç haftadır komada olduğunu söyleyince oğlan birden dona kadı neden onu aramadığını şimdi anlamıştı fakat ablasının konuşmasından olayın bu kadar olmadığını da anlamıştı. “Kardeşimi geçen gün kaybettik” diyince oğlanın elindeki telefon bir den yere düştü. Duyduklarına inanmamıştı sevdiği , aşık olduğu kız ölmüş olamazdı. Telefondaki ses “alo” diye birkaç kez seslendi fakat oğlanın cevap verecek hali kalmamıştı. Hala inanıyordu. İlk uçakla izmire gitti. Gerçekten ölmüşmüydü. Bunu öğrenmeliydi. Ailesine gittiğinde dünyası bir kere daha yıkıldı. Çünkü duyduklarını hepsi doğruydu. Bittiği gün aşkını toprağa veriyorlardı. Yüreği buna artık dayanamadı ve gözerinden birkaç damla yaş aktı. Onu son bir kez daha görmeliydi. Bunun için cenazeyi arkadan takip etti camiden mezarlığa kadar peşlerindeydi. Mezarlıkta görebileceği bir köşeden onları izledi. Onun yüzünü son bir kez daha gördü. Alçak bir sesle “hoşcakal aşkım, sen bu dünyada sevdiğim tek kişiydin” dedi. Arkasını dönüp mezarlıktan çıkmaya karar verdi. Tam o sırada akrasından bir ses duydu. Bu sesi daha öncede duymuştu , telefonda ölüm haberini veren sesin aynısıydı. Kızın ablası ona seslendi. Oğlan arkasını dönmeden önce gözündeki yaşları sildi. “acaba siz bu kişimisiniz” dedi ve elindeki zarfı gösterdi. Zarfın üzerinde “Biricik aşkıma” yazıyor ve yanında da oğlanın ismi vardı. Oğlan ağlamaklı bir sesle evet o benim dedi. Ablası ona “bunu ölmeden önceki gece yazmış ve size vermemi istemişti” dedi ve zarfı verip uzaklaştı. Oğlan orada mektubu titreyen elleri ile hemen açmaya çalıştı. Mektupta sadece bir iki kelime vardı.<br />
“Aşkım, seni ne kadar çok sevdiğimi şimdi daha iyi anlıyorum. Herkes iyileşeceğimi söylese de ben öleceğimi biliyorum. Seni son bir kez görebilmek , sana son bir kez dokunabilmeyi ne kadar çok istiyorum ama mümkün olmadığını çok iyi biliyorum. Sana sadece tek bir şey söylemek istiyorum. SENİ SEVİYORUM VE ÖLDÜKTEN SONRA BİLE SEVİCEĞİM. Senden tek bir şey istiyorum. Benim ardımdan hayata küsme. Ona sarıl , benim için sarıl. Olumsuzluklara asla yenilme her zaman güçlü ol o zaman sevgim her zaman yanında olacak ve seni koruyacaktır.<br />
Kalp atışın olmak<br />
Sonra seni hissedebilmek<br />
Bir adımlık zamanda<br />
Bunları şiirinde sen söylemiştin bana bende sana söylüyorum bir adımlık zaman benim için sonsuza kadar sürecek hoşcakal aşkım. ”<br />
<br />
Oğlan bu yazıyı okurken göz yaşlarına artık hakim olamıyordu. Aradan yıllar geçti. O mektup hala oğlanın cebinde. Ne zaman bir olay olsa ne zaman üzülse mektubu açar ve yazanları okur üzülmemek için elinden geleni yapar. O zaman sevdiğinin yanında olduğunu bilir…<br />
<br />
kimseyi sevdiğinden ayırmasın Allah]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bir zamanlar bir genç varmış. Bu gencin sevdiği ve aşık olduğu dünyalar güzeli bir kız varmış. Onunla ilk bir radyoda duyduğu kan aranıyor ilanı için gittiği hastane de karşılaşmıştı. Kan verdiği kişi kızın amcasıydı. Kız ona teşekkür etmek için gittiğinde daha yeni yataktan kalkmış ve gitmek için hazırlanıyordu. Birden bulunduğu odanın kapısı açıldı ve kız içeri girdi. Çocuk ağır ağır kapıya baktı “Yine hemşirelerden biri geldi herhalde” diye düşündü, ama gelen hemşire değildi. Kız ona doğru yaklaştı “çok teşekkür ederim sayenizde amcam yaşayacak” dedi. Genç mağrur bir şekilde “ben olmasaydım bir başkası da gelir yardım ederdi. Hiç önemi değil.” Fakat kız onu dinlemedi. “Size bir yemek ısmarlayabilir miyim” dedi. Çocuk reddetmedi içinden “bu kadar güzel bir kız reddedilebilirmi” diye geçirdi.<br />
“Tabi ne zaman isterseniz.”<br />
“Hemen şimdiye ne dersiniz.”<br />
“Şimdimi ?”<br />
“Tabiki hem bende beklerken acıkmıştım”<br />
ikisi birlikte yemeğe gittiler. Yemekte muhabbetleri devam etti. Hep birbirleri hakkında konuştular. Oğlan kızdan ilk gördüğü anda hoşlanmıştı. Kız ise sadece teşekkür etmek istediği bir yabancıdan bu kadar çok hoşlanacağını düşünmemişti bile. Konuşmaları sırasında aynı şeylerden hoşlandıklarını fark ettiler, ikisi de aynı tür filmlerden hoşlanıyor, aynı tür müziği dinliyor, hatta son zamanlarda aynı kitapları okumuşlardı. Kız bir erkeğin kendisinin sevdiği şeyleri sevebileceğini daha önceden hiç düşünememişti ve karşısında böyle biri vardı. Yemekten sonra kız telefonunu verdi. “Daha sonra ararsan konuşuruz” dedi. Bu oğlanın çok hoşuna gitmişti. Akşam olduğunda kız telefonunda bir mesaj gördü “Dünyanın en güzel bayanına. İyi akşamlar” yazıyordu. Kız birden şaşırdı. Bu kadar erken bir cevap. Demek ki oğlanda ondan hoşlanmıştı. Buna çok sevindi ve hemen o da cevap gönderdi. Bu mesajlaşmaları birkaç gün böyle sürdü. Sonunda oğlan ona çıkma teklif etti. Kız hemen kabul etti. Hayatlarının en güzel günlerini yaşıyorlardı. İki sevgili , iki aşık. Aşkları o kadar büyüktü ki sevgileri o kadar içtendi ki bu sevgileri çevresindeki insanlara da yansıyordu. Fakat oğlanın ailesinin bu aşktan hiç haberi olmamıştı. Hep onunla sevilisi olmadığı için dalga geçiyorlardı, şimdi de sevgilisi olduğu için dalga geçecekleri ve bunu hiç istemiyordu. Ama kız ailesi ile tanışmayı çok istiyordu , oysa her seferinde bir bahane uydurup erteliyordu.oğlan kızın ailesini bir kere görmüştü. Ama hiç tanışmamıştı. Kızın ailesi İzmir de oturuyorlardı kendisi ise İstanbul da amcasını yanında oturuyor ve okuluna gidiyordu.<br />
Sonunda oğlan kızın ısrarlarına dayanamadı ve onu ailesi ile tanıştıracağını söyledi. Kız buna çok sevinmişti fakat daha önce ailesine gitmesi gerektiğini geri döndüğünde hemen ailesi ile tanışmak istediğini söyledi. Anlaştılar ve kız İzmir e doğru yola çıktı. Aradan bir gün geçti, iki gün geçti kızdan bir ses yoktu. Oysa İstanbul da birbirlerini görmedikleri anlarda hep telefonda birbirleri ile konuşurlardı. Peki şimdi ne oldu da aramamıştı.. yoksa ailesi mi izin vermemişti. Yada yanlış bir söz mü söyledi yanlış bir şey mi yaptı. Neden aramıyordu. Oğlan onu aramaya çalıştığında her seferinde telefonu kapalıydı. İki hafta , üç hafta , bir ay. Oğlan sonunda kızın onu bıraktığını artık onu istenmediğini düşünmeye başlamıştı ki ansınız bir akşam telefonu çaldı. Telefonu ilk kez ona bu kadar acı acı çalıyormuş gibi geldi. Telefonunun ekranına baktı, arayan oydu. Telefonunu hemen açtı “alo” “alo” telefonda ki ses kızın sesi değildi. Onun ablası olduğunu söyledi. Oğlanın telefonunu kızın rehberinde bulduğunu bir arkadaşı olduğunu tahmin ettiğini söyledi. Oğlan sevgilisiydim diyemedi, “evet bir arkadaşıyım ama ondan uzun zamandır haber alamıyordum” dedi. Ablası kızın yaklaşık bir ay önce İzmir e gelirken bir trafik kazası geçirdiğini üç haftadır komada olduğunu söyleyince oğlan birden dona kadı neden onu aramadığını şimdi anlamıştı fakat ablasının konuşmasından olayın bu kadar olmadığını da anlamıştı. “Kardeşimi geçen gün kaybettik” diyince oğlanın elindeki telefon bir den yere düştü. Duyduklarına inanmamıştı sevdiği , aşık olduğu kız ölmüş olamazdı. Telefondaki ses “alo” diye birkaç kez seslendi fakat oğlanın cevap verecek hali kalmamıştı. Hala inanıyordu. İlk uçakla izmire gitti. Gerçekten ölmüşmüydü. Bunu öğrenmeliydi. Ailesine gittiğinde dünyası bir kere daha yıkıldı. Çünkü duyduklarını hepsi doğruydu. Bittiği gün aşkını toprağa veriyorlardı. Yüreği buna artık dayanamadı ve gözerinden birkaç damla yaş aktı. Onu son bir kez daha görmeliydi. Bunun için cenazeyi arkadan takip etti camiden mezarlığa kadar peşlerindeydi. Mezarlıkta görebileceği bir köşeden onları izledi. Onun yüzünü son bir kez daha gördü. Alçak bir sesle “hoşcakal aşkım, sen bu dünyada sevdiğim tek kişiydin” dedi. Arkasını dönüp mezarlıktan çıkmaya karar verdi. Tam o sırada akrasından bir ses duydu. Bu sesi daha öncede duymuştu , telefonda ölüm haberini veren sesin aynısıydı. Kızın ablası ona seslendi. Oğlan arkasını dönmeden önce gözündeki yaşları sildi. “acaba siz bu kişimisiniz” dedi ve elindeki zarfı gösterdi. Zarfın üzerinde “Biricik aşkıma” yazıyor ve yanında da oğlanın ismi vardı. Oğlan ağlamaklı bir sesle evet o benim dedi. Ablası ona “bunu ölmeden önceki gece yazmış ve size vermemi istemişti” dedi ve zarfı verip uzaklaştı. Oğlan orada mektubu titreyen elleri ile hemen açmaya çalıştı. Mektupta sadece bir iki kelime vardı.<br />
“Aşkım, seni ne kadar çok sevdiğimi şimdi daha iyi anlıyorum. Herkes iyileşeceğimi söylese de ben öleceğimi biliyorum. Seni son bir kez görebilmek , sana son bir kez dokunabilmeyi ne kadar çok istiyorum ama mümkün olmadığını çok iyi biliyorum. Sana sadece tek bir şey söylemek istiyorum. SENİ SEVİYORUM VE ÖLDÜKTEN SONRA BİLE SEVİCEĞİM. Senden tek bir şey istiyorum. Benim ardımdan hayata küsme. Ona sarıl , benim için sarıl. Olumsuzluklara asla yenilme her zaman güçlü ol o zaman sevgim her zaman yanında olacak ve seni koruyacaktır.<br />
Kalp atışın olmak<br />
Sonra seni hissedebilmek<br />
Bir adımlık zamanda<br />
Bunları şiirinde sen söylemiştin bana bende sana söylüyorum bir adımlık zaman benim için sonsuza kadar sürecek hoşcakal aşkım. ”<br />
<br />
Oğlan bu yazıyı okurken göz yaşlarına artık hakim olamıyordu. Aradan yıllar geçti. O mektup hala oğlanın cebinde. Ne zaman bir olay olsa ne zaman üzülse mektubu açar ve yazanları okur üzülmemek için elinden geleni yapar. O zaman sevdiğinin yanında olduğunu bilir…<br />
<br />
kimseyi sevdiğinden ayırmasın Allah]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gerçek Bir Dostun Portresi]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1573</link>
			<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 08:15:54 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1573</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://img223.imageshack.us/img223/5951/dostmf7.jpg" border="0" alt="[Resim: dostmf7.jpg&#93;" /><br />
<br />
Su, kendine sirdas ariyordu. Önce buluta verdi sirrini, agir geldi su buluta. Saganak saganak döktü suyun tüm sirlarini.<br />
Sonra göle gitti su. Ona anlatti derdini. Bu arada bulut suyun sirrini yagmur yapip, dolu yapip, kar yapip savurdugu icin, zaman zaman tasiyordu göl ve suyun sirri iyice aciga cikiyordu.<br />
Sonra nehre verdi su sirrini. Nehir aldi suyun sirrini cekip gitti. Dereye verdi. Dere biraz daha yavas olsada nehirden, o da götürdü suyun sirrini bir baska bilinmeze. Caglayanlar, selaleler, akarsular… Hepsi kayboluyordu bir anda. Sonra bir gün takip etti su dereyi. Dere okyanusa ulasinca fark etti su, bütün sirlarinin akarsularla, caglayanlarla, irmaklarla… okyanusa tasindigini.<br />
Karar verdi su. Sirrini okyanusa verecekti. Öylede yapti zaten. Tüm sirlarini okyanusa verdi. Artik suyun sirrini okyanustan baskasi bilmiyordu. Ne tasti okyanus, ne bir baskasina tasidi suyun sirrini, ne de kurudu…<br />
Gecen karsilastik suyla. Bir bardaktaydi. Suskundu. Cok ugrastim konusturamadim. Ben tam giderken “Dur!” dedi su. Durdum! “Okyanus yürekli dostlar bulmadan sakin konusma! Tasiyamazlar, kaldiramazlar senin yükünü, canini yakarlar, utandirirlar…” dedi.<br />
Alıntıdır]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://img223.imageshack.us/img223/5951/dostmf7.jpg" border="0" alt="[Resim: dostmf7.jpg]" /><br />
<br />
Su, kendine sirdas ariyordu. Önce buluta verdi sirrini, agir geldi su buluta. Saganak saganak döktü suyun tüm sirlarini.<br />
Sonra göle gitti su. Ona anlatti derdini. Bu arada bulut suyun sirrini yagmur yapip, dolu yapip, kar yapip savurdugu icin, zaman zaman tasiyordu göl ve suyun sirri iyice aciga cikiyordu.<br />
Sonra nehre verdi su sirrini. Nehir aldi suyun sirrini cekip gitti. Dereye verdi. Dere biraz daha yavas olsada nehirden, o da götürdü suyun sirrini bir baska bilinmeze. Caglayanlar, selaleler, akarsular… Hepsi kayboluyordu bir anda. Sonra bir gün takip etti su dereyi. Dere okyanusa ulasinca fark etti su, bütün sirlarinin akarsularla, caglayanlarla, irmaklarla… okyanusa tasindigini.<br />
Karar verdi su. Sirrini okyanusa verecekti. Öylede yapti zaten. Tüm sirlarini okyanusa verdi. Artik suyun sirrini okyanustan baskasi bilmiyordu. Ne tasti okyanus, ne bir baskasina tasidi suyun sirrini, ne de kurudu…<br />
Gecen karsilastik suyla. Bir bardaktaydi. Suskundu. Cok ugrastim konusturamadim. Ben tam giderken “Dur!” dedi su. Durdum! “Okyanus yürekli dostlar bulmadan sakin konusma! Tasiyamazlar, kaldiramazlar senin yükünü, canini yakarlar, utandirirlar…” dedi.<br />
Alıntıdır]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sevgiliye Özür Mektubu]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1572</link>
			<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 08:12:42 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1572</guid>
			<description><![CDATA[Aşkımı yagmura astım dün gece yagarken yağmur akarken sular üstünden geçip giderken ben ne olumdum bilmiyorum ..son kavgasını yaptık sevgimizin umarım son olur.<br />
Ne yaptım seni sevmekten başka söyle ne olur söyle ben şiir nedir bilmezdim aşk şarkılarını hiç dinlemezdim ama bak şair oldum sayende ama bilmezdim şair olmanın bu kadar zor olduğunu .<br />
Eskiden derdim şairler nasıl yazarlar bu şiirleri evet şimdi biliyorum o yazıları yazdıran insanın seviyorum dediği aşkım dediği kişiler tarafından onlar sayesinde oluyornuş,ama şair olmak çok zormuş anlatmak derdini kağıtlara dökmek nede zormuş..<br />
Evet dün kavga ettik neden oluyor bütün bunlar, bazen yetmiyor kelimeler ona seni seviyorum diyorum ama anlatamıyorum yazıyorum bunları kendimi bilmeden aklım sende görmedğim o ğüzel gözlerinde ,biliyormusun artık anladım bu saatten sonra yalnızlığım birde ben olacağım evet yalnızlık benim eski dostum arkadaşım biliyormusun yalnızlığımla ne kadar kavga etsem o bana hiç kırılmaz o na seviyorum seni yalnızlık desem o bana yine gülerek sarılır ve alır beni kucağına ,sevmiyorum desem ona yine aynı değişmez yine bi tepki vermez bana yine neden biliyomusun yalnızlık benim kaderim o benim her şeyim kısacası o benim ben oyum ikimiz aynı yaratılmış kaderimiz ..<br />
İşte böyle gülüm ben seni seviyorum olmuyor yine yetersiz kalıyor kelimeler,bilmiyorum bunun adına aşk mı derler yoksa başka bir şeymi sevmekmi derler bilmiyorum hiç düşünemiyorum.<br />
Sen gittin yine dün beni benle yalnız bıraktın biliyormusun ben hiç bişeyden korkmam kendimden korktum kadar gittin beni en büyük düşmanımın eline attın bunu bana nasıl yaptın nasıl kıydın bana biliyormusun ben sana dokunmaya kıyamazken senin şu yaptığına bak biliyormusun bunu söyleme dilim varmıyor artık adın vefasız bende maalesef bunu derken kalbim sızlıyor anlamıyorsun anlatamıyorum ama seni hala deli gibi seviyorum ,<br />
Gelde gör eserini bıraktığın yıkıp gittin harebeyi, işte diyorum işte bu senin eserin yıkıp gittiğin işte ben işte senin eserin……<br />
SENİ SEVMEKTEN BAŞKA SUÇU OLMAYAN BU KALBİ KIRIK SERSERİYİ AFFET..<br />
SENİ ÇOK SEVİYORUM<br />
yazar:sadi hopurcuoğlu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Aşkımı yagmura astım dün gece yagarken yağmur akarken sular üstünden geçip giderken ben ne olumdum bilmiyorum ..son kavgasını yaptık sevgimizin umarım son olur.<br />
Ne yaptım seni sevmekten başka söyle ne olur söyle ben şiir nedir bilmezdim aşk şarkılarını hiç dinlemezdim ama bak şair oldum sayende ama bilmezdim şair olmanın bu kadar zor olduğunu .<br />
Eskiden derdim şairler nasıl yazarlar bu şiirleri evet şimdi biliyorum o yazıları yazdıran insanın seviyorum dediği aşkım dediği kişiler tarafından onlar sayesinde oluyornuş,ama şair olmak çok zormuş anlatmak derdini kağıtlara dökmek nede zormuş..<br />
Evet dün kavga ettik neden oluyor bütün bunlar, bazen yetmiyor kelimeler ona seni seviyorum diyorum ama anlatamıyorum yazıyorum bunları kendimi bilmeden aklım sende görmedğim o ğüzel gözlerinde ,biliyormusun artık anladım bu saatten sonra yalnızlığım birde ben olacağım evet yalnızlık benim eski dostum arkadaşım biliyormusun yalnızlığımla ne kadar kavga etsem o bana hiç kırılmaz o na seviyorum seni yalnızlık desem o bana yine gülerek sarılır ve alır beni kucağına ,sevmiyorum desem ona yine aynı değişmez yine bi tepki vermez bana yine neden biliyomusun yalnızlık benim kaderim o benim her şeyim kısacası o benim ben oyum ikimiz aynı yaratılmış kaderimiz ..<br />
İşte böyle gülüm ben seni seviyorum olmuyor yine yetersiz kalıyor kelimeler,bilmiyorum bunun adına aşk mı derler yoksa başka bir şeymi sevmekmi derler bilmiyorum hiç düşünemiyorum.<br />
Sen gittin yine dün beni benle yalnız bıraktın biliyormusun ben hiç bişeyden korkmam kendimden korktum kadar gittin beni en büyük düşmanımın eline attın bunu bana nasıl yaptın nasıl kıydın bana biliyormusun ben sana dokunmaya kıyamazken senin şu yaptığına bak biliyormusun bunu söyleme dilim varmıyor artık adın vefasız bende maalesef bunu derken kalbim sızlıyor anlamıyorsun anlatamıyorum ama seni hala deli gibi seviyorum ,<br />
Gelde gör eserini bıraktığın yıkıp gittin harebeyi, işte diyorum işte bu senin eserin yıkıp gittiğin işte ben işte senin eserin……<br />
SENİ SEVMEKTEN BAŞKA SUÇU OLMAYAN BU KALBİ KIRIK SERSERİYİ AFFET..<br />
SENİ ÇOK SEVİYORUM<br />
yazar:sadi hopurcuoğlu.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sırtımda Üç Hançer]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1571</link>
			<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 12:29:10 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1571</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #C71585;">SIRTIMDA ÜÇ HANÇER</span></span><br />
<br />
<span style="color: #800080;">Bir erkek çocuğu dolaşır parkta<br />
Bir kız çocuğu anılarımda kaydırakta<br />
Sırtımda üç hançer loy<br />
Ağzımda bir top ateş yanmakta.<br />
<br />
Gözlerim dağlanmakta <br />
Avurtlarım sancın makta<br />
Kader bu insana reva mıdır? Loy!<br />
Göğsümde bir cehennem yanmakta.<br />
<br />
Bir erkek çocuğu elimden tutmakta<br />
Bir kız çocuğu omzumda oturmakta<br />
Bir varmış bir yokmuş olmuş her şey<br />
Ahh! çakma cennetmişsin be dünya<br />
Bir kalpsiz gözlerime bakmakta.<br />
<br />
Sırtımda üç hançer loy, kanatmakta<br />
Mavi, bir yemyeşil vadi kanımı<br />
Oluk-oluk içime akıtmakta<br />
Ve ağır bir dağ gibi<br />
Yerime çökerim loy!<br />
Gülüşler çarpar yüzüme<br />
Neşeli çocuk sesleri asılır kulağıma<br />
Ve yine ve yine tırmanırım dağdan<br />
Milyon metre düştüğüm yere.<br />
<br />
Yenerim-yenilirim, ne ki? Loy!<br />
Ben zaten ancak böyle ölürüm.<br />
Sırtımda üç hançer<br />
Yürürüm…</span><br />
<br />
<span style="color: #C71585;">Ferudun Ergan<br />
2009</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;"><span style="font-weight: bold;"><span style="color: #C71585;">SIRTIMDA ÜÇ HANÇER</span></span><br />
<br />
<span style="color: #800080;">Bir erkek çocuğu dolaşır parkta<br />
Bir kız çocuğu anılarımda kaydırakta<br />
Sırtımda üç hançer loy<br />
Ağzımda bir top ateş yanmakta.<br />
<br />
Gözlerim dağlanmakta <br />
Avurtlarım sancın makta<br />
Kader bu insana reva mıdır? Loy!<br />
Göğsümde bir cehennem yanmakta.<br />
<br />
Bir erkek çocuğu elimden tutmakta<br />
Bir kız çocuğu omzumda oturmakta<br />
Bir varmış bir yokmuş olmuş her şey<br />
Ahh! çakma cennetmişsin be dünya<br />
Bir kalpsiz gözlerime bakmakta.<br />
<br />
Sırtımda üç hançer loy, kanatmakta<br />
Mavi, bir yemyeşil vadi kanımı<br />
Oluk-oluk içime akıtmakta<br />
Ve ağır bir dağ gibi<br />
Yerime çökerim loy!<br />
Gülüşler çarpar yüzüme<br />
Neşeli çocuk sesleri asılır kulağıma<br />
Ve yine ve yine tırmanırım dağdan<br />
Milyon metre düştüğüm yere.<br />
<br />
Yenerim-yenilirim, ne ki? Loy!<br />
Ben zaten ancak böyle ölürüm.<br />
Sırtımda üç hançer<br />
Yürürüm…</span><br />
<br />
<span style="color: #C71585;">Ferudun Ergan<br />
2009</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Büyülü Pencere]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1570</link>
			<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 12:24:41 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1570</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: large;"><span style="color: #800080;">BÜYÜLÜ PENCERE </span> </span><br />
<br />
<span style="color: #C71585;">Üzülüp <br />
acı çektiğim her keresinde <br />
anlarım <br />
bir mâna yüklenmiş işaretlere <br />
gülümseyerek, sakince; <br />
kavramalı yeni olanı <br />
ve yürümeli üzerinden <br />
derim kendi kendime. <br />
<br />
Ne garip; <br />
düğümün sorgusu menzilinde <br />
her yeni kapıya gelindiğinde <br />
zamanı ve kendini seyir halinde bulmak <br />
film gibi <br />
büyüleyici ve gerçek. <br />
<br />
Hani bazı anlarda <br />
bulunduğunuz yeri anlamak için <br />
çevrenizi iyice görmek istersiniz ya <br />
işte onun gibi <br />
kapıda etrafı yoklarken <br />
taa en gerilere baktım <br />
ne garip; <br />
en başı çok heyecan verici <br />
imbik-imbik, bir düş <br />
sonrası ise <br />
sonrası başından daha uzun; <br />
bilebilmeye arzulandığımız, bilinen. <br />
<br />
Off Tanrım! <br />
bu ne ihtişam! <br />
öz: giz. <br />
<br />
Ne zamanın içindeyim <br />
ne de dışında şimdi <br />
hissedebiliyorum seni GERÇEK <br />
bedenim için <br />
belki yenisin amma <br />
anladım ki <br />
sen eskisin <br />
merhaba.</span> <br />
<br />
Ferudun Ergan <br />
<span style="color: #FF1493;">14.haziran.2009 <br />
02:20</span> </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: large;"><span style="color: #800080;">BÜYÜLÜ PENCERE </span> </span><br />
<br />
<span style="color: #C71585;">Üzülüp <br />
acı çektiğim her keresinde <br />
anlarım <br />
bir mâna yüklenmiş işaretlere <br />
gülümseyerek, sakince; <br />
kavramalı yeni olanı <br />
ve yürümeli üzerinden <br />
derim kendi kendime. <br />
<br />
Ne garip; <br />
düğümün sorgusu menzilinde <br />
her yeni kapıya gelindiğinde <br />
zamanı ve kendini seyir halinde bulmak <br />
film gibi <br />
büyüleyici ve gerçek. <br />
<br />
Hani bazı anlarda <br />
bulunduğunuz yeri anlamak için <br />
çevrenizi iyice görmek istersiniz ya <br />
işte onun gibi <br />
kapıda etrafı yoklarken <br />
taa en gerilere baktım <br />
ne garip; <br />
en başı çok heyecan verici <br />
imbik-imbik, bir düş <br />
sonrası ise <br />
sonrası başından daha uzun; <br />
bilebilmeye arzulandığımız, bilinen. <br />
<br />
Off Tanrım! <br />
bu ne ihtişam! <br />
öz: giz. <br />
<br />
Ne zamanın içindeyim <br />
ne de dışında şimdi <br />
hissedebiliyorum seni GERÇEK <br />
bedenim için <br />
belki yenisin amma <br />
anladım ki <br />
sen eskisin <br />
merhaba.</span> <br />
<br />
Ferudun Ergan <br />
<span style="color: #FF1493;">14.haziran.2009 <br />
02:20</span> </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2010 Msn Nickleri - 2010 Son Moda Nickler]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1569</link>
			<pubDate>Tue, 08 Dec 2009 06:52:05 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1569</guid>
			<description><![CDATA[Siliyor Dünlerimi Yine Aşk .. ßirbaşıma ßırakıp Da ßeni...DuymazLıktaN GeLiyorsuN ßaK..<br />
<br />
ERKEK OLMAK hytına bir sürü kdn girmesi diildr önmli olan kaç tane kdını sevdqndir<br />
ERKEK OLMAK qeniş omuzlara sahip olmak diil önemli olan kaç kadına o omzlara yaslanacak kadar güven verdiqindr<br />
ERKEK OLMAK büyük ve ağır br eşyayı kolayca kaldırablmek diil önmli olan hytn yükünü cesurca taşıyablmektir...<br />
<br />
Dertleşmek istiyorsan 1 tuşla birisine sarılmak istiyorsan 2 tuşla eğlenmek için 3 tuşla mutlu olmak için 4 tuşla hepsini istiyorsan benim numaramı tuşla<br />
<br />
Ben seni son Rondo bisküvimi verecek vede yolculuğa çıktığında arkandan ülker çikolata yemeyecek kadar çok seviyoyum...<br />
<br />
Aşk sözle baslar dudak ile beslenir dokuz ay sonra baba diye seslenir...<br />
<br />
Ask bir pencere gibidir. Fazla açarsan havanı alırsın...<br />
<br />
Adamin biri birgün eczaneye sinek ilaci almaya gitmis ve eczaci ona "Sineginizin nesi var acaba?" demis<br />
<br />
<br />
Adamın biri komsuya gitmiş hamile kalmış. çünkü komsu kapıya kadar geçirmiş...<br />
<br />
Yok değil bu kalpte kimse yalandan söylenir her şey neyse hüzün hep yanlışımdı belki nedense dudaklar susmayıp konuşsa keşke<br />
<br />
Dostlarım vardı hayallerim gibi hayallerim vardı dostlarım gibi ikisi de yalandı sevdiğim gibi...<br />
<br />
Kural 1: her zaman haklıyım. Kural 2: haksız olduğumda birinci kuralı uygulayın<br />
<br />
3. dünya savaşı insanın kendiyle yaptığı savaştır<br />
<br />
Kefeni giyince endişeye gerek yok dünya malını da nerene sokarsan sok<br />
<br />
вη кιмѕєуι ѕαтмαм//ѕαтмαк вαηα уαкιѕмαzz//ѕαтιℓмαуι нαкк є∂ισѕα кσуυ νєяιρ//вєℓєѕє νєяιяιιм//!!<br />
<br />
)KuraMaDiGim CumLéLérin éN Anlamlı NokTaSiSin . .<br />
<br />
gєlєи иє gєтiяdi ĸi gidєи иє göтüяsüи...<br />
вєи нαyαтıмdαи мємиυиυм вєиi sєvмєyєи ölsüи!!!<br />
<br />
ONU UNUTTUNMU DİYE SORAN OLURSA UNUTTUM DEMEDEN ÖNCE BENİ HATIRLA!.:.<br />
<br />
k€L!m€L€r!n y€Tm€d!ğ! kAdArıMn€ kAdAr AnLaTıR&#36;am AnLaTaYıMAnLaDığIn kAdArImM.!<br />
<br />
ßana uMut ßaqLama ßen Topraqa Söz VErdim!<br />
[[[[[[[[[aşk;iLkOkUlDa kOm£d!_______OrTa oKuLdA TrAj?d!____lIs?d£ DrAm____ImAm hAtIpT£ hArAm&#93;&#93;&#93;&#93;&#93;&#93;&#93;<br />
<br />
SANMA BASKA Bİ NEFSİ KENDİ NEFSİNE HAMAL KIRBAÇIN DÜSTÜYSE ATTAN İNDE KENDİN AL<br />
<br />
Her Başa Taç Olmam AMa Olduğum BAşıda ASla Yere baqTIrmam<br />
<br />
[v€fAsIzLaRa KalDıYsA ßu YüReK İ&#36;i ZoR OlsA g€r€k&#93;<br />
<br />
KaL Dedim Gittin .. Benim HikayemDin Bittin ..<br />
<br />
Şey.. Acaba fazLadan 2 kanadın varsa verebLrmsn ? BenmkiLeri kırdıLarda<br />
<br />
Leş Kargalarını Seferber GördümKimini Yer Kimini Bakar GördümŞerefsiz Ellerden Şerefsiz Dillerden Şerefe Kalkan Nice Kadehler Gördüm<br />
<br />
Beni Tanımıyorsunuz Ahkam Kesmeyin Arkanıza Gölgeİçinize KorkuMezarınıza Konu Olurum<br />
<br />
öLdürmék iÇn siLah HanÇer Mi oLmaLı? SaçLar ßağ qözLer siLah qüLüşLer Kur&#36;un oLamaz Mı ?<br />
<br />
ßir warMış ßir yoKmu&#36; die başLar bütÜn masaLLar ßizim ki 0 mishaL<br />
<br />
<br />
Bir erkekle mutlu olmak için onu çokça anlayıp az da olsa sevmek; bir kadınla mutlu olmak içinse onu çokça sevip anlamaya hiç çalışmamak gerekir.<br />
<br />
yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığımyalnız olduğumu söyleyebileceğim kimsem olmadığı için yalnızım...<br />
<br />
senin neolduğun benm içn önemli deil.sonuçta gözlerimn sanabaktığı kadarsn.ben ogözleri senden çektiğm an hoşbi anı olarak kalrsn<br />
<br />
ŞİDDETİ___sevmem;___AMA___kullanmayı___İYİ___b ilirim!!!!<br />
<br />
<br />
Sattım a&#36;kı Sende kaLsın taLißim Çok Sen yaLansIn. . İstyorsaN öLe oLsUn ßir Dudak ver Üstü Kalsın.<br />
<br />
<br />
Hådî øyµn øynåyåLIm ; Sén ßénîm DµygµLårImLå  ßén Sénîn HåyåtInLå<br />
<br />
Mademki varlığım acı veriyor sana yokluğumla daha mutlusun öyleyse yokluğumla kal sevgili ki yokluğum benim bu aşk için büründüğüm son kimlik olsun...<br />
<br />
Bileğimi Kestim Kan Var Mı Baktım..<br />
Soğuk Bir Beden Var Duyguları Astım...<br />
Ellerimde Darbeler..Ömür Ömrümü Aştı..<br />
İstesem Beni Öldürür Müsün Aşkım...?<br />
<br />
<br />
Ne ZaMaN dUraCak biLmem KafaMıN döNMe doLapLarı  İNeCeK vaR durDuruN düNYaYı !!!<br />
<br />
Doqduqum Kusurdu Ya&#36;antım Hata Ben isYAn Ederim BöLe Hayata..<br />
<br />
AsLa KayßettikLeRim OLmaDı wazqeçtikLerim oLdu..!!<br />
<br />
Kiminin Herşeyiyim Kiminin sahip oLamadqı Tek &#36;eyHimm..!!<br />
<br />
<br />
Al sana yeni adres. Oturmaya bekleriz dön dolaş mahallesi arabul<br />
caddesi<br />
<br />
TeK KişiLik Dünyamda ÖlçüLü adımLarLa Yürüorum  BosverdiM arTıqq MasaLıma qeRi dönüoRumm..!<br />
<br />
''``**SusuyoruM artıK dahA fazLa batmamAk içiN karanLığına ama tutAmıyorum kaLbimin incE çığıkLarını yawAş yawAş sağır oLuyorum yokLuğunLa**`<br />
<br />
<br />
ßo&#36; ßi Mezar qördm iÇne haTaLrmı diiL hayaTma qirip haTa oLanLarı qömdm VazgeçiLmzmi Sandn kendni o bYk yaLanLrnı kaLbmde söndrdm<br />
<br />
Bugün bensem Dün sensin Deli bensem Zincirim sensin Sarhoş bensem Şarabım sensin<br />
Aşık bensem Aşkım sensin ve ben hala yaşıyorsam Sebebi Sensin….<br />
<br />
SoNuMuz MoRg Aç Bir TuBoRgNeFes ALmA eFeS aL2 GüN Önceydi Arİfe Haydi ŞiMdii ŞeReFe!!<br />
<br />
aL SaTiRi Vur SirTiMa naSil oLsa KahPéLik Son MoDa<br />
<br />
Hadi Be!!! Aşkmış Meşkmiş Seviyormuşmuş Yok GeLmezsem YoLumda ÖLüyormuş. Ya Sen Çocukluğunda Çok Masal DinLedin Yada Ben Soğumuşum İnsanLardan Ya Sen Cok Seviyorsun Yasamayı Yada Ben Soğumuşum Yaşamaktan. Boşver; Düşünme ÖyLe Kara Karabu DeVirDé Ask Ta paRa MéşkTé!!.<br />
<br />
uÇurumuN KenarınDa Da oLsaN SırF HayaTa GıcıKLıK oLsuN DİYe GüLümSe..!<br />
<br />
uNutmayıN; HeR aŞK ßiR ßitKi iSmiyLe ßaşlaR aMa HayvaN iSmiyLe SoN ßuluR..!<br />
<br />
eRkekleriN "SeNi SeviyoruM" DemeSi ßiR MumuN "aSLa SönmeyeceğiM" DemesiNe ßenzeR..!<br />
<br />
HayaT YaşandıĞı KadardıR GeriSi Ya HatıralarDa BiR iZ YaDa HayallerDe BiR uMuttuR..!<br />
<br />
öLüM öLüM DediğiN NediR Ki GülüM ßeN SeniN iÇiN YaşamaYı GöZe aLmışıM..!<br />
<br />
öYLe MasuM DurduğuMa KanMa SakıN ŞafaK 295 oLsaDa "FiRaRıM" YakıN..!<br />
<br />
<br />
DerDi oLaNı DinleriM DerdiM VarSa DerDe YoL aÇaNı SileR GeçeriM..!<br />
<br />
<br />
<br />
ßeni YormayIn! --&gt; çOk ü&#36;engeCim..<br />
ßana yaLan söyLemeyin ! --&gt; Nefret Ederim!<br />
ßana ßi&#36;ey sOrmayIn! --&gt; ßiLmiOrum!<br />
Ciddi oLmayIn --&gt; ßen güLüyorum...<br />
iÇeLim Demeyin! --&gt; DayanamIyorum!..<br />
GideLim Diyin! --&gt; GeLiyorum!...<br />
Dalga geÇeLim. --&gt; ßayıLıyorum !..<br />
Derdinmi var ¿ --&gt; DinLiyorum ...<br />
çOk mu zOr¿ --&gt; Ugra&#36;Iyorum!..<br />
ßana a&#36;Ik oLma! --&gt; ßen oLamIyOrum !!!<br />
****km ne derse desin ben böleimm degisemiyorum****<br />
<br />
<br />
Elimde Bir Kitap Sayfası İse Hayat Tek Tek Çeviriyorum Hepsi Bayat !!<br />
<br />
ßir Kere Gittin Ya Artık Bin Kere Dönsende Boş...Sen Bende Bittin Artık Ömrünce Sevsende Boş... "<br />
<br />
<br />
zaman hiç değişmeyen temposuyla sürüklerken suskunlukları yanlızlığabilmeni istiyorum;yaşam ile ölüm arasındaki tek fark sensin<br />
<br />
hayatta@ herşeyini k@ybetmiş bir ins@ndan d@ha cesuru yoqtur.yeterki ölüm yerine yaşamay1 tercih etsin<br />
<br />
кєѕкє уαηℓιzℓιgιм кα∂αя уαηιм∂α σℓѕαу∂ιη! кєѕкє уαηℓιzℓιgιмℓα ραуℓαѕтιgιмι ѕєηιηℓє ραуℓαѕѕαу∂ιм! кєѕкє ѕєηιη α∂ιη уαηℓιzℓιк σℓѕαу∂ι νє вєη нєρ уαηℓιz кαℓѕαу∂ιм!!!<br />
<br />
Sénin O Haincé védandan SonRa ßen çoktan véda ettm aşklara..<br />
<br />
ஐ๑((-_-))๑ஐsana karşı gurusuzdur kalbim seni affedecek kadar sevdimஐ๑((-_-))๑ஐ<br />
<br />
<br />
DeĞiŞtErEmEzSiN BeNi KaSmA BoŞa bEn bUyUm...bIrAz hUySuZ BiRaZ KıRıK BeN KeNdImLe mUtLuYuM...<br />
<br />
Kach KéZ KırıLdı ßu Yüréq Kach KéZ Kayßéttİ İnanCını HaLa ßurAdaySam GidénLéri DéiL AzraiLi ßékLédiqimdéndİr..!!<br />
<br />
•------»УàģмцгĻц &#36;ǿκąκĽáгđà ΉàУátιмι ĄгιYøгцм...!«------• √<br />
<br />
Unuttum DêMèk ßìLé Hà+îRLâMâK+îR<br />
<br />
AyNaYa BaKTıM UnUTuLaN BiRiNi GöRDüM BiRDe SeN BaK UnUTaNI GöRüRSüN ...<br />
<br />
HiçKimse ßeni HayaTından Tamamen SiLemez...iziM KaLır Ya Yüreğinde Yada ßedeninde...Yüreğin YoKsa Rahat oL...iziM ßedeninde!!!..<br />
<br />
GûLûşLér yaLañ artık SévdaLar DµmÀñ aLtı Cigaramıñ uCuñda YakıCam Bu aŞkı ! Çak KİBRİTİ Gör DUMANI !<br />
<br />
Bataryası zayıf rüyalarımıza şebeke hatası nedeniyle 1 süre ulaşılamadı. Şimdi full çeken hattımla seninleyim<br />
<br />
Kırıyorsa sözlerim susarım bir daha konuşmam.rahatsız ediyorsa varlığım ölürüm karşına çıkmam.rahatsız eden sevgim ise;ÜZGÜNÜM ONA ENGEL OLAMAM<br />
<br />
ßana okuLda 1 SaaTin 60 Dakika oLduğunu öğReTTiLer 1 DakikaNıN Da 60 Saniye oLduğunu öğReTTiLer amaSenSiz ßiR Dakikanın sonSuza Dek SüRDüğünü öğReTmeDiLer ..<br />
<br />
<br />
˙·٠٠•●Unut gitsin aksin Gözlerinden bir Damla Yas gibi..Unut ve diren Hayata Rüzgara duran Tas gibi..·٠٠•●<br />
<br />
dönüşü yok bu yolların ya gidersin yada gelir..ikisinden birini seç yoksa ecel geliverir<br />
<br />
sessiz ıssız sadece karanlık anlamadınmı hala!!! anlattığım yalnizlık<br />
<br />
кαηLı вıçαкLı dєqiL вυ α&#36;к...zαηLı νє уαѕαкLı...döηü&#36;üηüη ¢αηı ¢єнєηηємє ! уαяαмdα qidi&#36;iη ѕαкLı..!<br />
<br />
(Ą)ćļŷą (ş)ēķįľ (k)Óÿ<br />
<br />
۰۰۰βטИǻŁıм мΌďųйďąŷŀм εfķåŗľm ħåŧ śåfåđå۰۰۰<br />
<br />
Sanal dünya diyorlar burayauğradım geçtim.Beklediğim ufak bir telefon görüşmesiydi.artık ondan da vazgeçtim.Gideceksen git yolun açık olsun.Gözlerinde yüreğinde huzur bulmuştum al istemem o da SENİN OLSUN...<br />
<br />
unut gitsin diyorsun kolay olsa unuturdum biliyorsun<br />
<br />
Çok az şey isterim.İstediğimi alamazsam çok şey alırım..!!<br />
<br />
BeNdEn gIdEn BaNa dÖnEr AsKimI fArK EtTiGiNdE sEn Bu sAvAsI KaYbEtTiN mEyDaNi TeRk eTtIgInDe AdIn bIr ****&gt; ... ERKEK ... ****&lt; kAlDiYsA SaNa yAkIsAnI GöStEr bEn AnNeMdEn bÖyLe GöRdÜm aSk DeDiGin yÜrEk IsTeR ...<br />
<br />
a&#36;k bir kız içiN qözyaşı erKeK içiN sayfa baŞıdırr.!!<br />
[A&#93;cıya [Ş&#93;ekiL [K&#93;oy<br />
<br />
damDan dü&#36;er qibi hayaTıma qirdin bNi deLi diwaNe ettiN suÇum neydi kii beNimm kendiNe aşık ettinn .!!<br />
<br />
Hep KaZanAn sEN oLdunN Bile Bile KAyBETtim Nasıl KıyaRdıM Sana CanımDanDa ÖteyDİn SAna Yalan GElsEDe Ölesİye SeViLdiNn<br />
<br />
<br />
HaLa UnutMAdım İhanetİNİ KALbiMİn KıyaMeT AlameTinİ VeReYİmDe Al Gİt EmaNeTiNİ SöYleseNe HanGi KurŞuN sEnindİ ben TEk seNLe YıkıLmaDıMm!!!!<br />
<br />
KiNiMlE BoĞaRiM SeNi;nEfReTiMlE TiTrEtirİm bEdEnInI;AzRaİlin oLuR KeSeRiM NeFeSiNi!!!<br />
<br />
<br />
D€LiSiN D€Rdİn HeP..DoĞrU..HİçBir RaPoRda SABitLeNmEmİş DeLiLiKLeRiM VaR BnM..HeLe Bİrİ VaR kİ En ßÜyüĞÜ &#36;€N! &#36;€V!&#36;!M..<br />
<br />
<br />
siLinir diy0Lar eN aCı izLer ßiterMiş kışLarım qeLirmiş yazLar biLmezLer şu qönLüm derindeN sızLar unuTursun diye söLemeq koLay ...<br />
<br />
<br />
[c=63&#93;+*¨^¨*+Rë@LL¥ LoVë+*¨^¨*+ [/c=20&#93;<br />
<br />
<br />
Há¥áT ¥íÑé...; qíRí&#36; qéLí&#36;mé SoNuÇ.. qírí&#36; ; ÑéDéÑ§íZ... qéLí&#36;Mé ; úMíT§íZ...§oÑuÇ ; GéRéK§íZ.....<br />
<br />
<br />
tuZdan bir ewİm şekeRden bi sefqiLim warDı oLan oLdu=)yaqmur yaqdı =)=)<br />
<br />
<br />
[S&#93;ewDikL[e&#93;riM araSı[n&#93;da eN [S&#93;ewdiğ[i&#93;m kiM biLiy0rmusu[N&#93; !! =)<br />
<br />
<br />
a&#36;k biR kum saati qibidir kaLp doLarken beYin boşaLır =)<br />
<br />
ιηѕαηℓαя уαηℓιѕ уαραвιℓιяℓєя уαℓηιz вüуüк ιηѕαηℓαя уαηℓιѕℓαяιηι<br />
αηℓαяℓαя<br />
єη вüуüк σℓαуℓαя єη тαηтαηαℓı σℓαηℓαя ∂єğιℓ єη ѕєѕѕιz ѕααтℓєя∂ιя!!<br />
<br />
biz gerçeklerle saklanbaç oynamıorz milletin kaçtığı gerçeklerle<br />
beraber yaşıorz!!<br />
<br />
YaşamLa ölüm Arasindaki o ince cizgide Cambazlık Yapıyorum Bu Aralar Ayagım Kayınca cigliklar Düzgün yürüyünce ise alkıslar kopuyor biryerlerden!<br />
<br />
&#36;imdi yorgun yüreğim...Bunca çabaya rağmen o mutLuLuk güLü&#36;ünü yüzünde göremediğim için yorgun...CesaretsizLiğinLe  umursamazLığınLa a&#36;ka burun kıvırmanLa yorgun... Bu yüzden daha fazLa kaLdıramayacak seni... Daha fazLa ya&#36;ayamayacak bu umutsuz a&#36;kı. Yüreğim seni bu a&#36;kın EN ZAYIF HALKASI seçti...<br />
<br />
<br />
Ey insan ! Dilediğin gibi yaşa ölümü tadacaksın istediğine sarıl malesef bir gün ayrılacaksın.<br />
<br />
Eski yerini kalbimde arama... sen gözümden akan sellere karıştın ...!<br />
<br />
birgün soracaksın."ben mi hayat mı"?diye."hayat" diyeceğim.sonra sen küsüp gideceksin.ama hiçbir zmaan bilemeyeceksin ki;benim hayatım sensin...<br />
<br />
Sen ßenDen AyrıLmaya Karar VereCek Kadar KüçüLdüySen ... ßen Senin UğrunDa ÖLümü Göze ALaCak Kadar ßüyüDüm Demek†ir..<br />
<br />
<br />
&#36;arapSız DuraMayız £srarSiz KaLamayiz Ç€K£r!z £Maneti S!q€riz adaLeti..!!!<br />
<br />
SEN + BEN = BIRIZ SEN - BEN = HICIZ SEN / BEN = BÖLÜNMEYIZ.... !!!<br />
<br />
HeR GeNÇ DeLiKaNLıNıN BiR SeVGiLiSi oLaBiLir AmA HeR GeNÇ KıZıN BiR DeLiKaNLı SeVGiLiSi oLaMaZ...!!!<br />
<br />
her gülen yüzü sanma bahtiyar her kahkahanın ardında binlerce gözyaşı varr...<br />
<br />
Yağmur mutluluğuma gölge düşürmek için yağıyorsun aldırmıyorum. Niyetin beni ıslatmaksa ben zaten ağlıyorum..<br />
<br />
Gözlerine baktıkça ağlasada gözlerim Ağlamak içinde olsa gözlerini özledim<br />
<br />
Eğer içiyorsam rakıyı  eğer gözlerim eskisi gibi değilse yürüyüşüm değişmişse.KİME NE !<br />
<br />
єякєкℓєя кαℓℓєѕтιя ѕєνgι∂єи αиℓαмαz ѕιℓ gözуαѕℓαяιиι вє gυℓυм ѕєνєи αgℓαмαz....<br />
<br />
тαияı ѕαиα öℓє вι ¢єzα ωєяѕιикι вєиιм ѕєиι ѕєω∂ιğιм кα∂αя ѕєи∂є вαşкαѕıиı ѕєω ωє σ вιя вαşкαѕı вєиιм ѕєиι ѕєω∂ιğιм кα∂αя ѕєи∂єи иєfяєт єтѕιи!!!!!<br />
<br />
*иєfяєтє ѕєνgι∂єи ∂αнα çσк güνєиιяιм çüикü;иєfяєтιи ѕαнтєѕι σℓмαz<br />
<br />
иє αşкℓαя ναя∂ιя кιмвιℓιяуαşαимαуι вєкℓєуєи....иє αşιкℓαя ναя∂ιя кιмвιℓιяуαşα∂ιкℓαяιиα иєfяєт є∂єи<br />
<br />
Türkçe SevTürkçe DüşünTürkçe YaşaTürkçe Öl Çünkü Dünya Sana Hayran Sen Türksün Göster Gücünü Ürksün!!!!<br />
<br />
güη∂üzüм gє¢єм ѕöуℓє∂ιğιм нєя нє¢єм нαуαтıмıη уαяıѕı кαℓвιмιη вιя ραя¢αѕı ѕєνgιмιη αηℓαмι αşкıмıη тαмαмı нєя şєуιм ѕєηѕιη вє вαşιмιη вєℓαѕι...<br />
<br />
кιЯıLgaи biЯ cσcuguм Bэи  yuЯegiм caм кıЯıgI!<br />
вuTuи duyguLaЯdaи σиcэ  σgяэиdiм ayяıLıgı..<br />
ŜаLdιяgаи diуσяLая ваиа.. σуѕа кıЯıLgаиıм вэи!<br />
gσzуasLaяIм мu¢єvнэЯ ŜaкLıyσяuм нєякэsтєи..<br />
<br />
mutsuz insanlar hep bişeyler beklerler bunu biliyorum.çünkü bende hep bişiler bekliyorum.ama bişeyler bekledigim için mi mutsuzum yoksa mutsuz oldugum için mi bişiler bekliyorum onu anlamıyorum<br />
<br />
İsmİ KoNuLmAmIş AşK 3. TeKİLllere MuhTAçtır<br />
<br />
<br />
====HERŞEYİ BİLMENE GEREK YOK HADDİNİ BİL YETER====<br />
<br />
<br />
Duymak nedir bilir misin?<br />
Duymak ama anlatamamak<br />
Çemberini kıramamak kelimelerin.<br />
Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek<br />
'Seviyorum'diyememek<br />
Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin?<br />
<br />
<br />
ßizi satanLarı ßiz ßeLe&#36;e veririz.....!!!!<br />
Bir Ağaç Kurur Bir Fidan Dikeriz Bir Can Alır Bin Can Veririz<br />
<br />
<br />
KıR KalbiMi GönlüN oLsuN.. aL HeR ŞeYi GözüN<br />
DoysuN.. ŞimDi ßaşKa KollardayıM …ßu D SaNa KapaK OlSuN<br />
<br />
<br />
BiZiM BiR aDıMıZ VaR eZaNLa KoNDu SeLaYLa SiLiNiR. BiZ iKi GüNLüK aDaMLaRa iSiM SiLDiRMeYiZ<br />
<br />
<br />
Bir bakışın manası hiç bir sözde yok ..! Bir bakış bazen zehir bazen şifa verir. Bir bakış bir bakışı aslından emin eder. Unutma bir tanem sevenler daima gözleriyle yemin eder.<br />
<br />
<br />
§ëñ¥ §ëVDîgîM KåDåR ¥å&#36;å§å¥DîM..ôLûM§ûzLûgûñ åDîñî å&#36;k Kø¥åRDîM..¡<br />
<br />
<br />
ßazıLarı kendini artis sanıyo ama ßiLmiyoLarki onLarın artis oLduğu yerde yönetmen ßenim !!<br />
<br />
<br />
...&#36;èyTañín Tek gùnahì MèLèğe øLan A&#36;kìymî&#36;...<br />
<br />
<br />
Seni asil insanların basit sevgileriyle değil basit insanların asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel aşkımıza nokta koyma sana kucak dolusu virgül getirdim<br />
<br />
<br />
SENI UZAKTAN SEVMEYISANA BAKMADAN GORMEYISENI DUYMADAN DINLEMEYIGOZYASLARIMLA GULMEYIKAVUSMAK ICIN SABRETMEYI OGRENDIM AMA SENSIZ OLMAYI ASLA …<br />
<br />
<br />
●؟●∂αℓ яüzgαяı αƒƒєтѕє вιℓє ∂αℓ кıяıℓмış вιя кєяє...●؟●<br />
<br />
<br />
∂єℓι¢є ѕєν нαιη¢є тєяк єт αмα αℓ∂αтмα...(уσкѕα...)<br />
<br />
<br />
вєηι уüяєкℓєη∂ιяє¢єк вιя ѕöz ѕöуℓє şєняιη тυтѕαкℓαяıηα ѕαℓαуıм кαℓвιм∂єη вєηι уüяєкℓєη∂ιяє¢єк вιя ѕöz ѕöуℓє кυяşυηυ вєуηιмє ѕıкαуıм öуℓєѕιηє…!<br />
<br />
<br />
ѕєяѕєяιℓєя ηє ѕєωмєуι ηє αğℓαмαуı вιℓιяℓєямιş σℓαкι ѕєω∂ι вιя кєz ѕєωєяℓєямιş σℓαкι αğℓα∂ı gözуαşℓαяıηıη ∂üşтüğü уєя∂є öℓüяℓєямιş…!<br />
<br />
<br />
мιℓℓєt кüℓнαηвєуι σℓмυş єтяαƒı вσş вıяαqтıк çαкαℓℓαя ∂σğмυş вιzιм уüяü∂üğüмüz gαуяι мєçнυℓ уσℓмυş αℓєм ∂є∂ιкℓєяι şєу мєğєяѕє вυумυş нαяву∂єη нαℓιмιz ∂υмαη σℓмυş…!<br />
<br />
<br />
öуℓє ∂єятℓιуιмкι вυgє¢є уαğмυя σℓυρ уαğα¢αğıм вυ gє¢є şιмşєк σℓυρ çαкα¢αğıм вυ gє¢є ѕєℓ σℓυρ тαşα¢αğıм вαктıмкι σℓмυуσя кαƒαмα ѕıкıρ вιтιяє¢єğιм…!<br />
<br />
<br />
вιz кιмℓєяιz ∂ιує ѕσямαвιz нαуαтα вσş ωєямιşℓєя∂єηιz вιzє нαуαт ηє∂ιя ∂ιує ѕσямα вιz нαуαт ∂єяуαѕıη∂α уüzєηℓєя∂єηιz вιzι αяαмα ℓüχ мєкαηℓαя∂α вz ∂σѕт şαяαвı ιçєηℓєя∂єηιz вιzє αякα∂αş ηє∂ιя ∂ιує ѕσямα вιz σηℓαя ιçιη öℓüмüηє gι∂єηℓєя∂єηιz…!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
вιz∂є ѕαвαн σℓмαz вιz∂є güηєş ∂σğмαz вιz ιѕуαηкαяız кızıм вιzℓє ∂σѕт σℓмαк ѕιzє уαкışмαz тσρℓυм∂α нєρ ιтιℓιяιz ѕαηмα кι вυηα ιѕтєкℓιуιz вιz ѕα∂є¢є ѕєv∂ιкℓєяιмιzιη єѕєяιуιz…!<br />
<br />
<br />
gєηçℓιк çαğıм∂α кσρтυ кıуαмєт єтмє∂ιм єтмєм ѕαηα ιнαηєт gєℓмєz ∂ιуσяℓαя вιℓιуσяυм вυ вιя кєнαηєт..!<br />
<br />
<br />
∂υмαηıм∂α σ ωαя∂ı ѕιgαяαуı вıяαqтıм кα∂єнιм∂є σ ωαя∂ı ιçкιуι вıяαqтıм яüуαℓαяıм∂α σ ωαя∂ı υуυмαуı вıяαqтıм вαктıм кι σηѕυz σℓмυуσя уαşαмαуı вıяαqтıм..!<br />
<br />
<br />
<br />
∂єтαуℓαя αуηα∂ıя ƒαякı уαηѕıтıя кяαℓℓαя ιz вıяαqıя ѕσутαяıℓαя кıѕкαηıя..!<br />
<br />
<br />
мαƒуα∂α ѕιℓαнıмı кαяαкσℓ∂α яєѕмιмι ¢єzα єωιη∂є ιѕмιмι αℓєм∂є тєѕвιнιмι вıяαqтıм αмα ѕηι вıяαqαмα∂ıм..!<br />
<br />
<br />
αğℓα∂ıмı кιмѕєує ѕöуℓємє αηηє σηℓαя вєηι кяαℓ вιℓιуσя кız∂ıмı ∂üηуαуı уıкαя вιℓιуσя вιя çσ¢υк ιçιη вυ кα∂αя ∂üşтüğüмü вιℓмιуσяℓαя ..!<br />
<br />
<br />
ƒαякıмız тαяzıмız ∂єℓιкαηℓı σℓмαмız уα кαη кυѕтυяυяυz уα тαм ѕυѕтυяυяυz вυ нυѕυѕтα ηє кυяαℓ ηє∂є кяαℓ тαηıяız..!<br />
<br />
<br />
вιz öℓємєуι çσк∂αη gözє αℓ∂ıк∂α уαηıмız∂α кιмℓєяι göтüяѕєк σηυ ∂üşüηüуσяυz..!<br />
<br />
<br />
çєкмιş ¢ιgαяαуı кαƒαѕı ∂υмαηℓı αѕℓıη∂α нαяву ∂єℓιкαηℓı кσℓυη∂α 3-5 ƒαçα уαяαѕı σ∂α вι кαнρєηιη нαтıяαѕı..!<br />
<br />
<br />
ѕєωмєк кιмιηє göяє öℓмєк ∂ємєк öℓмєк кιмιηє göяє ѕєωмєк αмα αѕıℓ gєяçєк öℓüмüηє ѕєωηℓєя αѕℓα öℓємzℓєя..<br />
<br />
<br />
вιz вιzє уєтєяιz вιz αℓєм∂є тєкιz αℓєм вυуѕα кяαℓ вιzιѕ<br />
<br />
<br />
єη вüуüк нαуαℓιм ѕєη ιкєη ѕєηѕιz σℓмαк кσℓαумı ѕαηıуσяѕυη...!!؟<br />
<br />
<br />
1 gün ναzgєçιρ öℓüмє ѕєѕѕιz ѕє∂αѕız gιтмєк ιѕтєяѕєη уαηıмα gєℓ кι ѕαηα ѕєηѕιz уαşαмαηıη ѕєηѕιz σℓмαηıη öℓüм σℓ∂υğυηυ göѕтєяєуιм.<br />
<br />
<br />
вιя zαмαηℓαя αя∂ıη∂αη вαкαя αğℓαя∂ıм şιм∂ι ∂öηüρ αякαмα вιℓє вαкмαм вιя zαмηℓαя υğяυηα ∂üηуαℓαяı уαкαя∂ıм şιм∂ι şєяєƒѕιzιм вιя кιвяιт вιℓє Çαкмαм<br />
<br />
<br />
SeN HaYaLLeRiMiN CeLLaDi uMuTLaRiMiN KaTiLi Ve ZaVaLLi BiR öMRüN aCiMaSiZ aZRaiLi BeYNiMDeKi TeK KuR&#36;uNLa VuRDuM KeNDiMi GeLiP aLaBiLiRSiN eMaNeTiNi<br />
<br />
<br />
€ziLmi&#36; ßir Kentin SokakLarında Sevdası YasakLanmı&#36; Vede umutLarI Kur&#36;unLanmı&#36; GeceLerin İsyanKar SerSerisi...<br />
<br />
<br />
Acı Çekerek Geldik Bu GünlereBoyun £ğmeyiz KimselereKanmayız Sahte GülücüklereSaygı Şeklinde ÖvmelereHerkesin Ölüm Diye KorktuğunuBiz Sokakta Oyun Diye Oynarız...<br />
<br />
<br />
Biz Biz Olduqumuz Için S£viLdik ßizi SatanLarı KaLbimizden Bir Bir SiLdik . Geride 3-5 Kişi kaLdık ama içimiz rahat MutLuyuz . Çünkü Bu yaşımıza kadar Hiç Adam SATMADIK .! KraL OLmayanLara Taç taktık İşte En Buyuk Hatayı da ßurda Yaptık.!<br />
<br />
<br />
<br />
HisLerimdeN emiN değiLimbeLki pLatonik! FazLa sakindi Bu çocuK şimdi BirAkoLick!<br />
<br />
<br />
Ne varsa aradığım bilki sende bulmuşum..Senden öncesi yoktuseninle var olmuşum..Sende bütün umutlarsende bütün duygular..Beni sende aramaben artık senin olmuşum<br />
<br />
<br />
вαηα нı¢ ıηαηмα уαℓαη¢ıуıм!!σтυяυρ вяşєу αηηαтмα αℓαу¢ıуıм!!ѕєηıη уαяαη вηα ∂єgмєѕ ¢ηм..вєηмℓє σуυη σℓмαѕ мızıк¢ıуıм!!<br />
<br />
<br />
яüzgαя σℓυя ƒıятıηα вιçєя ∂ιвє ωυяυяυм!!∂üşмαη нαя¢αя∂σѕт вιяιктιяιя..ємєк ωєя∂ιğιм ємєğє ℓαуıк ∂ιιℓѕє ѕιℓєя gєçєяιмм!!<br />
<br />
<br />
ѕєη уαℓαηℓαяıηℓα мυтℓυ σℓℓ!!вєη gєя¢єкℓєяє ıηαηıяıм!!ѕєη вєη∂є вıттıgıη gυηη..ѕєηı уαℓαηℓαяıηℓα gσмєяıм!!<br />
<br />
<br />
gυωєη∂ıgıм тєк ѕєун!!αуηαуα вαктıgıм∂α gσя∂υgυм ωє уυкαяıуα вαктıgıм∂α gσяємє∂ıgıм∂ıя!!<br />
<br />
<br />
ѕєωмιş gιвι уαραя!!∂αℓgαмα вαкαяıмм؟؟вι ѕєωgιℓι уєяιηє вєş тαηєѕιℓє тαкıℓıяıм!!<br />
<br />
<br />
ηє ιℓкѕιη ηє∂є ѕση σℓ∂υη ѕєωgιмℓє вαşℓα∂ıη ηєƒяєтιмℓє уσк σℓ∂υη üzgüηüм єzιк ιηѕαη ѕєη∂є υηυтυℓ∂υη... ?<br />
<br />
<br />
Ben aklı gel git olanlardanım.ne kadar sewmedm deselerde ben o dienlern eski AŞKLARIIM .ben gün glr herkesn aklında sabahlarım!!!!!!!!!!!!!!!!!!<br />
<br />
<br />
<br />
Bilir msn bizde dostluk ndr??nefesin kesilirse al bu can senndr.yoln sonu uçurumsa dostum geri dön ilk adm bnmdr…<br />
<br />
<br />
<br />
вεи чαzdığıм кαdεяdε вαşяσℓ σчиuчoяumкεиdi şαиsıмı кεиdiм чαяατıyσrмиε σчuиcαк σℓuyσям nε dε σчuи.вαşℓαταи dα вεиiм вiτiяиdε!!.<br />
<br />
<br />
ßiZ aĞıR DeğiLiZ MiLLeT HafiF !<br />
<br />
<br />
hâyât 3.5 îlê 4 ârâsîndâdîr yâ 3.5 âtârsîn yâdâ 4 dôrtlûk yâsârsîn<br />
GiDene KaL déMek ZawaLLılaRa kaLana qit deMék TerßiyésizLeRe DönMeyene DöN demeK AciZLeRe HakedéNe YoL VeRMek Size YaKı&#36;Ir<br />
<br />
<br />
En Yitik Anımdayım... Dokunmayın Bana... Şiirlerimin Bir Mısrasına... Meze Olursunuz Sonra<br />
<br />
<br />
içimin en iç yanı bendeki bir enkaz yığını Seni terk etmenin bile başkaydı tadı!Sana hasretlenmek ztn bana mübahtı.Baksana bu ayrılık ikimize de çok yakıştı..!<br />
<br />
<br />
<br />
Yüz verdikçe yüz isteyen ne yüzler bilirim yolu yokuşa süren ne düzler bilirim. Dünya ****ün üstünde mi bilmem ama dünyanın üzerinde çok ****ler bilirim...<br />
<br />
<br />
KOPAN BİR İPE SIMSIKI BİR DÜĞÜM ATARSIN İPİN EN SAĞLAM YERİ ARTIK BU DÜĞÜMDÜR.AMA İPE HER DOKUNUŞUNDA CANINI ACITAN TEK NOKTA YİNE O DÜĞÜMDÜR.<br />
<br />
<br />
<br />
Erkekler mi daha akıllı yoksa kadınlar mı?<br />
Cvp vermek çok zor ama siz hiç<br />
Bacakları güzel diye bir erkeğin arkasından koşan kadın gördünüz mü?<br />
<br />
<br />
<br />
Kimileri seviyorum der çünkü ezberlemiştir<br />
Kimileri diyemez çünkü gerçekten sevmiştir...<br />
<br />
<br />
<br />
Zaman ne çıkarır ne böler. Fakat öyle bir toplar ki çarpma bile;<br />
bunun yanında etkisiz kalır.(<br />
<br />
<br />
üZüLMeYe DEĞMeZ BiR __ŞeReFSiZMiŞSiN__BuNu GeÇ AnLaDıM.GöZLeRiM DoLuYeNi BiR uFKa YeLKeN aÇTıM..<br />
<br />
<br />
<br />
Evlilik bir kale gibidir. Dışardakiler oraya girmek için içindekilerde;<br />
dışarı çıkmak için uğraşuırlar dururlar.<br />
<br />
<br />
єℓєşтιямє вєηιвєğєη∂ιуѕєη тαк∂ιя єт...нσşυηα gιтмιуσямυуυм кαƒαηα тαкмα ѕιктιя єт...<br />
<br />
<br />
Ben seni mi Sevmişim Sana mı Yanmışım Sana mı inanmışım Sana mı aldanmış kanmışım Ben Ne Kadar Aptalmışım...!<br />
<br />
<br />
Sevdamı €n Çok Anlatmak İstediğim Suskunluğumsun Artık...Sustum..Oysa Anlatacak Ne Çok Şey Wardı..!<br />
<br />
<br />
' Göremezler... İzin Wermessem Üzemezler... Çözemezler... Benim Bir Düşüm War ki Asla Bilemezler...!!!<br />
<br />
<br />
SiLDiKLERiM vardir bir de !!!onlar YANLI&#36;LARIM ve Pi&#36;MANLIKLARIMdir Adlari anilmaz hatirlari sorulmaz Sadece ""BEDDUALARIMDIR..<br />
<br />
<br />
Ya gözlerin aklımda Yada aklın adımda Ya hayalin karşımda Ya sesin kulağımda Ya ben çıldırıyorum Yada çok seviyorum Yada sevmek çok güzel yada sevilen ÇOOKKK özel:<br />
<br />
<br />
karıncaya sormuşlar nereye gidiyorsun demişler oda sevdiğime demiş bu ayaklarla nasıl gidersin demişler olsun kavuşamasam da yoluna ölürüm demiş<br />
<br />
<br />
вιzιм кяαℓ σℓ∂υğυмυz уєя∂є кιмѕє ∂єνℓєт кυяαмαz вιzιм ∂єνℓєт σℓ∂υğυмυz уєя∂є кιмѕє кяαℓ σℓαмαz<br />
<br />
<br />
σℓмαѕα∂α_кσℓυмυz∂α_ѕєωgιℓιмιz_αℓєм∂є_вєℓℓι∂ιя_ şєкℓιмιz_∂єяєуσℓυ_α∂яєѕιмιz_вι_güη_ѕιzι∂є_вєкℓ єяιz !!!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Siliyor Dünlerimi Yine Aşk .. ßirbaşıma ßırakıp Da ßeni...DuymazLıktaN GeLiyorsuN ßaK..<br />
<br />
ERKEK OLMAK hytına bir sürü kdn girmesi diildr önmli olan kaç tane kdını sevdqndir<br />
ERKEK OLMAK qeniş omuzlara sahip olmak diil önemli olan kaç kadına o omzlara yaslanacak kadar güven verdiqindr<br />
ERKEK OLMAK büyük ve ağır br eşyayı kolayca kaldırablmek diil önmli olan hytn yükünü cesurca taşıyablmektir...<br />
<br />
Dertleşmek istiyorsan 1 tuşla birisine sarılmak istiyorsan 2 tuşla eğlenmek için 3 tuşla mutlu olmak için 4 tuşla hepsini istiyorsan benim numaramı tuşla<br />
<br />
Ben seni son Rondo bisküvimi verecek vede yolculuğa çıktığında arkandan ülker çikolata yemeyecek kadar çok seviyoyum...<br />
<br />
Aşk sözle baslar dudak ile beslenir dokuz ay sonra baba diye seslenir...<br />
<br />
Ask bir pencere gibidir. Fazla açarsan havanı alırsın...<br />
<br />
Adamin biri birgün eczaneye sinek ilaci almaya gitmis ve eczaci ona "Sineginizin nesi var acaba?" demis<br />
<br />
<br />
Adamın biri komsuya gitmiş hamile kalmış. çünkü komsu kapıya kadar geçirmiş...<br />
<br />
Yok değil bu kalpte kimse yalandan söylenir her şey neyse hüzün hep yanlışımdı belki nedense dudaklar susmayıp konuşsa keşke<br />
<br />
Dostlarım vardı hayallerim gibi hayallerim vardı dostlarım gibi ikisi de yalandı sevdiğim gibi...<br />
<br />
Kural 1: her zaman haklıyım. Kural 2: haksız olduğumda birinci kuralı uygulayın<br />
<br />
3. dünya savaşı insanın kendiyle yaptığı savaştır<br />
<br />
Kefeni giyince endişeye gerek yok dünya malını da nerene sokarsan sok<br />
<br />
вη кιмѕєуι ѕαтмαм//ѕαтмαк вαηα уαкιѕмαzz//ѕαтιℓмαуι нαкк є∂ισѕα кσуυ νєяιρ//вєℓєѕє νєяιяιιм//!!<br />
<br />
)KuraMaDiGim CumLéLérin éN Anlamlı NokTaSiSin . .<br />
<br />
gєlєи иє gєтiяdi ĸi gidєи иє göтüяsüи...<br />
вєи нαyαтıмdαи мємиυиυм вєиi sєvмєyєи ölsüи!!!<br />
<br />
ONU UNUTTUNMU DİYE SORAN OLURSA UNUTTUM DEMEDEN ÖNCE BENİ HATIRLA!.:.<br />
<br />
k€L!m€L€r!n y€Tm€d!ğ! kAdArıMn€ kAdAr AnLaTıR&#36;am AnLaTaYıMAnLaDığIn kAdArImM.!<br />
<br />
ßana uMut ßaqLama ßen Topraqa Söz VErdim!<br />
[[[[[[[[[aşk;iLkOkUlDa kOm£d!_______OrTa oKuLdA TrAj?d!____lIs?d£ DrAm____ImAm hAtIpT£ hArAm]]]]]]]<br />
<br />
SANMA BASKA Bİ NEFSİ KENDİ NEFSİNE HAMAL KIRBAÇIN DÜSTÜYSE ATTAN İNDE KENDİN AL<br />
<br />
Her Başa Taç Olmam AMa Olduğum BAşıda ASla Yere baqTIrmam<br />
<br />
[v€fAsIzLaRa KalDıYsA ßu YüReK İ&#36;i ZoR OlsA g€r€k]<br />
<br />
KaL Dedim Gittin .. Benim HikayemDin Bittin ..<br />
<br />
Şey.. Acaba fazLadan 2 kanadın varsa verebLrmsn ? BenmkiLeri kırdıLarda<br />
<br />
Leş Kargalarını Seferber GördümKimini Yer Kimini Bakar GördümŞerefsiz Ellerden Şerefsiz Dillerden Şerefe Kalkan Nice Kadehler Gördüm<br />
<br />
Beni Tanımıyorsunuz Ahkam Kesmeyin Arkanıza Gölgeİçinize KorkuMezarınıza Konu Olurum<br />
<br />
öLdürmék iÇn siLah HanÇer Mi oLmaLı? SaçLar ßağ qözLer siLah qüLüşLer Kur&#36;un oLamaz Mı ?<br />
<br />
ßir warMış ßir yoKmu&#36; die başLar bütÜn masaLLar ßizim ki 0 mishaL<br />
<br />
<br />
Bir erkekle mutlu olmak için onu çokça anlayıp az da olsa sevmek; bir kadınla mutlu olmak içinse onu çokça sevip anlamaya hiç çalışmamak gerekir.<br />
<br />
yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığımyalnız olduğumu söyleyebileceğim kimsem olmadığı için yalnızım...<br />
<br />
senin neolduğun benm içn önemli deil.sonuçta gözlerimn sanabaktığı kadarsn.ben ogözleri senden çektiğm an hoşbi anı olarak kalrsn<br />
<br />
ŞİDDETİ___sevmem;___AMA___kullanmayı___İYİ___b ilirim!!!!<br />
<br />
<br />
Sattım a&#36;kı Sende kaLsın taLißim Çok Sen yaLansIn. . İstyorsaN öLe oLsUn ßir Dudak ver Üstü Kalsın.<br />
<br />
<br />
Hådî øyµn øynåyåLIm ; Sén ßénîm DµygµLårImLå  ßén Sénîn HåyåtInLå<br />
<br />
Mademki varlığım acı veriyor sana yokluğumla daha mutlusun öyleyse yokluğumla kal sevgili ki yokluğum benim bu aşk için büründüğüm son kimlik olsun...<br />
<br />
Bileğimi Kestim Kan Var Mı Baktım..<br />
Soğuk Bir Beden Var Duyguları Astım...<br />
Ellerimde Darbeler..Ömür Ömrümü Aştı..<br />
İstesem Beni Öldürür Müsün Aşkım...?<br />
<br />
<br />
Ne ZaMaN dUraCak biLmem KafaMıN döNMe doLapLarı  İNeCeK vaR durDuruN düNYaYı !!!<br />
<br />
Doqduqum Kusurdu Ya&#36;antım Hata Ben isYAn Ederim BöLe Hayata..<br />
<br />
AsLa KayßettikLeRim OLmaDı wazqeçtikLerim oLdu..!!<br />
<br />
Kiminin Herşeyiyim Kiminin sahip oLamadqı Tek &#36;eyHimm..!!<br />
<br />
<br />
Al sana yeni adres. Oturmaya bekleriz dön dolaş mahallesi arabul<br />
caddesi<br />
<br />
TeK KişiLik Dünyamda ÖlçüLü adımLarLa Yürüorum  BosverdiM arTıqq MasaLıma qeRi dönüoRumm..!<br />
<br />
''``**SusuyoruM artıK dahA fazLa batmamAk içiN karanLığına ama tutAmıyorum kaLbimin incE çığıkLarını yawAş yawAş sağır oLuyorum yokLuğunLa**`<br />
<br />
<br />
ßo&#36; ßi Mezar qördm iÇne haTaLrmı diiL hayaTma qirip haTa oLanLarı qömdm VazgeçiLmzmi Sandn kendni o bYk yaLanLrnı kaLbmde söndrdm<br />
<br />
Bugün bensem Dün sensin Deli bensem Zincirim sensin Sarhoş bensem Şarabım sensin<br />
Aşık bensem Aşkım sensin ve ben hala yaşıyorsam Sebebi Sensin….<br />
<br />
SoNuMuz MoRg Aç Bir TuBoRgNeFes ALmA eFeS aL2 GüN Önceydi Arİfe Haydi ŞiMdii ŞeReFe!!<br />
<br />
aL SaTiRi Vur SirTiMa naSil oLsa KahPéLik Son MoDa<br />
<br />
Hadi Be!!! Aşkmış Meşkmiş Seviyormuşmuş Yok GeLmezsem YoLumda ÖLüyormuş. Ya Sen Çocukluğunda Çok Masal DinLedin Yada Ben Soğumuşum İnsanLardan Ya Sen Cok Seviyorsun Yasamayı Yada Ben Soğumuşum Yaşamaktan. Boşver; Düşünme ÖyLe Kara Karabu DeVirDé Ask Ta paRa MéşkTé!!.<br />
<br />
uÇurumuN KenarınDa Da oLsaN SırF HayaTa GıcıKLıK oLsuN DİYe GüLümSe..!<br />
<br />
uNutmayıN; HeR aŞK ßiR ßitKi iSmiyLe ßaşlaR aMa HayvaN iSmiyLe SoN ßuluR..!<br />
<br />
eRkekleriN "SeNi SeviyoruM" DemeSi ßiR MumuN "aSLa SönmeyeceğiM" DemesiNe ßenzeR..!<br />
<br />
HayaT YaşandıĞı KadardıR GeriSi Ya HatıralarDa BiR iZ YaDa HayallerDe BiR uMuttuR..!<br />
<br />
öLüM öLüM DediğiN NediR Ki GülüM ßeN SeniN iÇiN YaşamaYı GöZe aLmışıM..!<br />
<br />
öYLe MasuM DurduğuMa KanMa SakıN ŞafaK 295 oLsaDa "FiRaRıM" YakıN..!<br />
<br />
<br />
DerDi oLaNı DinleriM DerdiM VarSa DerDe YoL aÇaNı SileR GeçeriM..!<br />
<br />
<br />
<br />
ßeni YormayIn! --&gt; çOk ü&#36;engeCim..<br />
ßana yaLan söyLemeyin ! --&gt; Nefret Ederim!<br />
ßana ßi&#36;ey sOrmayIn! --&gt; ßiLmiOrum!<br />
Ciddi oLmayIn --&gt; ßen güLüyorum...<br />
iÇeLim Demeyin! --&gt; DayanamIyorum!..<br />
GideLim Diyin! --&gt; GeLiyorum!...<br />
Dalga geÇeLim. --&gt; ßayıLıyorum !..<br />
Derdinmi var ¿ --&gt; DinLiyorum ...<br />
çOk mu zOr¿ --&gt; Ugra&#36;Iyorum!..<br />
ßana a&#36;Ik oLma! --&gt; ßen oLamIyOrum !!!<br />
****km ne derse desin ben böleimm degisemiyorum****<br />
<br />
<br />
Elimde Bir Kitap Sayfası İse Hayat Tek Tek Çeviriyorum Hepsi Bayat !!<br />
<br />
ßir Kere Gittin Ya Artık Bin Kere Dönsende Boş...Sen Bende Bittin Artık Ömrünce Sevsende Boş... "<br />
<br />
<br />
zaman hiç değişmeyen temposuyla sürüklerken suskunlukları yanlızlığabilmeni istiyorum;yaşam ile ölüm arasındaki tek fark sensin<br />
<br />
hayatta@ herşeyini k@ybetmiş bir ins@ndan d@ha cesuru yoqtur.yeterki ölüm yerine yaşamay1 tercih etsin<br />
<br />
кєѕкє уαηℓιzℓιgιм кα∂αя уαηιм∂α σℓѕαу∂ιη! кєѕкє уαηℓιzℓιgιмℓα ραуℓαѕтιgιмι ѕєηιηℓє ραуℓαѕѕαу∂ιм! кєѕкє ѕєηιη α∂ιη уαηℓιzℓιк σℓѕαу∂ι νє вєη нєρ уαηℓιz кαℓѕαу∂ιм!!!<br />
<br />
Sénin O Haincé védandan SonRa ßen çoktan véda ettm aşklara..<br />
<br />
ஐ๑((-_-))๑ஐsana karşı gurusuzdur kalbim seni affedecek kadar sevdimஐ๑((-_-))๑ஐ<br />
<br />
<br />
DeĞiŞtErEmEzSiN BeNi KaSmA BoŞa bEn bUyUm...bIrAz hUySuZ BiRaZ KıRıK BeN KeNdImLe mUtLuYuM...<br />
<br />
Kach KéZ KırıLdı ßu Yüréq Kach KéZ Kayßéttİ İnanCını HaLa ßurAdaySam GidénLéri DéiL AzraiLi ßékLédiqimdéndİr..!!<br />
<br />
•------»УàģмцгĻц &#36;ǿκąκĽáгđà ΉàУátιмι ĄгιYøгцм...!«------• √<br />
<br />
Unuttum DêMèk ßìLé Hà+îRLâMâK+îR<br />
<br />
AyNaYa BaKTıM UnUTuLaN BiRiNi GöRDüM BiRDe SeN BaK UnUTaNI GöRüRSüN ...<br />
<br />
HiçKimse ßeni HayaTından Tamamen SiLemez...iziM KaLır Ya Yüreğinde Yada ßedeninde...Yüreğin YoKsa Rahat oL...iziM ßedeninde!!!..<br />
<br />
GûLûşLér yaLañ artık SévdaLar DµmÀñ aLtı Cigaramıñ uCuñda YakıCam Bu aŞkı ! Çak KİBRİTİ Gör DUMANI !<br />
<br />
Bataryası zayıf rüyalarımıza şebeke hatası nedeniyle 1 süre ulaşılamadı. Şimdi full çeken hattımla seninleyim<br />
<br />
Kırıyorsa sözlerim susarım bir daha konuşmam.rahatsız ediyorsa varlığım ölürüm karşına çıkmam.rahatsız eden sevgim ise;ÜZGÜNÜM ONA ENGEL OLAMAM<br />
<br />
ßana okuLda 1 SaaTin 60 Dakika oLduğunu öğReTTiLer 1 DakikaNıN Da 60 Saniye oLduğunu öğReTTiLer amaSenSiz ßiR Dakikanın sonSuza Dek SüRDüğünü öğReTmeDiLer ..<br />
<br />
<br />
˙·٠٠•●Unut gitsin aksin Gözlerinden bir Damla Yas gibi..Unut ve diren Hayata Rüzgara duran Tas gibi..·٠٠•●<br />
<br />
dönüşü yok bu yolların ya gidersin yada gelir..ikisinden birini seç yoksa ecel geliverir<br />
<br />
sessiz ıssız sadece karanlık anlamadınmı hala!!! anlattığım yalnizlık<br />
<br />
кαηLı вıçαкLı dєqiL вυ α&#36;к...zαηLı νє уαѕαкLı...döηü&#36;üηüη ¢αηı ¢єнєηηємє ! уαяαмdα qidi&#36;iη ѕαкLı..!<br />
<br />
(Ą)ćļŷą (ş)ēķįľ (k)Óÿ<br />
<br />
۰۰۰βטИǻŁıм мΌďųйďąŷŀм εfķåŗľm ħåŧ śåfåđå۰۰۰<br />
<br />
Sanal dünya diyorlar burayauğradım geçtim.Beklediğim ufak bir telefon görüşmesiydi.artık ondan da vazgeçtim.Gideceksen git yolun açık olsun.Gözlerinde yüreğinde huzur bulmuştum al istemem o da SENİN OLSUN...<br />
<br />
unut gitsin diyorsun kolay olsa unuturdum biliyorsun<br />
<br />
Çok az şey isterim.İstediğimi alamazsam çok şey alırım..!!<br />
<br />
BeNdEn gIdEn BaNa dÖnEr AsKimI fArK EtTiGiNdE sEn Bu sAvAsI KaYbEtTiN mEyDaNi TeRk eTtIgInDe AdIn bIr ****&gt; ... ERKEK ... ****&lt; kAlDiYsA SaNa yAkIsAnI GöStEr bEn AnNeMdEn bÖyLe GöRdÜm aSk DeDiGin yÜrEk IsTeR ...<br />
<br />
a&#36;k bir kız içiN qözyaşı erKeK içiN sayfa baŞıdırr.!!<br />
[A]cıya [Ş]ekiL [K]oy<br />
<br />
damDan dü&#36;er qibi hayaTıma qirdin bNi deLi diwaNe ettiN suÇum neydi kii beNimm kendiNe aşık ettinn .!!<br />
<br />
Hep KaZanAn sEN oLdunN Bile Bile KAyBETtim Nasıl KıyaRdıM Sana CanımDanDa ÖteyDİn SAna Yalan GElsEDe Ölesİye SeViLdiNn<br />
<br />
<br />
HaLa UnutMAdım İhanetİNİ KALbiMİn KıyaMeT AlameTinİ VeReYİmDe Al Gİt EmaNeTiNİ SöYleseNe HanGi KurŞuN sEnindİ ben TEk seNLe YıkıLmaDıMm!!!!<br />
<br />
KiNiMlE BoĞaRiM SeNi;nEfReTiMlE TiTrEtirİm bEdEnInI;AzRaİlin oLuR KeSeRiM NeFeSiNi!!!<br />
<br />
<br />
D€LiSiN D€Rdİn HeP..DoĞrU..HİçBir RaPoRda SABitLeNmEmİş DeLiLiKLeRiM VaR BnM..HeLe Bİrİ VaR kİ En ßÜyüĞÜ &#36;€N! &#36;€V!&#36;!M..<br />
<br />
<br />
siLinir diy0Lar eN aCı izLer ßiterMiş kışLarım qeLirmiş yazLar biLmezLer şu qönLüm derindeN sızLar unuTursun diye söLemeq koLay ...<br />
<br />
<br />
[c=63]+*¨^¨*+Rë@LL¥ LoVë+*¨^¨*+ [/c=20]<br />
<br />
<br />
Há¥áT ¥íÑé...; qíRí&#36; qéLí&#36;mé SoNuÇ.. qírí&#36; ; ÑéDéÑ§íZ... qéLí&#36;Mé ; úMíT§íZ...§oÑuÇ ; GéRéK§íZ.....<br />
<br />
<br />
tuZdan bir ewİm şekeRden bi sefqiLim warDı oLan oLdu=)yaqmur yaqdı =)=)<br />
<br />
<br />
[S]ewDikL[e]riM araSı[n]da eN [S]ewdiğ[i]m kiM biLiy0rmusu[N] !! =)<br />
<br />
<br />
a&#36;k biR kum saati qibidir kaLp doLarken beYin boşaLır =)<br />
<br />
ιηѕαηℓαя уαηℓιѕ уαραвιℓιяℓєя уαℓηιz вüуüк ιηѕαηℓαя уαηℓιѕℓαяιηι<br />
αηℓαяℓαя<br />
єη вüуüк σℓαуℓαя єη тαηтαηαℓı σℓαηℓαя ∂єğιℓ єη ѕєѕѕιz ѕααтℓєя∂ιя!!<br />
<br />
biz gerçeklerle saklanbaç oynamıorz milletin kaçtığı gerçeklerle<br />
beraber yaşıorz!!<br />
<br />
YaşamLa ölüm Arasindaki o ince cizgide Cambazlık Yapıyorum Bu Aralar Ayagım Kayınca cigliklar Düzgün yürüyünce ise alkıslar kopuyor biryerlerden!<br />
<br />
&#36;imdi yorgun yüreğim...Bunca çabaya rağmen o mutLuLuk güLü&#36;ünü yüzünde göremediğim için yorgun...CesaretsizLiğinLe  umursamazLığınLa a&#36;ka burun kıvırmanLa yorgun... Bu yüzden daha fazLa kaLdıramayacak seni... Daha fazLa ya&#36;ayamayacak bu umutsuz a&#36;kı. Yüreğim seni bu a&#36;kın EN ZAYIF HALKASI seçti...<br />
<br />
<br />
Ey insan ! Dilediğin gibi yaşa ölümü tadacaksın istediğine sarıl malesef bir gün ayrılacaksın.<br />
<br />
Eski yerini kalbimde arama... sen gözümden akan sellere karıştın ...!<br />
<br />
birgün soracaksın."ben mi hayat mı"?diye."hayat" diyeceğim.sonra sen küsüp gideceksin.ama hiçbir zmaan bilemeyeceksin ki;benim hayatım sensin...<br />
<br />
Sen ßenDen AyrıLmaya Karar VereCek Kadar KüçüLdüySen ... ßen Senin UğrunDa ÖLümü Göze ALaCak Kadar ßüyüDüm Demek†ir..<br />
<br />
<br />
&#36;arapSız DuraMayız £srarSiz KaLamayiz Ç€K£r!z £Maneti S!q€riz adaLeti..!!!<br />
<br />
SEN + BEN = BIRIZ SEN - BEN = HICIZ SEN / BEN = BÖLÜNMEYIZ.... !!!<br />
<br />
HeR GeNÇ DeLiKaNLıNıN BiR SeVGiLiSi oLaBiLir AmA HeR GeNÇ KıZıN BiR DeLiKaNLı SeVGiLiSi oLaMaZ...!!!<br />
<br />
her gülen yüzü sanma bahtiyar her kahkahanın ardında binlerce gözyaşı varr...<br />
<br />
Yağmur mutluluğuma gölge düşürmek için yağıyorsun aldırmıyorum. Niyetin beni ıslatmaksa ben zaten ağlıyorum..<br />
<br />
Gözlerine baktıkça ağlasada gözlerim Ağlamak içinde olsa gözlerini özledim<br />
<br />
Eğer içiyorsam rakıyı  eğer gözlerim eskisi gibi değilse yürüyüşüm değişmişse.KİME NE !<br />
<br />
єякєкℓєя кαℓℓєѕтιя ѕєνgι∂єи αиℓαмαz ѕιℓ gözуαѕℓαяιиι вє gυℓυм ѕєνєи αgℓαмαz....<br />
<br />
тαияı ѕαиα öℓє вι ¢єzα ωєяѕιикι вєиιм ѕєиι ѕєω∂ιğιм кα∂αя ѕєи∂є вαşкαѕıиı ѕєω ωє σ вιя вαşкαѕı вєиιм ѕєиι ѕєω∂ιğιм кα∂αя ѕєи∂єи иєfяєт єтѕιи!!!!!<br />
<br />
*иєfяєтє ѕєνgι∂єи ∂αнα çσк güνєиιяιм çüикü;иєfяєтιи ѕαнтєѕι σℓмαz<br />
<br />
иє αşкℓαя ναя∂ιя кιмвιℓιяуαşαимαуι вєкℓєуєи....иє αşιкℓαя ναя∂ιя кιмвιℓιяуαşα∂ιкℓαяιиα иєfяєт є∂єи<br />
<br />
Türkçe SevTürkçe DüşünTürkçe YaşaTürkçe Öl Çünkü Dünya Sana Hayran Sen Türksün Göster Gücünü Ürksün!!!!<br />
<br />
güη∂üzüм gє¢єм ѕöуℓє∂ιğιм нєя нє¢єм нαуαтıмıη уαяıѕı кαℓвιмιη вιя ραя¢αѕı ѕєνgιмιη αηℓαмι αşкıмıη тαмαмı нєя şєуιм ѕєηѕιη вє вαşιмιη вєℓαѕι...<br />
<br />
кιЯıLgaи biЯ cσcuguм Bэи  yuЯegiм caм кıЯıgI!<br />
вuTuи duyguLaЯdaи σиcэ  σgяэиdiм ayяıLıgı..<br />
ŜаLdιяgаи diуσяLая ваиа.. σуѕа кıЯıLgаиıм вэи!<br />
gσzуasLaяIм мu¢єvнэЯ ŜaкLıyσяuм нєякэsтєи..<br />
<br />
mutsuz insanlar hep bişeyler beklerler bunu biliyorum.çünkü bende hep bişiler bekliyorum.ama bişeyler bekledigim için mi mutsuzum yoksa mutsuz oldugum için mi bişiler bekliyorum onu anlamıyorum<br />
<br />
İsmİ KoNuLmAmIş AşK 3. TeKİLllere MuhTAçtır<br />
<br />
<br />
====HERŞEYİ BİLMENE GEREK YOK HADDİNİ BİL YETER====<br />
<br />
<br />
Duymak nedir bilir misin?<br />
Duymak ama anlatamamak<br />
Çemberini kıramamak kelimelerin.<br />
Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek<br />
'Seviyorum'diyememek<br />
Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin?<br />
<br />
<br />
ßizi satanLarı ßiz ßeLe&#36;e veririz.....!!!!<br />
Bir Ağaç Kurur Bir Fidan Dikeriz Bir Can Alır Bin Can Veririz<br />
<br />
<br />
KıR KalbiMi GönlüN oLsuN.. aL HeR ŞeYi GözüN<br />
DoysuN.. ŞimDi ßaşKa KollardayıM …ßu D SaNa KapaK OlSuN<br />
<br />
<br />
BiZiM BiR aDıMıZ VaR eZaNLa KoNDu SeLaYLa SiLiNiR. BiZ iKi GüNLüK aDaMLaRa iSiM SiLDiRMeYiZ<br />
<br />
<br />
Bir bakışın manası hiç bir sözde yok ..! Bir bakış bazen zehir bazen şifa verir. Bir bakış bir bakışı aslından emin eder. Unutma bir tanem sevenler daima gözleriyle yemin eder.<br />
<br />
<br />
§ëñ¥ §ëVDîgîM KåDåR ¥å&#36;å§å¥DîM..ôLûM§ûzLûgûñ åDîñî å&#36;k Kø¥åRDîM..¡<br />
<br />
<br />
ßazıLarı kendini artis sanıyo ama ßiLmiyoLarki onLarın artis oLduğu yerde yönetmen ßenim !!<br />
<br />
<br />
...&#36;èyTañín Tek gùnahì MèLèğe øLan A&#36;kìymî&#36;...<br />
<br />
<br />
Seni asil insanların basit sevgileriyle değil basit insanların asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel aşkımıza nokta koyma sana kucak dolusu virgül getirdim<br />
<br />
<br />
SENI UZAKTAN SEVMEYISANA BAKMADAN GORMEYISENI DUYMADAN DINLEMEYIGOZYASLARIMLA GULMEYIKAVUSMAK ICIN SABRETMEYI OGRENDIM AMA SENSIZ OLMAYI ASLA …<br />
<br />
<br />
●؟●∂αℓ яüzgαяı αƒƒєтѕє вιℓє ∂αℓ кıяıℓмış вιя кєяє...●؟●<br />
<br />
<br />
∂єℓι¢є ѕєν нαιη¢є тєяк єт αмα αℓ∂αтмα...(уσкѕα...)<br />
<br />
<br />
вєηι уüяєкℓєη∂ιяє¢єк вιя ѕöz ѕöуℓє şєняιη тυтѕαкℓαяıηα ѕαℓαуıм кαℓвιм∂єη вєηι уüяєкℓєη∂ιяє¢єк вιя ѕöz ѕöуℓє кυяşυηυ вєуηιмє ѕıкαуıм öуℓєѕιηє…!<br />
<br />
<br />
ѕєяѕєяιℓєя ηє ѕєωмєуι ηє αğℓαмαуı вιℓιяℓєямιş σℓαкι ѕєω∂ι вιя кєz ѕєωєяℓєямιş σℓαкι αğℓα∂ı gözуαşℓαяıηıη ∂üşтüğü уєя∂є öℓüяℓєямιş…!<br />
<br />
<br />
мιℓℓєt кüℓнαηвєуι σℓмυş єтяαƒı вσş вıяαqтıк çαкαℓℓαя ∂σğмυş вιzιм уüяü∂üğüмüz gαуяι мєçнυℓ уσℓмυş αℓєм ∂є∂ιкℓєяι şєу мєğєяѕє вυумυş нαяву∂єη нαℓιмιz ∂υмαη σℓмυş…!<br />
<br />
<br />
öуℓє ∂єятℓιуιмкι вυgє¢є уαğмυя σℓυρ уαğα¢αğıм вυ gє¢є şιмşєк σℓυρ çαкα¢αğıм вυ gє¢є ѕєℓ σℓυρ тαşα¢αğıм вαктıмкι σℓмυуσя кαƒαмα ѕıкıρ вιтιяє¢єğιм…!<br />
<br />
<br />
вιz кιмℓєяιz ∂ιує ѕσямαвιz нαуαтα вσş ωєямιşℓєя∂єηιz вιzє нαуαт ηє∂ιя ∂ιує ѕσямα вιz нαуαт ∂єяуαѕıη∂α уüzєηℓєя∂єηιz вιzι αяαмα ℓüχ мєкαηℓαя∂α вz ∂σѕт şαяαвı ιçєηℓєя∂єηιz вιzє αякα∂αş ηє∂ιя ∂ιує ѕσямα вιz σηℓαя ιçιη öℓüмüηє gι∂єηℓєя∂єηιz…!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
вιz∂є ѕαвαн σℓмαz вιz∂є güηєş ∂σğмαz вιz ιѕуαηкαяız кızıм вιzℓє ∂σѕт σℓмαк ѕιzє уαкışмαz тσρℓυм∂α нєρ ιтιℓιяιz ѕαηмα кι вυηα ιѕтєкℓιуιz вιz ѕα∂є¢є ѕєv∂ιкℓєяιмιzιη єѕєяιуιz…!<br />
<br />
<br />
gєηçℓιк çαğıм∂α кσρтυ кıуαмєт єтмє∂ιм єтмєм ѕαηα ιнαηєт gєℓмєz ∂ιуσяℓαя вιℓιуσяυм вυ вιя кєнαηєт..!<br />
<br />
<br />
∂υмαηıм∂α σ ωαя∂ı ѕιgαяαуı вıяαqтıм кα∂єнιм∂є σ ωαя∂ı ιçкιуι вıяαqтıм яüуαℓαяıм∂α σ ωαя∂ı υуυмαуı вıяαqтıм вαктıм кι σηѕυz σℓмυуσя уαşαмαуı вıяαqтıм..!<br />
<br />
<br />
<br />
∂єтαуℓαя αуηα∂ıя ƒαякı уαηѕıтıя кяαℓℓαя ιz вıяαqıя ѕσутαяıℓαя кıѕкαηıя..!<br />
<br />
<br />
мαƒуα∂α ѕιℓαнıмı кαяαкσℓ∂α яєѕмιмι ¢єzα єωιη∂є ιѕмιмι αℓєм∂є тєѕвιнιмι вıяαqтıм αмα ѕηι вıяαqαмα∂ıм..!<br />
<br />
<br />
αğℓα∂ıмı кιмѕєує ѕöуℓємє αηηє σηℓαя вєηι кяαℓ вιℓιуσя кız∂ıмı ∂üηуαуı уıкαя вιℓιуσя вιя çσ¢υк ιçιη вυ кα∂αя ∂üşтüğüмü вιℓмιуσяℓαя ..!<br />
<br />
<br />
ƒαякıмız тαяzıмız ∂єℓιкαηℓı σℓмαмız уα кαη кυѕтυяυяυz уα тαм ѕυѕтυяυяυz вυ нυѕυѕтα ηє кυяαℓ ηє∂є кяαℓ тαηıяız..!<br />
<br />
<br />
вιz öℓємєуι çσк∂αη gözє αℓ∂ıк∂α уαηıмız∂α кιмℓєяι göтüяѕєк σηυ ∂üşüηüуσяυz..!<br />
<br />
<br />
çєкмιş ¢ιgαяαуı кαƒαѕı ∂υмαηℓı αѕℓıη∂α нαяву ∂єℓιкαηℓı кσℓυη∂α 3-5 ƒαçα уαяαѕı σ∂α вι кαнρєηιη нαтıяαѕı..!<br />
<br />
<br />
ѕєωмєк кιмιηє göяє öℓмєк ∂ємєк öℓмєк кιмιηє göяє ѕєωмєк αмα αѕıℓ gєяçєк öℓüмüηє ѕєωηℓєя αѕℓα öℓємzℓєя..<br />
<br />
<br />
вιz вιzє уєтєяιz вιz αℓєм∂є тєкιz αℓєм вυуѕα кяαℓ вιzιѕ<br />
<br />
<br />
єη вüуüк нαуαℓιм ѕєη ιкєη ѕєηѕιz σℓмαк кσℓαумı ѕαηıуσяѕυη...!!؟<br />
<br />
<br />
1 gün ναzgєçιρ öℓüмє ѕєѕѕιz ѕє∂αѕız gιтмєк ιѕтєяѕєη уαηıмα gєℓ кι ѕαηα ѕєηѕιz уαşαмαηıη ѕєηѕιz σℓмαηıη öℓüм σℓ∂υğυηυ göѕтєяєуιм.<br />
<br />
<br />
вιя zαмαηℓαя αя∂ıη∂αη вαкαя αğℓαя∂ıм şιм∂ι ∂öηüρ αякαмα вιℓє вαкмαм вιя zαмηℓαя υğяυηα ∂üηуαℓαяı уαкαя∂ıм şιм∂ι şєяєƒѕιzιм вιя кιвяιт вιℓє Çαкмαм<br />
<br />
<br />
SeN HaYaLLeRiMiN CeLLaDi uMuTLaRiMiN KaTiLi Ve ZaVaLLi BiR öMRüN aCiMaSiZ aZRaiLi BeYNiMDeKi TeK KuR&#36;uNLa VuRDuM KeNDiMi GeLiP aLaBiLiRSiN eMaNeTiNi<br />
<br />
<br />
€ziLmi&#36; ßir Kentin SokakLarında Sevdası YasakLanmı&#36; Vede umutLarI Kur&#36;unLanmı&#36; GeceLerin İsyanKar SerSerisi...<br />
<br />
<br />
Acı Çekerek Geldik Bu GünlereBoyun £ğmeyiz KimselereKanmayız Sahte GülücüklereSaygı Şeklinde ÖvmelereHerkesin Ölüm Diye KorktuğunuBiz Sokakta Oyun Diye Oynarız...<br />
<br />
<br />
Biz Biz Olduqumuz Için S£viLdik ßizi SatanLarı KaLbimizden Bir Bir SiLdik . Geride 3-5 Kişi kaLdık ama içimiz rahat MutLuyuz . Çünkü Bu yaşımıza kadar Hiç Adam SATMADIK .! KraL OLmayanLara Taç taktık İşte En Buyuk Hatayı da ßurda Yaptık.!<br />
<br />
<br />
<br />
HisLerimdeN emiN değiLimbeLki pLatonik! FazLa sakindi Bu çocuK şimdi BirAkoLick!<br />
<br />
<br />
Ne varsa aradığım bilki sende bulmuşum..Senden öncesi yoktuseninle var olmuşum..Sende bütün umutlarsende bütün duygular..Beni sende aramaben artık senin olmuşum<br />
<br />
<br />
вαηα нı¢ ıηαηмα уαℓαη¢ıуıм!!σтυяυρ вяşєу αηηαтмα αℓαу¢ıуıм!!ѕєηıη уαяαη вηα ∂єgмєѕ ¢ηм..вєηмℓє σуυη σℓмαѕ мızıк¢ıуıм!!<br />
<br />
<br />
яüzgαя σℓυя ƒıятıηα вιçєя ∂ιвє ωυяυяυм!!∂üşмαη нαя¢αя∂σѕт вιяιктιяιя..ємєк ωєя∂ιğιм ємєğє ℓαуıк ∂ιιℓѕє ѕιℓєя gєçєяιмм!!<br />
<br />
<br />
ѕєη уαℓαηℓαяıηℓα мυтℓυ σℓℓ!!вєη gєя¢єкℓєяє ıηαηıяıм!!ѕєη вєη∂є вıттıgıη gυηη..ѕєηı уαℓαηℓαяıηℓα gσмєяıм!!<br />
<br />
<br />
gυωєη∂ıgıм тєк ѕєун!!αуηαуα вαктıgıм∂α gσя∂υgυм ωє уυкαяıуα вαктıgıм∂α gσяємє∂ıgıм∂ıя!!<br />
<br />
<br />
ѕєωмιş gιвι уαραя!!∂αℓgαмα вαкαяıмм؟؟вι ѕєωgιℓι уєяιηє вєş тαηєѕιℓє тαкıℓıяıм!!<br />
<br />
<br />
ηє ιℓкѕιη ηє∂є ѕση σℓ∂υη ѕєωgιмℓє вαşℓα∂ıη ηєƒяєтιмℓє уσк σℓ∂υη üzgüηüм єzιк ιηѕαη ѕєη∂є υηυтυℓ∂υη... ?<br />
<br />
<br />
Ben aklı gel git olanlardanım.ne kadar sewmedm deselerde ben o dienlern eski AŞKLARIIM .ben gün glr herkesn aklında sabahlarım!!!!!!!!!!!!!!!!!!<br />
<br />
<br />
<br />
Bilir msn bizde dostluk ndr??nefesin kesilirse al bu can senndr.yoln sonu uçurumsa dostum geri dön ilk adm bnmdr…<br />
<br />
<br />
<br />
вεи чαzdığıм кαdεяdε вαşяσℓ σчиuчoяumкεиdi şαиsıмı кεиdiм чαяατıyσrмиε σчuиcαк σℓuyσям nε dε σчuи.вαşℓαταи dα вεиiм вiτiяиdε!!.<br />
<br />
<br />
ßiZ aĞıR DeğiLiZ MiLLeT HafiF !<br />
<br />
<br />
hâyât 3.5 îlê 4 ârâsîndâdîr yâ 3.5 âtârsîn yâdâ 4 dôrtlûk yâsârsîn<br />
GiDene KaL déMek ZawaLLılaRa kaLana qit deMék TerßiyésizLeRe DönMeyene DöN demeK AciZLeRe HakedéNe YoL VeRMek Size YaKı&#36;Ir<br />
<br />
<br />
En Yitik Anımdayım... Dokunmayın Bana... Şiirlerimin Bir Mısrasına... Meze Olursunuz Sonra<br />
<br />
<br />
içimin en iç yanı bendeki bir enkaz yığını Seni terk etmenin bile başkaydı tadı!Sana hasretlenmek ztn bana mübahtı.Baksana bu ayrılık ikimize de çok yakıştı..!<br />
<br />
<br />
<br />
Yüz verdikçe yüz isteyen ne yüzler bilirim yolu yokuşa süren ne düzler bilirim. Dünya ****ün üstünde mi bilmem ama dünyanın üzerinde çok ****ler bilirim...<br />
<br />
<br />
KOPAN BİR İPE SIMSIKI BİR DÜĞÜM ATARSIN İPİN EN SAĞLAM YERİ ARTIK BU DÜĞÜMDÜR.AMA İPE HER DOKUNUŞUNDA CANINI ACITAN TEK NOKTA YİNE O DÜĞÜMDÜR.<br />
<br />
<br />
<br />
Erkekler mi daha akıllı yoksa kadınlar mı?<br />
Cvp vermek çok zor ama siz hiç<br />
Bacakları güzel diye bir erkeğin arkasından koşan kadın gördünüz mü?<br />
<br />
<br />
<br />
Kimileri seviyorum der çünkü ezberlemiştir<br />
Kimileri diyemez çünkü gerçekten sevmiştir...<br />
<br />
<br />
<br />
Zaman ne çıkarır ne böler. Fakat öyle bir toplar ki çarpma bile;<br />
bunun yanında etkisiz kalır.(<br />
<br />
<br />
üZüLMeYe DEĞMeZ BiR __ŞeReFSiZMiŞSiN__BuNu GeÇ AnLaDıM.GöZLeRiM DoLuYeNi BiR uFKa YeLKeN aÇTıM..<br />
<br />
<br />
<br />
Evlilik bir kale gibidir. Dışardakiler oraya girmek için içindekilerde;<br />
dışarı çıkmak için uğraşuırlar dururlar.<br />
<br />
<br />
єℓєşтιямє вєηιвєğєη∂ιуѕєη тαк∂ιя єт...нσşυηα gιтмιуσямυуυм кαƒαηα тαкмα ѕιктιя єт...<br />
<br />
<br />
Ben seni mi Sevmişim Sana mı Yanmışım Sana mı inanmışım Sana mı aldanmış kanmışım Ben Ne Kadar Aptalmışım...!<br />
<br />
<br />
Sevdamı €n Çok Anlatmak İstediğim Suskunluğumsun Artık...Sustum..Oysa Anlatacak Ne Çok Şey Wardı..!<br />
<br />
<br />
' Göremezler... İzin Wermessem Üzemezler... Çözemezler... Benim Bir Düşüm War ki Asla Bilemezler...!!!<br />
<br />
<br />
SiLDiKLERiM vardir bir de !!!onlar YANLI&#36;LARIM ve Pi&#36;MANLIKLARIMdir Adlari anilmaz hatirlari sorulmaz Sadece ""BEDDUALARIMDIR..<br />
<br />
<br />
Ya gözlerin aklımda Yada aklın adımda Ya hayalin karşımda Ya sesin kulağımda Ya ben çıldırıyorum Yada çok seviyorum Yada sevmek çok güzel yada sevilen ÇOOKKK özel:<br />
<br />
<br />
karıncaya sormuşlar nereye gidiyorsun demişler oda sevdiğime demiş bu ayaklarla nasıl gidersin demişler olsun kavuşamasam da yoluna ölürüm demiş<br />
<br />
<br />
вιzιм кяαℓ σℓ∂υğυмυz уєя∂є кιмѕє ∂єνℓєт кυяαмαz вιzιм ∂єνℓєт σℓ∂υğυмυz уєя∂є кιмѕє кяαℓ σℓαмαz<br />
<br />
<br />
σℓмαѕα∂α_кσℓυмυz∂α_ѕєωgιℓιмιz_αℓєм∂є_вєℓℓι∂ιя_ şєкℓιмιz_∂єяєуσℓυ_α∂яєѕιмιz_вι_güη_ѕιzι∂є_вєкℓ єяιz !!!]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kurtce SozLer]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1568</link>
			<pubDate>Tue, 08 Dec 2009 06:47:00 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1568</guid>
			<description><![CDATA[Agır berda kayê xwe da ber bayê. - Samanı ateşe verdi, kendisi kenara çekildi.<br />
Agır xweşe lêari jê çêdıbe. - Ateş iyi de külü olmasa.<br />
Aqlê sıvık barê gırane. - Hafif akıl ağır yüktür.<br />
Aşê dêhna bı xwe dıgere. - Delinin değirmeni kendi kendine çalışır.<br />
Av bı bêjingê nayê cıvandın. - Elekle su toplanmaz.<br />
Ava de seri; çı buhustek çı çar tıli. - Başı aşan su; ha bir karış olmuş, ha dört parmak. <br />
<br />
Ba jı tehtê çı dıbe? - Yel kayadan ne götürür.<br />
Ban qul be bınban şıle. - Dam delikse damdibi ıslaktır.<br />
Baran dısekıne ga bı cıl dıke. - Yağmur durunca öküze çul örtüyor.<br />
Behr bı devê kûçka heram nabe. - Deniz itin ağzıyla haram olmaz.<br />
Bela tên serê mêra. - Bela yiğidin başına gelir.<br />
Bext nadım bı text. - Bahtı tahta değişmem.<br />
Bı desta berda bı lınga bıdû gerya. - Elini bıraktı, ayağı ile ardına düştü.<br />
Bı dınyê bışêwır bı aqlê xwe bık. - Dünyaya danış, aklına göre yap.<br />
Bıla avıs be kengi dızê bıla bızê. - Gebe olsun da ne zaman doğurursa doğursun.<br />
Bıla cwangê rokê bım, ne çêleka sed roji bım. - Bir günün boğası olayım, yüz günün ineği olmayayım.<br />
<br />
Bıla dılê mı bı dıl be bıla tûrê kırasê mû lı mı be. - Gönlüm hoş olsun da varsın giysim kıldan olsun.<br />
Bıla hespê çê be bıla bê nal be. - İyi at olsun da varsın nalı olmasın.<br />
Bıla rû bêşe zık ne êşe. - Yüz acısın, karın ağrımasın.<br />
Bırindar bı bırina xwe zane. - Yaralı yarasını bilir.<br />
Bı xweziya dest nagihê baqê keziya. - Keşke ile eller saç örgüsü demetine yetişmez. <br />
Carna mırov jı yarê diya xwere dıbê yabo. - Gün olur insan anasının dostuna baba der. <br />
Çavê derigırtiya lı ê derivekıryaye. - Kapısı kapalı olanın gözü kapısı açık olandadır.<br />
Çêlikê mara bê jahr nabın. - Yılanın yavrusu zehirsiz olmaz.<br />
Çıra jı korare def jı kerare bêfêdeye. - Çıranın köre, davulun sağıra yararı yoktur.<br />
Çû dermanê mizê gû lê esıri. - Sidik ilacına gitti kabız oldu. <br />
Dara xweziya şin nabe. - Keşkenin ağacı yeşermez.<br />
Darê jı bıni nebır. - Ağacı kökünden kesme.<br />
Deryê xerata bı bena gırêdayiye. - Marangozun kapısı iple bağlıdır.<br />
Deryê xwe bıgır ciranê xwe sız dernex. - Kapını kapa, komşunu hırsız çıkarma.<br />
Destê xebıti lı ser zıkê têre. - Çalışan el tok karnın üstündedir.<br />
Destkê bıvır ne jı darê be dar nakeve. - Baltanın sapı ağaçtan olmazsa ağaç devrilmez.<br />
Dev dıxwe rû fedi dıke. - Ağız yer yüz utanır.<br />
Dêhn ne dêhnın; ê jı wan bawer dıkın dêhnın. - Deliler deli değil onlara inananlar delidir.<br />
Dê û dotê şerkırın, bêaqıla bawer kırın. - Ana kız kavga ettiler, akılsızlar inandı.<br />
Dıbêjın tu lı rê qede û bele lı rê. - Derler ki sen yola çıkınca kaza bela birlikte yola çıkar.<br />
Dıkana Bekıro; du qalıb sabûn û çar torbe xwê. - Bekir'in dükkanı; iki kalıp sabun, dört torba tuz.<br />
Dılê şıvên bıxwaze kare jı nêri şir derxe. - Çobanın gönlü isterse tekeden süt çıkarır.<br />
Dılê tırsonek sênga gewr nabine. - Korkak yürekli ak göğsü göremez.<br />
Dınya guleke, bêhn bıke û bıde hevalê xwe. - Dünya bir güldür, kokla ve arkadaşına ver.<br />
Dınya lı dınyê; çavê gur lı mihê. - Dünya durdukça kurdun gözü koyundadır.<br />
Dit ezım nedit dızım. - Gördüyse benim, görmediyse hırsızım.<br />
Dûjmınê te gêrıkek be ji disa hesabê xwe bıke. - Düşmanın bir karınca bile olsa önlemini al.<br />
Dûr bi nure. - Uzak ışıklıdır. <br />
Eger xêr bê welatekiwê bıgıhije hemı cihê welât. - Eğer bir ülkeye iyilik gelirse ülkenin her yerine ulaşır.<br />
Erd bırınc be, av rûn be, ku xwedi tunebe zû xelas dıbe. - Yer pirinç olsa, su da yağ, sahibi yoksa tez biter.<br />
Eyarê bênamûsa fırehe. - Namussuzun postu geniştir.<br />
Ez çı dıbêjım bılûra mı çı dıbêje. - Ben ne diyorum kavalım ne çalıyor.<br />
Ez ezım tu tuye. - Ben benim sen sensin.<br />
Ez hêdi dımeşım bela dıghê mı, ez zû dımeşımez dıghêm bela. - Yavaş yürüyorum bela bana yetişiyor, hızlı yürüyorum ben belaya yetişiyorum. <br />
Ê dızya hıngıv bıke wê mêş pêvedın. - Bal hırsızını arı sokar.<br />
Ê jınê berde lı paniyê nanêre. - Karıyı boşayan ardından bakmaz.<br />
Ê ne dı şerde be şêre. - Kavgada olmayan aslan kesilir.<br />
Ê rabe cihê wi, ê bımre jina wi dımine. - Kalkanın yeri, ölenin karısı kalır.<br />
Êş hat Şam'ê, ecelhati mırın. - Bulaşıcı hastalık Şam'dan geldi, eceli gelenler öldü. <br />
Fala qereçiya lıhev derdıkeve. - Çingenenin falı birdir, atar tutturur.<br />
Feqir çûn xwe dalıqinın ditın ku dewlemend lı ba dıbın. - Fakir kendini asmaya gitti, zenginlerin ipte sallandıklarını gördü. <br />
Galgala ket nav dev û dırana, wê bıgere lı bajar û şarıstana. - Ağız ve dişerin arasına düşen söz, kentleri memleketleri dolaşır.<br />
Giha dıbın kevırde namine. - Taşın altında ot kalmaz.<br />
Gotna rast bı mırov ne xweş tê. - Doğru söz insana hoş gelmez.<br />
Gul ew gul bû baran ji lê hat şıl bû. - Gül gül değildi, yağmur yağdı mahvoldu.<br />
Gur dikujin qijak dıxun. - Kurt öldürür karga yer. <br />
Ha kevır lı cer ket ha cer lı kevır ket. - Ha taş testiye değmiş ha testi taşa.<br />
Hechecikê sılava lı hecêk. - Ey kırlangıç hacca selam söyle.<br />
Hemı çêlek tên dotın, hemi gotın nayên gotın. - Her inek sağılır, her söz söylenmez.<br />
Hem jı dêrê bû hem ji jı mızgeftê. - Hem kiliseden oldu hem de camiden.<br />
Hem serê xwe dışkine hem ji xercê xwe dıde. - Hem başını kırdırıyor, hem de vergisini ödüyor.<br />
Here mıletan, bıgre adetan. - Uluslara git, gelenekler öğren.<br />
Her giha lı ser koka xwe şin tê. - Her ot kendi kökü üzerinde yeşerir.<br />
Her kezizerek sımbêlsorek lı hımbere. - Her sarı örgülünün yanıbaşında bir kaytan bıyıklı vardır.<br />
Her tışt jı zıravi mırov jı stûri dıqete. - Her şey incelikten, insan kabalıktan kopar.<br />
Heta mı xwe naskır mal lı xwe xelas kır. - Kendimi tanıyıncaya kadar malımı bitirdim.<br />
Hevalê bêje "heval heval" mede dû. - "Arkadaş arkadaş" diyen arkadaşın ardından gitme.<br />
Heyfa cıwaniyê piri lı pêye. - Yazık gençliğe, yaşlılık ardından geliyor.<br />
Heywana tu bıgerini wê erzan bıbe. - Gezdirdiğin hayvan ucuz olur.<br />
Hın dıkın hın dıxwun. - Kimi yapar kimi yer.<br />
Hıngıvê debeye dı eyarê kâçıkdaye. - Süzme baldır ama it postu içindedir.<br />
Hûrık hûrık dagır tûrık. - Ufak ufak doldur dağarcığını. <br />
Jı hırçkê du eyar dernayê. - Bir ayıdan iki post çıkmaz.<br />
Jın kelehe mêr gırtiye. - Kadın kaledir erkek tutsaktır.<br />
Jı pıra pır dıçe jı hındıka hındık. - Çoktan çok gider, azdan az.<br />
Jı rovi fenektır tune jı eyarê wi pırtır tune. - Tilkiden kurnaz yoktur, derisinden de çok yoktur.<br />
Jı xelkêre masigıro jı xwere kwêsigıro. - Elaleme balıkçı kendine kaplumbağacı. <br />
Kanya ku tu avê jê vexwi kevra navêjyê. - Su içtiğin kaynağa taş atma.<br />
Karê ne jı mıre bayê wê dı ser mıre. - Benim olmayan işin yeli üzerimden geçsin.<br />
Keçkê bêbav çiyayê bêav. - Babasız kız susuz dağ gibidir.<br />
Keda helal dıbe mû naqete, keda haram bıbe weris ji dıqete. - Helal ekmek kıl olsa kopmaz, haram ekmek halat da olsa kopar.<br />
Kerê mıri jı gur natırse. - Ölmüş eşek kurttan korkmaz.<br />
Kes nakeve gora kesi. - Kimse kimsenin mezarına girmez.<br />
Ku kela şorbê çû buhayê heskê pere nake. - Çorba taşarsa kepçenin değeri para etmez.<br />
Kumê rasta tım qetyayiye. - Doğru kişinin külahı hep yırtıktır.<br />
Kurmê şiri heta piri. - Ana sütündeki kurt ölüme kadar.<br />
Ku te gırt bermede ku te berda bı dû nekeve. - Tuttunsa bırakma, bıraktınsa ardına düşme.<br />
Kûçık jı kê bıtırse bı wi ali dıreye. - Köpek korktuğu yana havlar. <br />
Lê kaliyê lê koriyê; mırın çêtırejı feqiriyê. - Ah yaşlılık ah körlük; ölüm yoksulluktan iyidir.<br />
Lı bejnê neri bı zêra kırî, laçek rakır kertkê guri. - Boyuna posuna baktı altınla aldı, örtüsünü kaldırdı kel çıktı.<br />
Lı kerê mırî dıgere ku nala jêke. - Ölmüş eşek arıyor ki nalını kopara. <br />
Mala me lı çoyê meye; çoyê me lı ser mılê meye. - Evimiz sopamızda, sopamız omzumuzun üstündedir.<br />
Malê axê dıçe canê xulêm dêşe. - Ağanın malı gider uşağın canı yanar.<br />
Malê çamêrki û xesiski wek hev dıre. - Cömerdin malıyla cimrinin malı aynı oranda harcanır.<br />
Mal lı ser malê nabe. - Ev üstünde ev olmaz.<br />
Mal mala teye lê bı alyê fıraxa nere. - Ev evindir ancak mutfak tarafına gitme.<br />
Meger lı newala nebin xeyala. - Vadilerde dolaşma, kabus görme.<br />
Mêja Kurmanca ne ibadete, adete. - Kürt'ün namazı ibadet değil adettir.<br />
Mêrê qels du cara şer dıxwaze. - Güçsüz adam iki kez kavga ister.<br />
Mırın mırıne xırexır çıye? - Ölüm ölümdür, hırıltı nedir?<br />
Mırişka bıgere wê lıngê wê bı zelq be. - Gezen tavuğun ayağında pislik olur.<br />
Mırov bı carkê qûnek nabe. - Bir seferle ibne olunmaz.<br />
Mırov xwe bı destê xwe ne xurine xura mırov naşkê. - İnsan kendini kendi eliyle kaşımazsa kaşıntısı geçmez. <br />
Nabêjın kê kır; dıbêjın kê got. - Kim yaptı demezler kim söyledi derler.<br />
Nan û pivaz hebe nexweşi çavreşiye. - Ekmek ve soğan olursa hastalık çekememezliktir.<br />
Navê gur derketiye; rovi dınya xera kır. - Kurdun adı çıkmış; tilki dünyayı yıktı.<br />
Ne dujmınê xeraba bın; dujmınê xerabiyê bın. - Kötülerin düşmanı değil kötülüğün düşmanı olun.<br />
Ne fene, ev çı dar û bene? - Tuzak değilse, bu ne değnek ve iptir?<br />
Ne xwar ne da hevala, geni kır avêt newala. - Ne yedi ne arkadaşlara verdi, kokuttu vadilere attı.<br />
Nıvışta bê tışt, xwedyê xwe kuşt. - Ücretsiz muska sahibini öldürdü. <br />
Pısik ne lı male mışk Evdırrehman'e. - Kedi evde olmayınca fare Abdurrahman kesilir.<br />
Pivaz, çı sor çı sıpi. - Soğan, ha kırmızı ha beyaz. <br />
Qantır nazê xwê şin nayê. - Katır doğurmaz, tuz yeşermez.<br />
Qedrê gulê çı zane; kelbeş dıvê kerê reş. - Gülün değerini ne bilir; devedikeni ister kara eşek.<br />
Qûna wê qûna mırişkêye hêkê qaza dıke. - Götü tavuk götüdür kaz yumurtası yumurtluyor. <br />
Reng rengın, sor bı dengın. - Renk renktir, kırmızı ünlüdür.<br />
Rûyê reş ne hewci teniyêye. - Kara yüze is gerekmez. <br />
Serê du berana dı beroşkêde nakela. - İki koçun başı bir tencerede kaynamaz.<br />
Sê wêne dost hene: Nano, gano, cano. - Üç türlü dost vardır: yiyici, ırz düşmanı, candan dost.<br />
Sımbêl bı pısika ji heye. - Bıyık kedide de vardır. <br />
Şahdê rovi terya wiye. - Tilkinin tanığı kuyruğudur.<br />
Şeb û şekır çûn Diyarbekır, şekır rûnişt deng nekır, şeb rabû pesnê xwe kır. - Şap ile şeker Diyarbakır'a gittiler, şeker sustu oturdu, şap kalktı kendini övdü.<br />
Şerê sıbehê jı xêra êvarê çêtıre. - Sabahın kavgası akşamın hayrından iyidir.<br />
Şeva reş keleha mêraye. - Kara gece yiğidin kalesidir.<br />
Şeytên gotiye "ê lı xwe bı heyıre ez dı winım." - Şeytan, "Şaşırıp kalanı edeyim." demiş.<br />
Şêr şêre; çı jine çı mêre. - Aslan aslandır; ha dişidir ha erkek.<br />
Şıkefta sed pez heryê wê sed û yek pez ji heryê. - Yüz koyunun sığdığı yere yüzbir koyun da sığar.<br />
Şûr kalanê xwe nabıre. - Kılıç kınını kesmez. <br />
Ta bı ta dıbe rih. - Kıl be kıl sakal olur.<br />
Taji bı zorê nare nêçırê. - Tazı zorla ava gitmez.<br />
Teyrê ku goşt dıxwun nıkılxwarın. - Et yiyen kartallar eğri gagalı olur.<br />
Tımayi bırakuje. - Tamah kardeş öldürendir.<br />
Tırsa gur jı baranê heba wê jı xwere kulavek çêkra. - Kurdun yağmurdan korkusu olsaydı kendine bir aba yapardı.<br />
Tu bı hıriba tê lı nav keri ba. - Yapağılı olsaydın sürü arasında olurdun.<br />
Tu cehnemê nebini buhuşt bı te xweş nabe. - Cehennemi görmezsen cennet sana tatlı olmaz.<br />
Tu çı têxi kewarê wê ew bê xwarê. - Dolaba ne koyarsan onu alırsın. <br />
War ew ware lê bıhar ne ew bıhare. - Yer aynı yer ama bahar aynı bahar değil.<br />
Wê ev hevira hin gelek avê hıline. - Bu hamur daha çok su kaldırır. <br />
Xeber çekê jınêye. - Küfür kadının silahıdır.<br />
Xeta xwar jı gayê pire. - Eğri çizgi yaşlı öküzdendir.<br />
Xwedê jı yekire xera bıke dıranê wi dı pelûlê de dışkê. - Allah birisinin işini bozarsa dişi sütlaçta kırılır.<br />
Xwedyê xêra dıbe evdalê ber dêra. - İyilik sahibi kilisenin hizmetçisi olur.<br />
Xwestek û kodık bı şûnde? - Dilencilik ve utangaçlık olmaz.<br />
Xılt çıqas axê bıkole bı serê xwe dadıke. - Köstebek ne kadar toprağı kazarsa başına döker. <br />
Ya nare aş ya ji dıre aşvan dıkuje. - Ya değirmene gitmiyor ya da gidip değirmenciyi öldürüyor.<br />
Yarê diya mı yek ba mınê bı dendıkê bıhiva bı xwedi bıkra. - Anamın dostu bir tane olsaydı onu bademiçiyle beslerdim.<br />
Yek ta nabe du ta tê ranabe. - Bir iplik olmuyor, iki iplik geçmiyor. Zıkê zaroka tıjeye lê zımanê wan nagere. - Çocukların karınları söz doludur ama dilleri dönmez.<br />
<br />
Zımanê dırêj darkukê serê xwedyê xwe ye. - Uzun dil sahibinin başına ağaçkakandır.<br />
Zor gêzerê radıke. - Zor, havucu kökünden çıkarır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Agır berda kayê xwe da ber bayê. - Samanı ateşe verdi, kendisi kenara çekildi.<br />
Agır xweşe lêari jê çêdıbe. - Ateş iyi de külü olmasa.<br />
Aqlê sıvık barê gırane. - Hafif akıl ağır yüktür.<br />
Aşê dêhna bı xwe dıgere. - Delinin değirmeni kendi kendine çalışır.<br />
Av bı bêjingê nayê cıvandın. - Elekle su toplanmaz.<br />
Ava de seri; çı buhustek çı çar tıli. - Başı aşan su; ha bir karış olmuş, ha dört parmak. <br />
<br />
Ba jı tehtê çı dıbe? - Yel kayadan ne götürür.<br />
Ban qul be bınban şıle. - Dam delikse damdibi ıslaktır.<br />
Baran dısekıne ga bı cıl dıke. - Yağmur durunca öküze çul örtüyor.<br />
Behr bı devê kûçka heram nabe. - Deniz itin ağzıyla haram olmaz.<br />
Bela tên serê mêra. - Bela yiğidin başına gelir.<br />
Bext nadım bı text. - Bahtı tahta değişmem.<br />
Bı desta berda bı lınga bıdû gerya. - Elini bıraktı, ayağı ile ardına düştü.<br />
Bı dınyê bışêwır bı aqlê xwe bık. - Dünyaya danış, aklına göre yap.<br />
Bıla avıs be kengi dızê bıla bızê. - Gebe olsun da ne zaman doğurursa doğursun.<br />
Bıla cwangê rokê bım, ne çêleka sed roji bım. - Bir günün boğası olayım, yüz günün ineği olmayayım.<br />
<br />
Bıla dılê mı bı dıl be bıla tûrê kırasê mû lı mı be. - Gönlüm hoş olsun da varsın giysim kıldan olsun.<br />
Bıla hespê çê be bıla bê nal be. - İyi at olsun da varsın nalı olmasın.<br />
Bıla rû bêşe zık ne êşe. - Yüz acısın, karın ağrımasın.<br />
Bırindar bı bırina xwe zane. - Yaralı yarasını bilir.<br />
Bı xweziya dest nagihê baqê keziya. - Keşke ile eller saç örgüsü demetine yetişmez. <br />
Carna mırov jı yarê diya xwere dıbê yabo. - Gün olur insan anasının dostuna baba der. <br />
Çavê derigırtiya lı ê derivekıryaye. - Kapısı kapalı olanın gözü kapısı açık olandadır.<br />
Çêlikê mara bê jahr nabın. - Yılanın yavrusu zehirsiz olmaz.<br />
Çıra jı korare def jı kerare bêfêdeye. - Çıranın köre, davulun sağıra yararı yoktur.<br />
Çû dermanê mizê gû lê esıri. - Sidik ilacına gitti kabız oldu. <br />
Dara xweziya şin nabe. - Keşkenin ağacı yeşermez.<br />
Darê jı bıni nebır. - Ağacı kökünden kesme.<br />
Deryê xerata bı bena gırêdayiye. - Marangozun kapısı iple bağlıdır.<br />
Deryê xwe bıgır ciranê xwe sız dernex. - Kapını kapa, komşunu hırsız çıkarma.<br />
Destê xebıti lı ser zıkê têre. - Çalışan el tok karnın üstündedir.<br />
Destkê bıvır ne jı darê be dar nakeve. - Baltanın sapı ağaçtan olmazsa ağaç devrilmez.<br />
Dev dıxwe rû fedi dıke. - Ağız yer yüz utanır.<br />
Dêhn ne dêhnın; ê jı wan bawer dıkın dêhnın. - Deliler deli değil onlara inananlar delidir.<br />
Dê û dotê şerkırın, bêaqıla bawer kırın. - Ana kız kavga ettiler, akılsızlar inandı.<br />
Dıbêjın tu lı rê qede û bele lı rê. - Derler ki sen yola çıkınca kaza bela birlikte yola çıkar.<br />
Dıkana Bekıro; du qalıb sabûn û çar torbe xwê. - Bekir'in dükkanı; iki kalıp sabun, dört torba tuz.<br />
Dılê şıvên bıxwaze kare jı nêri şir derxe. - Çobanın gönlü isterse tekeden süt çıkarır.<br />
Dılê tırsonek sênga gewr nabine. - Korkak yürekli ak göğsü göremez.<br />
Dınya guleke, bêhn bıke û bıde hevalê xwe. - Dünya bir güldür, kokla ve arkadaşına ver.<br />
Dınya lı dınyê; çavê gur lı mihê. - Dünya durdukça kurdun gözü koyundadır.<br />
Dit ezım nedit dızım. - Gördüyse benim, görmediyse hırsızım.<br />
Dûjmınê te gêrıkek be ji disa hesabê xwe bıke. - Düşmanın bir karınca bile olsa önlemini al.<br />
Dûr bi nure. - Uzak ışıklıdır. <br />
Eger xêr bê welatekiwê bıgıhije hemı cihê welât. - Eğer bir ülkeye iyilik gelirse ülkenin her yerine ulaşır.<br />
Erd bırınc be, av rûn be, ku xwedi tunebe zû xelas dıbe. - Yer pirinç olsa, su da yağ, sahibi yoksa tez biter.<br />
Eyarê bênamûsa fırehe. - Namussuzun postu geniştir.<br />
Ez çı dıbêjım bılûra mı çı dıbêje. - Ben ne diyorum kavalım ne çalıyor.<br />
Ez ezım tu tuye. - Ben benim sen sensin.<br />
Ez hêdi dımeşım bela dıghê mı, ez zû dımeşımez dıghêm bela. - Yavaş yürüyorum bela bana yetişiyor, hızlı yürüyorum ben belaya yetişiyorum. <br />
Ê dızya hıngıv bıke wê mêş pêvedın. - Bal hırsızını arı sokar.<br />
Ê jınê berde lı paniyê nanêre. - Karıyı boşayan ardından bakmaz.<br />
Ê ne dı şerde be şêre. - Kavgada olmayan aslan kesilir.<br />
Ê rabe cihê wi, ê bımre jina wi dımine. - Kalkanın yeri, ölenin karısı kalır.<br />
Êş hat Şam'ê, ecelhati mırın. - Bulaşıcı hastalık Şam'dan geldi, eceli gelenler öldü. <br />
Fala qereçiya lıhev derdıkeve. - Çingenenin falı birdir, atar tutturur.<br />
Feqir çûn xwe dalıqinın ditın ku dewlemend lı ba dıbın. - Fakir kendini asmaya gitti, zenginlerin ipte sallandıklarını gördü. <br />
Galgala ket nav dev û dırana, wê bıgere lı bajar û şarıstana. - Ağız ve dişerin arasına düşen söz, kentleri memleketleri dolaşır.<br />
Giha dıbın kevırde namine. - Taşın altında ot kalmaz.<br />
Gotna rast bı mırov ne xweş tê. - Doğru söz insana hoş gelmez.<br />
Gul ew gul bû baran ji lê hat şıl bû. - Gül gül değildi, yağmur yağdı mahvoldu.<br />
Gur dikujin qijak dıxun. - Kurt öldürür karga yer. <br />
Ha kevır lı cer ket ha cer lı kevır ket. - Ha taş testiye değmiş ha testi taşa.<br />
Hechecikê sılava lı hecêk. - Ey kırlangıç hacca selam söyle.<br />
Hemı çêlek tên dotın, hemi gotın nayên gotın. - Her inek sağılır, her söz söylenmez.<br />
Hem jı dêrê bû hem ji jı mızgeftê. - Hem kiliseden oldu hem de camiden.<br />
Hem serê xwe dışkine hem ji xercê xwe dıde. - Hem başını kırdırıyor, hem de vergisini ödüyor.<br />
Here mıletan, bıgre adetan. - Uluslara git, gelenekler öğren.<br />
Her giha lı ser koka xwe şin tê. - Her ot kendi kökü üzerinde yeşerir.<br />
Her kezizerek sımbêlsorek lı hımbere. - Her sarı örgülünün yanıbaşında bir kaytan bıyıklı vardır.<br />
Her tışt jı zıravi mırov jı stûri dıqete. - Her şey incelikten, insan kabalıktan kopar.<br />
Heta mı xwe naskır mal lı xwe xelas kır. - Kendimi tanıyıncaya kadar malımı bitirdim.<br />
Hevalê bêje "heval heval" mede dû. - "Arkadaş arkadaş" diyen arkadaşın ardından gitme.<br />
Heyfa cıwaniyê piri lı pêye. - Yazık gençliğe, yaşlılık ardından geliyor.<br />
Heywana tu bıgerini wê erzan bıbe. - Gezdirdiğin hayvan ucuz olur.<br />
Hın dıkın hın dıxwun. - Kimi yapar kimi yer.<br />
Hıngıvê debeye dı eyarê kâçıkdaye. - Süzme baldır ama it postu içindedir.<br />
Hûrık hûrık dagır tûrık. - Ufak ufak doldur dağarcığını. <br />
Jı hırçkê du eyar dernayê. - Bir ayıdan iki post çıkmaz.<br />
Jın kelehe mêr gırtiye. - Kadın kaledir erkek tutsaktır.<br />
Jı pıra pır dıçe jı hındıka hındık. - Çoktan çok gider, azdan az.<br />
Jı rovi fenektır tune jı eyarê wi pırtır tune. - Tilkiden kurnaz yoktur, derisinden de çok yoktur.<br />
Jı xelkêre masigıro jı xwere kwêsigıro. - Elaleme balıkçı kendine kaplumbağacı. <br />
Kanya ku tu avê jê vexwi kevra navêjyê. - Su içtiğin kaynağa taş atma.<br />
Karê ne jı mıre bayê wê dı ser mıre. - Benim olmayan işin yeli üzerimden geçsin.<br />
Keçkê bêbav çiyayê bêav. - Babasız kız susuz dağ gibidir.<br />
Keda helal dıbe mû naqete, keda haram bıbe weris ji dıqete. - Helal ekmek kıl olsa kopmaz, haram ekmek halat da olsa kopar.<br />
Kerê mıri jı gur natırse. - Ölmüş eşek kurttan korkmaz.<br />
Kes nakeve gora kesi. - Kimse kimsenin mezarına girmez.<br />
Ku kela şorbê çû buhayê heskê pere nake. - Çorba taşarsa kepçenin değeri para etmez.<br />
Kumê rasta tım qetyayiye. - Doğru kişinin külahı hep yırtıktır.<br />
Kurmê şiri heta piri. - Ana sütündeki kurt ölüme kadar.<br />
Ku te gırt bermede ku te berda bı dû nekeve. - Tuttunsa bırakma, bıraktınsa ardına düşme.<br />
Kûçık jı kê bıtırse bı wi ali dıreye. - Köpek korktuğu yana havlar. <br />
Lê kaliyê lê koriyê; mırın çêtırejı feqiriyê. - Ah yaşlılık ah körlük; ölüm yoksulluktan iyidir.<br />
Lı bejnê neri bı zêra kırî, laçek rakır kertkê guri. - Boyuna posuna baktı altınla aldı, örtüsünü kaldırdı kel çıktı.<br />
Lı kerê mırî dıgere ku nala jêke. - Ölmüş eşek arıyor ki nalını kopara. <br />
Mala me lı çoyê meye; çoyê me lı ser mılê meye. - Evimiz sopamızda, sopamız omzumuzun üstündedir.<br />
Malê axê dıçe canê xulêm dêşe. - Ağanın malı gider uşağın canı yanar.<br />
Malê çamêrki û xesiski wek hev dıre. - Cömerdin malıyla cimrinin malı aynı oranda harcanır.<br />
Mal lı ser malê nabe. - Ev üstünde ev olmaz.<br />
Mal mala teye lê bı alyê fıraxa nere. - Ev evindir ancak mutfak tarafına gitme.<br />
Meger lı newala nebin xeyala. - Vadilerde dolaşma, kabus görme.<br />
Mêja Kurmanca ne ibadete, adete. - Kürt'ün namazı ibadet değil adettir.<br />
Mêrê qels du cara şer dıxwaze. - Güçsüz adam iki kez kavga ister.<br />
Mırın mırıne xırexır çıye? - Ölüm ölümdür, hırıltı nedir?<br />
Mırişka bıgere wê lıngê wê bı zelq be. - Gezen tavuğun ayağında pislik olur.<br />
Mırov bı carkê qûnek nabe. - Bir seferle ibne olunmaz.<br />
Mırov xwe bı destê xwe ne xurine xura mırov naşkê. - İnsan kendini kendi eliyle kaşımazsa kaşıntısı geçmez. <br />
Nabêjın kê kır; dıbêjın kê got. - Kim yaptı demezler kim söyledi derler.<br />
Nan û pivaz hebe nexweşi çavreşiye. - Ekmek ve soğan olursa hastalık çekememezliktir.<br />
Navê gur derketiye; rovi dınya xera kır. - Kurdun adı çıkmış; tilki dünyayı yıktı.<br />
Ne dujmınê xeraba bın; dujmınê xerabiyê bın. - Kötülerin düşmanı değil kötülüğün düşmanı olun.<br />
Ne fene, ev çı dar û bene? - Tuzak değilse, bu ne değnek ve iptir?<br />
Ne xwar ne da hevala, geni kır avêt newala. - Ne yedi ne arkadaşlara verdi, kokuttu vadilere attı.<br />
Nıvışta bê tışt, xwedyê xwe kuşt. - Ücretsiz muska sahibini öldürdü. <br />
Pısik ne lı male mışk Evdırrehman'e. - Kedi evde olmayınca fare Abdurrahman kesilir.<br />
Pivaz, çı sor çı sıpi. - Soğan, ha kırmızı ha beyaz. <br />
Qantır nazê xwê şin nayê. - Katır doğurmaz, tuz yeşermez.<br />
Qedrê gulê çı zane; kelbeş dıvê kerê reş. - Gülün değerini ne bilir; devedikeni ister kara eşek.<br />
Qûna wê qûna mırişkêye hêkê qaza dıke. - Götü tavuk götüdür kaz yumurtası yumurtluyor. <br />
Reng rengın, sor bı dengın. - Renk renktir, kırmızı ünlüdür.<br />
Rûyê reş ne hewci teniyêye. - Kara yüze is gerekmez. <br />
Serê du berana dı beroşkêde nakela. - İki koçun başı bir tencerede kaynamaz.<br />
Sê wêne dost hene: Nano, gano, cano. - Üç türlü dost vardır: yiyici, ırz düşmanı, candan dost.<br />
Sımbêl bı pısika ji heye. - Bıyık kedide de vardır. <br />
Şahdê rovi terya wiye. - Tilkinin tanığı kuyruğudur.<br />
Şeb û şekır çûn Diyarbekır, şekır rûnişt deng nekır, şeb rabû pesnê xwe kır. - Şap ile şeker Diyarbakır'a gittiler, şeker sustu oturdu, şap kalktı kendini övdü.<br />
Şerê sıbehê jı xêra êvarê çêtıre. - Sabahın kavgası akşamın hayrından iyidir.<br />
Şeva reş keleha mêraye. - Kara gece yiğidin kalesidir.<br />
Şeytên gotiye "ê lı xwe bı heyıre ez dı winım." - Şeytan, "Şaşırıp kalanı edeyim." demiş.<br />
Şêr şêre; çı jine çı mêre. - Aslan aslandır; ha dişidir ha erkek.<br />
Şıkefta sed pez heryê wê sed û yek pez ji heryê. - Yüz koyunun sığdığı yere yüzbir koyun da sığar.<br />
Şûr kalanê xwe nabıre. - Kılıç kınını kesmez. <br />
Ta bı ta dıbe rih. - Kıl be kıl sakal olur.<br />
Taji bı zorê nare nêçırê. - Tazı zorla ava gitmez.<br />
Teyrê ku goşt dıxwun nıkılxwarın. - Et yiyen kartallar eğri gagalı olur.<br />
Tımayi bırakuje. - Tamah kardeş öldürendir.<br />
Tırsa gur jı baranê heba wê jı xwere kulavek çêkra. - Kurdun yağmurdan korkusu olsaydı kendine bir aba yapardı.<br />
Tu bı hıriba tê lı nav keri ba. - Yapağılı olsaydın sürü arasında olurdun.<br />
Tu cehnemê nebini buhuşt bı te xweş nabe. - Cehennemi görmezsen cennet sana tatlı olmaz.<br />
Tu çı têxi kewarê wê ew bê xwarê. - Dolaba ne koyarsan onu alırsın. <br />
War ew ware lê bıhar ne ew bıhare. - Yer aynı yer ama bahar aynı bahar değil.<br />
Wê ev hevira hin gelek avê hıline. - Bu hamur daha çok su kaldırır. <br />
Xeber çekê jınêye. - Küfür kadının silahıdır.<br />
Xeta xwar jı gayê pire. - Eğri çizgi yaşlı öküzdendir.<br />
Xwedê jı yekire xera bıke dıranê wi dı pelûlê de dışkê. - Allah birisinin işini bozarsa dişi sütlaçta kırılır.<br />
Xwedyê xêra dıbe evdalê ber dêra. - İyilik sahibi kilisenin hizmetçisi olur.<br />
Xwestek û kodık bı şûnde? - Dilencilik ve utangaçlık olmaz.<br />
Xılt çıqas axê bıkole bı serê xwe dadıke. - Köstebek ne kadar toprağı kazarsa başına döker. <br />
Ya nare aş ya ji dıre aşvan dıkuje. - Ya değirmene gitmiyor ya da gidip değirmenciyi öldürüyor.<br />
Yarê diya mı yek ba mınê bı dendıkê bıhiva bı xwedi bıkra. - Anamın dostu bir tane olsaydı onu bademiçiyle beslerdim.<br />
Yek ta nabe du ta tê ranabe. - Bir iplik olmuyor, iki iplik geçmiyor. Zıkê zaroka tıjeye lê zımanê wan nagere. - Çocukların karınları söz doludur ama dilleri dönmez.<br />
<br />
Zımanê dırêj darkukê serê xwedyê xwe ye. - Uzun dil sahibinin başına ağaçkakandır.<br />
Zor gêzerê radıke. - Zor, havucu kökünden çıkarır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kürtçe Msn Nickleri]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1567</link>
			<pubDate>Mon, 07 Dec 2009 04:24:40 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1567</guid>
			<description><![CDATA[-evina azadî<br />
-tu; rojhilata dilêmin<br />
-evinamin welatemine<br />
-asiqé teme<br />
-min biriya tê kiriryê bawerk'm biriya tê kiriye<br />
-Bejnate naye<br />
-girtiyen azadiye<br />
-jana dilemin<br />
-bete nabe jiyan<br />
-navete dileminda ma<br />
-bêriya dilêmin<br />
-evin bi kul u derdê lawiko derste min berde<br />
-em mam bi tene<br />
-bête sebramin naye<br />
-doza welat jibir nakim<br />
-edi bese zilm u zor<br />
-tu her tim dilemin deye<br />
-vêgere<br />
 <br />
Kanya ku tu avê jê vexwi kevra navêjyê. - Su içtigin kaynaga tas atma<br />
Keçkê bêbav çiyayê bêav. - Babasiz kiz susuz dag gibidir.<br />
Nabêjin kê kir; dibêjin kê got. - Kim yapti demezler kim söyledi derler.<br />
Sêr Sêre; çi jine çi mêre. - Aslan aslandir; ha disidir ha erkek.<br />
Tu cehnemê nebini buhust bi te xwes nabe. - Cehennemi görmezsen cennet sana tatli olmaz.<br />
Tirsa gur ji baranê heba wê ji xwere kulavek çêkra. - Kurdun yagmurdan korkusu olsaydi kendine bir aba yapardi.<br />
Xwedê ji yekire xera bike diranê wi di pelûlê de disikê. - Allah birisinin isini bozarsa disi sütlaçta kirilir.<br />
Zikê zaroka tijeye lê zimanê wan nagere. - Çocuklarin karinlari söz doludur ama dilleri dönmez.<br />
Taji bi zorê nare nêçirê. - Tazi zorla ava gitmez.<br />
Teyrê ku gost dixwun nikilxwarin. - Et yiyen kartallar egri gagali olur.<br />
Destê xebiti li ser zikê têre. -Çalisan el tok karnin üstündedir.<br />
Feqir çûn xwe daliqinin ditin ku dewlemend li ba dibin. - Fakir kendini asmaya gitti zenginlerin ipte sallandiklarini gördü.<br />
Hevalê bêje “heval heval” mede dû. - “Arkadas arkadas” diyen arkadasin ardindan gitme.<br />
Erd birinc be av rûn be ku xwedi tunebe zû xelas dibe. - Yer pirinç olsa su da yag sahibi yoksa tez biter.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[-evina azadî<br />
-tu; rojhilata dilêmin<br />
-evinamin welatemine<br />
-asiqé teme<br />
-min biriya tê kiriryê bawerk'm biriya tê kiriye<br />
-Bejnate naye<br />
-girtiyen azadiye<br />
-jana dilemin<br />
-bete nabe jiyan<br />
-navete dileminda ma<br />
-bêriya dilêmin<br />
-evin bi kul u derdê lawiko derste min berde<br />
-em mam bi tene<br />
-bête sebramin naye<br />
-doza welat jibir nakim<br />
-edi bese zilm u zor<br />
-tu her tim dilemin deye<br />
-vêgere<br />
 <br />
Kanya ku tu avê jê vexwi kevra navêjyê. - Su içtigin kaynaga tas atma<br />
Keçkê bêbav çiyayê bêav. - Babasiz kiz susuz dag gibidir.<br />
Nabêjin kê kir; dibêjin kê got. - Kim yapti demezler kim söyledi derler.<br />
Sêr Sêre; çi jine çi mêre. - Aslan aslandir; ha disidir ha erkek.<br />
Tu cehnemê nebini buhust bi te xwes nabe. - Cehennemi görmezsen cennet sana tatli olmaz.<br />
Tirsa gur ji baranê heba wê ji xwere kulavek çêkra. - Kurdun yagmurdan korkusu olsaydi kendine bir aba yapardi.<br />
Xwedê ji yekire xera bike diranê wi di pelûlê de disikê. - Allah birisinin isini bozarsa disi sütlaçta kirilir.<br />
Zikê zaroka tijeye lê zimanê wan nagere. - Çocuklarin karinlari söz doludur ama dilleri dönmez.<br />
Taji bi zorê nare nêçirê. - Tazi zorla ava gitmez.<br />
Teyrê ku gost dixwun nikilxwarin. - Et yiyen kartallar egri gagali olur.<br />
Destê xebiti li ser zikê têre. -Çalisan el tok karnin üstündedir.<br />
Feqir çûn xwe daliqinin ditin ku dewlemend li ba dibin. - Fakir kendini asmaya gitti zenginlerin ipte sallandiklarini gördü.<br />
Hevalê bêje “heval heval” mede dû. - “Arkadas arkadas” diyen arkadasin ardindan gitme.<br />
Erd birinc be av rûn be ku xwedi tunebe zû xelas dibe. - Yer pirinç olsa su da yag sahibi yoksa tez biter.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Aşkı Anlat Bana]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1566</link>
			<pubDate>Sun, 06 Dec 2009 15:09:09 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1566</guid>
			<description><![CDATA[Öyle anlat ki, ilk kez aşık oluyormuşcasına garip bir heyecanla tanışayım yeniden...Öyle anlat ki, tüm bildiklerimi unutayım bir otel odasında ve yola çıkmak gelsin içindem. Trenleri düşüneyim, uçakları değil, ayışığı gölgesinde geceler yasemin koksun usulca, bir çakıl okyanusların yosununu taşısın avuçlarıma; görmediğim kentler benim olsun, konuşmadığım diller anadilim...Dar zamanlara nice dünyayı sığdırayım da, geniş zamanlarda bir telefon sesine tutsak kalayım... Aşkı anlat bana, öyle anlat ki, kalabalıklarda yalnız, yalnızlığımda kalabalık olayım; mutluluklardan ve mutsuzluklardan arınayım...Hep yağmur yağsın anlattığın aşkta, kapılar ardına kadar açılsın ve öyle unutulsun, akan bir tavan olsun çatı katında, terasta sardunyalar, sonra bir kedi olsun mutlaka, sokakta bulunup eve getirilmiş tekir bir kedi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Öyle anlat ki, ilk kez aşık oluyormuşcasına garip bir heyecanla tanışayım yeniden...Öyle anlat ki, tüm bildiklerimi unutayım bir otel odasında ve yola çıkmak gelsin içindem. Trenleri düşüneyim, uçakları değil, ayışığı gölgesinde geceler yasemin koksun usulca, bir çakıl okyanusların yosununu taşısın avuçlarıma; görmediğim kentler benim olsun, konuşmadığım diller anadilim...Dar zamanlara nice dünyayı sığdırayım da, geniş zamanlarda bir telefon sesine tutsak kalayım... Aşkı anlat bana, öyle anlat ki, kalabalıklarda yalnız, yalnızlığımda kalabalık olayım; mutluluklardan ve mutsuzluklardan arınayım...Hep yağmur yağsın anlattığın aşkta, kapılar ardına kadar açılsın ve öyle unutulsun, akan bir tavan olsun çatı katında, terasta sardunyalar, sonra bir kedi olsun mutlaka, sokakta bulunup eve getirilmiş tekir bir kedi...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yeni Yıl 2010]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1565</link>
			<pubDate>Sun, 06 Dec 2009 15:02:13 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1565</guid>
			<description><![CDATA[Yeni yılın kellere saç<br />
<br />
Hastasına maç<br />
<br />
Hastalara sağlık<br />
<br />
Züğürde para<br />
<br />
Sıvacıya mala<br />
<br />
İssize iş<br />
<br />
Dişsize diş<br />
<br />
Olmayana çocuk<br />
<br />
Üşüyene gocuk<br />
<br />
Rakıya buz<br />
<br />
Yemeğe tuz<br />
<br />
Nazar değmişe hoca<br />
<br />
Evde kalmışa koca<br />
<br />
Dırdırcıya akıl<br />
<br />
Onu çekenede sabır versin]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yeni yılın kellere saç<br />
<br />
Hastasına maç<br />
<br />
Hastalara sağlık<br />
<br />
Züğürde para<br />
<br />
Sıvacıya mala<br />
<br />
İssize iş<br />
<br />
Dişsize diş<br />
<br />
Olmayana çocuk<br />
<br />
Üşüyene gocuk<br />
<br />
Rakıya buz<br />
<br />
Yemeğe tuz<br />
<br />
Nazar değmişe hoca<br />
<br />
Evde kalmışa koca<br />
<br />
Dırdırcıya akıl<br />
<br />
Onu çekenede sabır versin]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Okunası Şiirler]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1564</link>
			<pubDate>Sun, 06 Dec 2009 10:45:40 -0700</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1564</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #FF0000;">ZEYNEP<br />
<br />
Ne kadar özenmiş yaradan sana<br />
Ab-ı hayat oldun adeta cana<br />
Bir damla umudun kafidir bana<br />
Bu gönül sevgini ediyor talep<br />
Sensizliği lügatten siliyor Zeynep<br />
<br />
Biçareyim derbederim sarhoşum<br />
Sevgine kahrına talip olmuşum<br />
Derdime dermanı sende bulmuşum<br />
Ruhuma hitap eden ne varsa hep<br />
Her şeyi sende buluyor Zeynep<br />
<br />
Hasta gönlü avutmak mümkün değil<br />
Okyanusu kurutmak mümkün değil<br />
Gül yüzünü unutmak mümkün değil<br />
Sen oldun sanki varlığıma sebep<br />
Aklım hep sende kalıyor Zeynep<br />
<br />
Cemalini gördüğüm günden beri<br />
Alev aldı içerim yangın yeri<br />
Elinden içeyim en acı zehri<br />
Tutuşup yanan yüreğime su serp<br />
Bu yangın canımı alıyor Zeynep <br />
<br />
Matlaştı hayatın renkleri soldu<br />
Gözlerim başkasını görmez oldu<br />
Deli gönül bahara ermez oldu<br />
Eridikçe umudum kelep kelep<br />
Gözlerim yaş ile doluyor Zeynep<br />
<br />
Met cezir içinde buldum kendimi<br />
Dalga dalga yıkamadım bendimi<br />
Ak kağıda açar iken derdimi<br />
Dona kaldı kalemimde mürekkep<br />
Yazdığım yazılar soluyor Zeynep<br />
<br />
Sanma ki bu sevda küllenir biter<br />
Olmuşum mecnundan keremden beter<br />
Gemileri yakarım gel de yeter<br />
Mecnuna iki adım yoldur Halep<br />
Aşk dediğin dağları deliyor Zeynep<br />
<br />
Coşkun ARSLAN <br />
<br />
<br />
Ateşinden Köz Bıraktın Geride<br />
<br />
Çektin gittin veda bile etmeden<br />
Perişan bir öz bıraktın geride<br />
Sormayacağım sana nasıl, neden<br />
Tutulmamış söz bıraktın geride<br />
<br />
Dolaşmışsın ruhuma ilmek ilmek<br />
Mümkünü geçmişi bir anda silmek<br />
Umutlarımı yakıp erittin tek tek<br />
Ateşinden köz bıraktın geride<br />
<br />
Zavallıyım boynum büküktür benim<br />
Hissiyatım kırık döküktür benim<br />
Gözlerimden yaşlar dökülür benim<br />
Aşka küskün yüz Bıraktın geride<br />
<br />
<br />
Talihim yok imiş sevdadan yana<br />
Kader böyle imiş ne diyim sana<br />
Ne renk kaldı ne ses kaldı ne mana<br />
Teli kırık saz bıraktın geride<br />
<br />
Coşkun Arslan<br />
<br />
Cesaretim Yoktur İlan-ı Aşka <br />
________________________________________<br />
Gülüşün başka güzel endamın başka <br />
Cesaretim yoktur ilan-ı aşka <br />
Halimden azıcık anlasan keşke<br />
Sevdamı yürekte saklar dururum <br />
<br />
Vurulmuşum sevmişim her halini <br />
Haz verir kurmak senin hayalini <br />
Resmetmişim o güzel cemalini <br />
İkibir zihnimi yoklar dururum <br />
<br />
Uykular rüyalar yarım yamalık <br />
Mecalim kalmadı yoruldum artık <br />
Geceler olsada zifiri karanlık <br />
Gördüğüm düşleri aklar dururum <br />
<br />
Aklımda sen varsın hep ruhumda sen <br />
Sevincimde sen oldun korkumda sen <br />
Anlatabil semde anlayabilsen <br />
Lal olur bu dilim tekler dururum <br />
<br />
Kırgınım dargınım sensiz hayata <br />
Nasibmidir bilmem ermek vuslata <br />
Zamanı iple çekerim adeta <br />
Kavuşma gününü bekler dururum.<br />
<br />
Coşkun Arslan </span><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"></span></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #FF0000;">ZEYNEP<br />
<br />
Ne kadar özenmiş yaradan sana<br />
Ab-ı hayat oldun adeta cana<br />
Bir damla umudun kafidir bana<br />
Bu gönül sevgini ediyor talep<br />
Sensizliği lügatten siliyor Zeynep<br />
<br />
Biçareyim derbederim sarhoşum<br />
Sevgine kahrına talip olmuşum<br />
Derdime dermanı sende bulmuşum<br />
Ruhuma hitap eden ne varsa hep<br />
Her şeyi sende buluyor Zeynep<br />
<br />
Hasta gönlü avutmak mümkün değil<br />
Okyanusu kurutmak mümkün değil<br />
Gül yüzünü unutmak mümkün değil<br />
Sen oldun sanki varlığıma sebep<br />
Aklım hep sende kalıyor Zeynep<br />
<br />
Cemalini gördüğüm günden beri<br />
Alev aldı içerim yangın yeri<br />
Elinden içeyim en acı zehri<br />
Tutuşup yanan yüreğime su serp<br />
Bu yangın canımı alıyor Zeynep <br />
<br />
Matlaştı hayatın renkleri soldu<br />
Gözlerim başkasını görmez oldu<br />
Deli gönül bahara ermez oldu<br />
Eridikçe umudum kelep kelep<br />
Gözlerim yaş ile doluyor Zeynep<br />
<br />
Met cezir içinde buldum kendimi<br />
Dalga dalga yıkamadım bendimi<br />
Ak kağıda açar iken derdimi<br />
Dona kaldı kalemimde mürekkep<br />
Yazdığım yazılar soluyor Zeynep<br />
<br />
Sanma ki bu sevda küllenir biter<br />
Olmuşum mecnundan keremden beter<br />
Gemileri yakarım gel de yeter<br />
Mecnuna iki adım yoldur Halep<br />
Aşk dediğin dağları deliyor Zeynep<br />
<br />
Coşkun ARSLAN <br />
<br />
<br />
Ateşinden Köz Bıraktın Geride<br />
<br />
Çektin gittin veda bile etmeden<br />
Perişan bir öz bıraktın geride<br />
Sormayacağım sana nasıl, neden<br />
Tutulmamış söz bıraktın geride<br />
<br />
Dolaşmışsın ruhuma ilmek ilmek<br />
Mümkünü geçmişi bir anda silmek<br />
Umutlarımı yakıp erittin tek tek<br />
Ateşinden köz bıraktın geride<br />
<br />
Zavallıyım boynum büküktür benim<br />
Hissiyatım kırık döküktür benim<br />
Gözlerimden yaşlar dökülür benim<br />
Aşka küskün yüz Bıraktın geride<br />
<br />
<br />
Talihim yok imiş sevdadan yana<br />
Kader böyle imiş ne diyim sana<br />
Ne renk kaldı ne ses kaldı ne mana<br />
Teli kırık saz bıraktın geride<br />
<br />
Coşkun Arslan<br />
<br />
Cesaretim Yoktur İlan-ı Aşka <br />
________________________________________<br />
Gülüşün başka güzel endamın başka <br />
Cesaretim yoktur ilan-ı aşka <br />
Halimden azıcık anlasan keşke<br />
Sevdamı yürekte saklar dururum <br />
<br />
Vurulmuşum sevmişim her halini <br />
Haz verir kurmak senin hayalini <br />
Resmetmişim o güzel cemalini <br />
İkibir zihnimi yoklar dururum <br />
<br />
Uykular rüyalar yarım yamalık <br />
Mecalim kalmadı yoruldum artık <br />
Geceler olsada zifiri karanlık <br />
Gördüğüm düşleri aklar dururum <br />
<br />
Aklımda sen varsın hep ruhumda sen <br />
Sevincimde sen oldun korkumda sen <br />
Anlatabil semde anlayabilsen <br />
Lal olur bu dilim tekler dururum <br />
<br />
Kırgınım dargınım sensiz hayata <br />
Nasibmidir bilmem ermek vuslata <br />
Zamanı iple çekerim adeta <br />
Kavuşma gününü bekler dururum.<br />
<br />
Coşkun Arslan </span><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;"></span></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bayrak]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1562</link>
			<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 14:18:33 -0600</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1562</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://www.bayrak.cc/bayrak_bayrakci_bayrak.cc.jpeg" border="0" alt="[Resim: bayrak_bayrakci_bayrak.cc.jpeg&#93;" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
<br />
Ezanla birlikte yayılan seda<br />
Şehitlik ufkunda yükselen nida<br />
Ay yıldız beyazı şafakta sevda<br />
Doğan güneşimsin,alımsın bayrak<br />
<br />
Akar nehirlerde, dimdik dağlarda<br />
Mavi gökyüzünde,İrem Bağlarda<br />
Vatan coğrafyamda,sonsuz çağlarda<br />
Gündüzüm,gecemsin,dalımsın bayrak<br />
<br />
Tarih kubbesinin şanlı ışığı<br />
Hürriyetin ruhu, nesil beşiği<br />
Zaferler başbuğu, Hakk'ın aşığı<br />
Devlet ezel ebed,yolumsun bayrak<br />
<br />
Dua'da,sevinçte; umutla yeşer<br />
Millet yaşar ise bayrakta yaşar<br />
Gelecek çağların çoşkusu taşar<br />
Atiye uzanan elimsin bayrak<br />
<br />
Ülküm seni dikmek bütün burçlara<br />
Kanımı,terimi katmak harçlara<br />
Baş eğdirmek cümle alem taçlara<br />
Şerefim,kudretim,kolumsun bayrak </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://www.bayrak.cc/bayrak_bayrakci_bayrak.cc.jpeg" border="0" alt="[Resim: bayrak_bayrakci_bayrak.cc.jpeg]" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
<br />
Ezanla birlikte yayılan seda<br />
Şehitlik ufkunda yükselen nida<br />
Ay yıldız beyazı şafakta sevda<br />
Doğan güneşimsin,alımsın bayrak<br />
<br />
Akar nehirlerde, dimdik dağlarda<br />
Mavi gökyüzünde,İrem Bağlarda<br />
Vatan coğrafyamda,sonsuz çağlarda<br />
Gündüzüm,gecemsin,dalımsın bayrak<br />
<br />
Tarih kubbesinin şanlı ışığı<br />
Hürriyetin ruhu, nesil beşiği<br />
Zaferler başbuğu, Hakk'ın aşığı<br />
Devlet ezel ebed,yolumsun bayrak<br />
<br />
Dua'da,sevinçte; umutla yeşer<br />
Millet yaşar ise bayrakta yaşar<br />
Gelecek çağların çoşkusu taşar<br />
Atiye uzanan elimsin bayrak<br />
<br />
Ülküm seni dikmek bütün burçlara<br />
Kanımı,terimi katmak harçlara<br />
Baş eğdirmek cümle alem taçlara<br />
Şerefim,kudretim,kolumsun bayrak </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sevgiliye Mektup]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1561</link>
			<pubDate>Sun, 04 Oct 2009 16:41:41 -0600</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1561</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">KIZDAN SEVGİLİSİNE MEKTUP<br />
<br />
Elime son kez aldim kagit kalemi, Bu sana son mektubum. Postaci son bir kez haber getirecek…Benden sana. Canim bilirim aldirmazsin hiçbirseye, Ne sevgiye ne de hislere. Simdi elimde bir sigara var, Bugün çok içtim. Bilirim kizacaksin, “Içme demistim” diyeceksin, <br />
Ama ben yine ayni cevabi verecegim: Dertliyim. Son kez bu kalp derdinle dolu. Bu mektubumda Seni ne kadar sevdigimi Özledigimi yazmayacagim. Artik degistim ben. Seninm umursamaz tavirlarindan biktim SERSERIM. Takmiyorum artik ben de seni. Hani bende bir resmin varya, Arkadasima verdim SERSERIM. Çok begenmis seni, “Al senin olsun” dedim Ama dikkat etmesini de söyledim, Olur ya çikarsaniz “Boynuzlamasin seni” dedim. Yüzünün seklini görmeni isterdim SERSERIM. Bu mektup digerine benzemiyr degil mi? Dün gece yiktin, öldürdün beni SERSERIM. Dilindeki hece bir kursun gibi saplandi yüregime. Tüm gece kanadi durmadan, Gözlerim doldu aglayamadim. Yataklara düstüm ne zamandir. Ama iyi oldu aslinda Seni umursamiyorum artik, Sen ne demistin SERSERIM. “Üzülme!” Üzülmüyorum zaten gülüyorum, Bu acilarin getirdigi mutsuzlugu seviyorum. Lanet olsun sana SERSERIM.<br />
Bu kadar degersiz miydi sevgim? Biliyorsun ben seni çok sevdim. Bu sana son mektubum SERSERIM. Yak istersen,istersen baskalarina okut. Ya da evet Içip içip agla, Ama sunu bil ki bu sana son mektubum. Bundan sonra hain yazar mezar tasinda Bir ölüsün artik sen hatiralarimda…<br />
<br />
SERSERIDEN CEVAP<br />
<br />
Bugün hiç beklemedigim bir anda, Mektubunu aldim GÜZELIM. Son mektubum demissin, inanmam Sen dayanamazsin bensizlige, Erirsin,bitersin Günden güne. Bak ne diyorum GÜZELIM Gönlün olsun,birkaç Gün daha çikalim Sevinirsin belki. Hediye olur ya da bir elma sekeri. Sen bensiz yapamazsin GÜZELIM. Seni öptügüm o ilk ani hatirla, Nasil da çocuklar gibiydin, Bayilacaksin diye korkmustum GÜZELIM. Ben senin gibi neler geçirdim elimden,<br />
Bilirim haberim yok sevmeden, sevilmeden. Sen beni gerçekten sevdin mi GÜZELIM? Sana bu mektubu meyhaneden yaziyorum, Biraz önce birkaç çocuk dövdük GÜZELIM, Onlarin serefine içiyoruz. Bak GÜZELIM!Ben sana ne demistim hatirlamiyorum “Üzülme” yazmissin Sahiden dedim mi? Içkiliyken herhalde, bilirsin. “Yiktin” yazmissin Sahiden yikildin mi? Umursamazsin sanmistim Takmazsin diye ummustum, Ama madem beni umuttun, Bu sana son sözüm olsun<br />
Ben de seni sevdim haberin olsun GÜZELIM.<br />
<br />
KIZIN ARKADASIN’DAN SERSERIYE<br />
<br />
Seni tanimiyorum serseri, Ama arkadasim seni çok sevdi. “Son mektup” demisti dogru, Hem o seni çoktan unuttu. Seni çok begendim be serseri, Belki seversin, belki de… “Güzelim” demissin bizimkine, Ben de seni zevkli bilirdim. Ben ondan daha güzelim. Bak serseri! Ben seni ondan daha çok severim. Telefon numarami yaziyorum,arkada, Onu aradigin gibi beni de ara. Ayrica senin güzel gariplesti bu ara “Kalbim agriyor” diyor, doktor bir teshis koyamiyor.Aman canim o da bir baska, Aglasa da gülüyorum der etrafa Sakin unutma beni ara.<br />
<br />
SERSERIDEN ARKADASA<br />
<br />
Bak kizim ben seni sevmedim daha en basta, Ben güzelimi sevdim herseyden çok. O bana “serserim” derdi canindan koparcasina, Sen ise “serseri” diyorsun sokakta kalmisçasina.<br />
Senin gibi arkadas olmaz olsun. Güzellige gelince,kimse yarisamaz benim GÜZELIMLE. Simdi birak bunlari “son mektup” derken yalan sanmistim Daha beter içer oldum, Her gece sarhosum. Bir daha ki mektupta güzelimden bahset bana. Simdi gerçekten mutlu mu? Yoksa baskasini mi seviyor? Hasta demistin,kalbinden hasta Yoksa bu ask hastaligimi? Benden baskasi ile… Çabuk yaz arkadas Herseyi arkadas, herseyi anlat bana.<br />
Anladim ki yasayamam ben onsuz bu dünyada.<br />
<br />
ARKADASTAN SERSERIYE<br />
<br />
Afedersin serseri yanlis yapmisim ben, O seni gerçekten çok sevmis. Son nefesinde bile adini söyledi, Yüregim parçalandi,anlayamazsin. “SERSERIM” deyisini duysaydin gözleri kapanirken.Askin öyle sarmis ki bedenini Kaybedince, yasayamadi öldü iste. Son mektunda ne yaptin? Içip içip agliyor musun? O simdi mezarinda huzurlu yatarken, Yilanlara bile seni anlatir süphen olmasin. Zaten mezar tasinda<br />
“SENI SEVMISTIM SERSERI”<br />
Yazisini görünce anlarsin. Belki bir umut vardi yasamasinda, Ama senin de ciddi olmandi. “Birkaç gün çikalim” demissin ona. “Elma sakari olur” demissin. Iste o vurdu senin güzelini, Indi zavallicigin yüregine. Simdi mezarinda derin bir uykuda, Sevgisi de sonsuzlasti onunla. Aslinda o hiç istemedi öldügünü bilmeni Ama dayanamadim yazdim iste. Simdi ne yaparsin,nasil yasarsin? Içer misin, adam mi döversin? Sen de onu sevmissin öyle yazmissin,<br />
Öyleyse birak askiniz yasasin.<br />
<br />
SERSERININ ODASINDAKI NOT ;<br />
<br />
Sana GeLiyorum GüzeLim..<br />
SeNi SeviyoRum GüzeLim…<br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">KIZDAN SEVGİLİSİNE MEKTUP<br />
<br />
Elime son kez aldim kagit kalemi, Bu sana son mektubum. Postaci son bir kez haber getirecek…Benden sana. Canim bilirim aldirmazsin hiçbirseye, Ne sevgiye ne de hislere. Simdi elimde bir sigara var, Bugün çok içtim. Bilirim kizacaksin, “Içme demistim” diyeceksin, <br />
Ama ben yine ayni cevabi verecegim: Dertliyim. Son kez bu kalp derdinle dolu. Bu mektubumda Seni ne kadar sevdigimi Özledigimi yazmayacagim. Artik degistim ben. Seninm umursamaz tavirlarindan biktim SERSERIM. Takmiyorum artik ben de seni. Hani bende bir resmin varya, Arkadasima verdim SERSERIM. Çok begenmis seni, “Al senin olsun” dedim Ama dikkat etmesini de söyledim, Olur ya çikarsaniz “Boynuzlamasin seni” dedim. Yüzünün seklini görmeni isterdim SERSERIM. Bu mektup digerine benzemiyr degil mi? Dün gece yiktin, öldürdün beni SERSERIM. Dilindeki hece bir kursun gibi saplandi yüregime. Tüm gece kanadi durmadan, Gözlerim doldu aglayamadim. Yataklara düstüm ne zamandir. Ama iyi oldu aslinda Seni umursamiyorum artik, Sen ne demistin SERSERIM. “Üzülme!” Üzülmüyorum zaten gülüyorum, Bu acilarin getirdigi mutsuzlugu seviyorum. Lanet olsun sana SERSERIM.<br />
Bu kadar degersiz miydi sevgim? Biliyorsun ben seni çok sevdim. Bu sana son mektubum SERSERIM. Yak istersen,istersen baskalarina okut. Ya da evet Içip içip agla, Ama sunu bil ki bu sana son mektubum. Bundan sonra hain yazar mezar tasinda Bir ölüsün artik sen hatiralarimda…<br />
<br />
SERSERIDEN CEVAP<br />
<br />
Bugün hiç beklemedigim bir anda, Mektubunu aldim GÜZELIM. Son mektubum demissin, inanmam Sen dayanamazsin bensizlige, Erirsin,bitersin Günden güne. Bak ne diyorum GÜZELIM Gönlün olsun,birkaç Gün daha çikalim Sevinirsin belki. Hediye olur ya da bir elma sekeri. Sen bensiz yapamazsin GÜZELIM. Seni öptügüm o ilk ani hatirla, Nasil da çocuklar gibiydin, Bayilacaksin diye korkmustum GÜZELIM. Ben senin gibi neler geçirdim elimden,<br />
Bilirim haberim yok sevmeden, sevilmeden. Sen beni gerçekten sevdin mi GÜZELIM? Sana bu mektubu meyhaneden yaziyorum, Biraz önce birkaç çocuk dövdük GÜZELIM, Onlarin serefine içiyoruz. Bak GÜZELIM!Ben sana ne demistim hatirlamiyorum “Üzülme” yazmissin Sahiden dedim mi? Içkiliyken herhalde, bilirsin. “Yiktin” yazmissin Sahiden yikildin mi? Umursamazsin sanmistim Takmazsin diye ummustum, Ama madem beni umuttun, Bu sana son sözüm olsun<br />
Ben de seni sevdim haberin olsun GÜZELIM.<br />
<br />
KIZIN ARKADASIN’DAN SERSERIYE<br />
<br />
Seni tanimiyorum serseri, Ama arkadasim seni çok sevdi. “Son mektup” demisti dogru, Hem o seni çoktan unuttu. Seni çok begendim be serseri, Belki seversin, belki de… “Güzelim” demissin bizimkine, Ben de seni zevkli bilirdim. Ben ondan daha güzelim. Bak serseri! Ben seni ondan daha çok severim. Telefon numarami yaziyorum,arkada, Onu aradigin gibi beni de ara. Ayrica senin güzel gariplesti bu ara “Kalbim agriyor” diyor, doktor bir teshis koyamiyor.Aman canim o da bir baska, Aglasa da gülüyorum der etrafa Sakin unutma beni ara.<br />
<br />
SERSERIDEN ARKADASA<br />
<br />
Bak kizim ben seni sevmedim daha en basta, Ben güzelimi sevdim herseyden çok. O bana “serserim” derdi canindan koparcasina, Sen ise “serseri” diyorsun sokakta kalmisçasina.<br />
Senin gibi arkadas olmaz olsun. Güzellige gelince,kimse yarisamaz benim GÜZELIMLE. Simdi birak bunlari “son mektup” derken yalan sanmistim Daha beter içer oldum, Her gece sarhosum. Bir daha ki mektupta güzelimden bahset bana. Simdi gerçekten mutlu mu? Yoksa baskasini mi seviyor? Hasta demistin,kalbinden hasta Yoksa bu ask hastaligimi? Benden baskasi ile… Çabuk yaz arkadas Herseyi arkadas, herseyi anlat bana.<br />
Anladim ki yasayamam ben onsuz bu dünyada.<br />
<br />
ARKADASTAN SERSERIYE<br />
<br />
Afedersin serseri yanlis yapmisim ben, O seni gerçekten çok sevmis. Son nefesinde bile adini söyledi, Yüregim parçalandi,anlayamazsin. “SERSERIM” deyisini duysaydin gözleri kapanirken.Askin öyle sarmis ki bedenini Kaybedince, yasayamadi öldü iste. Son mektunda ne yaptin? Içip içip agliyor musun? O simdi mezarinda huzurlu yatarken, Yilanlara bile seni anlatir süphen olmasin. Zaten mezar tasinda<br />
“SENI SEVMISTIM SERSERI”<br />
Yazisini görünce anlarsin. Belki bir umut vardi yasamasinda, Ama senin de ciddi olmandi. “Birkaç gün çikalim” demissin ona. “Elma sakari olur” demissin. Iste o vurdu senin güzelini, Indi zavallicigin yüregine. Simdi mezarinda derin bir uykuda, Sevgisi de sonsuzlasti onunla. Aslinda o hiç istemedi öldügünü bilmeni Ama dayanamadim yazdim iste. Simdi ne yaparsin,nasil yasarsin? Içer misin, adam mi döversin? Sen de onu sevmissin öyle yazmissin,<br />
Öyleyse birak askiniz yasasin.<br />
<br />
SERSERININ ODASINDAKI NOT ;<br />
<br />
Sana GeLiyorum GüzeLim..<br />
SeNi SeviyoRum GüzeLim…<br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şifalı Bitkiler (A Harfi)]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1560</link>
			<pubDate>Mon, 17 Aug 2009 16:16:39 -0600</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1560</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Abdestbozanotu (pimpinella saxisfrage) : Gülgillerden; siyah ve yeşil boya çıkartılan bir bitkidir. Rutubetli yerlerde yetişir. Boyu 70 santimetre kadardır. Kökü akıcıdır.<br />
<br />
Faydası : Mideyi kuvvetlendirir. Göğüs ağrılarını dindirir. Ateşi düşürür. Boğmaca, öksürük ve baş ağrılarını keser. Vücuda dinçlik verir. Balgam ve ter söker. Burun kanamalarını keser. Bademcik şişlerini indirir. Mide yanması ve bağırsak gazlarını giderir. Çıbanın olgunlaşmasına yardım eder. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Acıağaç (kuvasya ağacı) : Sedefotugillerden; 2-3 metre boyunda küçük bir bitkidir. İnce kabuklarının üzerinde sarı benekler vardır. Çiçekleri kırmızıdır. Sıcak ülkelerde yetişir. Bu ülkelerde acı ağaç kabuklarından yapılan kaplardan su içenlerin kuvvetleneceğine inanılır. Hekimlikte ; kökü, kabuğu ve odunu kullanılır. Etkili maddesi "Quassine"dir. Çok acıdır.<br />
<br />
Faydası : İştah açar, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak, karaciğer ve böbreklerin çalışmasını düzenler. Böbrek sancılarını keser, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Bağırsak kurtlarını döker. Kanamaları durdurur. Haşarat kaçırıcı olarak da kullanılır. Fazla kullanılacak olursa; baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma yapar. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Acıbakla (termiye) : Baklagillerden; otsu bir bitkidir. Acı taneleri kullanılır.<br />
<br />
Faydası : Besleyicidir. İdrar söktürür ve idrar yollarını temizler. Böbrek iltihabını giderir. Böbrek taş ve kumlarının düşürülmesine yardımcı olur. Baş ağrılarını dindidir. Romatizma, lumbago ve siyatik ağrılarını keser. Albümin miktarını düşürür. Vücutta biriken tuzu atar. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Acıçiğdem (güzçiğdemi) : Zambakgillerden; sonbahar aylarında çiçek açan, mor renkli, zehirli bir bitkidir. Rutubetli yerlerde yetişir. Hekimlikte haricen kullanılır. <br />
<br />
Faydası : Romatizma ve nikris tedavisinde kullanılır. Ancak zehirli olduğundan dikkatli olmak gerekir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Adaçayı (salvia officinalis) : Ballıbabagillerden; özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen ıtırlı bir bitkidir. Menekşeye benzeyen çiçekleri haziran, temmuz aylarında açar. Yaprakları uzun, kenarları tırtıllı, beyazımsı yeşil renktedir. Hafif kafuru kokusu vardır. Çiçek açtığı zaman toplanıp, kurutulur.<br />
<br />
Faydası : Mide va bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Adamotu (köpekotu) : Patlıcangillerden; geniş yapraklı, fena kokulu bir bitkidir. Kökü, insan şeklini andırır. Bilhassa Antalya çevresinde yetişir. İçeriğinde "Hyoscyamine", "Hyoseine" ve "Atropine" vardır.<br />
<br />
Faydası : Şehvet artırıcıdır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Adasoğanı (scille) : Zambakgillerden, bir çeşit bitkidir. Yaprakları uzun şerit şeklindedir. Çiçekleri; yeşil ve beyaz damarlıdır. 2 kilogram kadar olan soğan kısmı, yapraklarının altındadır. Acı ve zehirlidir. 7,5 gram adasoğanı öldürebilir. İçeriğinde "Scillarena glikozidi" vardır. Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soğanın etli olan orta kısmı dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Ev ilaçlarında çok dikkatli kullanılması gerekir.<br />
<br />
Faydası : İdrar söktürür. Kalp hastalarında vücuda biriken suyu boşaltır. Azotemi'yi azaltır. Böbrek hastalarının kullanmaması gerekir. Uzun süre kullanılacak olursa "Albüminüri" yapar. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Ağaçkavunu (utruç) : Turunçgillerden; yaprakları mavimsi pembe bir ağaçtır. Meyvesi; buruşuk kabuklu iri limona benzer.<br />
<br />
Faydası : Ferahlatıcı, serinletici ve kabızlık gidericidir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Ahlat (yaban armudu) : Gülgillerden; kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır. Yemişi iyice olgunlaştıktan sonra yenir.<br />
<br />
Faydası : Meyveleri, ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarında da filizleri dövülüp, konur. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Ahududu (ağaççileği) : Gülgillerden; böğürtlen gibi çalı halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler halindedir. Kendiliğinden yetişir. Meyvesi duta benzer. Sarımtırak kırmızı portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi toplanıp, kurutulur. Reçel, şurup ve likör yapılır. Meyve olarak da yenir.<br />
<br />
Faydası : Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir. Romatizma, mafsal kireçlenmesi, nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır. Kansızlık ve veremde çok iyi bir gıdadır. Ateş'i düşürür. Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır. Mide ülseri olanların kullanmamaları gerekir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Akasya (salkımağacı) : Baklagillerden; bir çeşit süs ve gölge ağacıdır. Salkım çiçekli ve küçük yapraklıdır. Çiçekleri güzel kokar. Çiçekleri kullanılır.<br />
<br />
Faydası : Nefes darlığını giderir. Astımın şikayetlerini giderir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Akdiken (geyikdikeni) : Cehrigiller familyasından; 3-5 metre boyunda bir bitkidir. Meyveleri; siyah ve etkilidir. Hekimlikte; meyvelerinden yapılan şurup "Sirop de Nerprun" kullanılır. Ev ilaçlarında; kök ve kabuklarından yararlanılır.<br />
<br />
Faydası : 20 tane meyve yenecek olursa, şiddetli müshil tesiri gösterir ve kabızlığı giderir. Kaşıntıları da keser. Ancak, belirtilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Aksi halde, şiddetli karın ağrılarına sebep olur. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Akhuşağacı (kayınağacı) : Kayıngillerden; nemli topraklarda yetişen bir ağaçtır. Meyveleri küçüktür. Yaprakları ilkbahar aylarında toplanıp kurutulur.<br />
<br />
Faydası : İdrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. Şişmanlamayı önler. Romatizma ağrılarını dinlendirir. Ayak kokularını keser. Saçları gürleştirir, kepekleri yok eder. Cilt hastalıklarını tedavi eder. Kalp kifayetsizliğinin sebep olduğu idrar tutukluğunu giderir. Vücutta biriken tuzu atar. Üremi ve albüminde faydalıdır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Alıç (ekşimuşmula) : Gülgillerden; kırlarda yabani olarak yetişen bir ağaçtır. Meyveleri; küçük muşmulaya benzer, kırmızı renklidir. Tadı mayhoştur. Hekimlikte meyvesi kullanılır.<br />
<br />
Faydası : Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Altınbaşakotu (solidago officinalis) : İdrar tutukluğu, albümin, nefrit, üremi ve sistit tedavisinde kullanılan bir çeşit bitkidir.<br />
<br />
Faydası : Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Altınkökü (ipeka) : Güney Amerika'da yetişen bir bitkidir.<br />
<br />
Faydası : Az miktarda kullanıldığı takdirde tatlandırıcıdır. Yüksek dozlarda kullanılırsa kusturur, ishal yapar. Müzmin bronşitte ifrazatı artırır. </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Abdestbozanotu (pimpinella saxisfrage) : Gülgillerden; siyah ve yeşil boya çıkartılan bir bitkidir. Rutubetli yerlerde yetişir. Boyu 70 santimetre kadardır. Kökü akıcıdır.<br />
<br />
Faydası : Mideyi kuvvetlendirir. Göğüs ağrılarını dindirir. Ateşi düşürür. Boğmaca, öksürük ve baş ağrılarını keser. Vücuda dinçlik verir. Balgam ve ter söker. Burun kanamalarını keser. Bademcik şişlerini indirir. Mide yanması ve bağırsak gazlarını giderir. Çıbanın olgunlaşmasına yardım eder. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Acıağaç (kuvasya ağacı) : Sedefotugillerden; 2-3 metre boyunda küçük bir bitkidir. İnce kabuklarının üzerinde sarı benekler vardır. Çiçekleri kırmızıdır. Sıcak ülkelerde yetişir. Bu ülkelerde acı ağaç kabuklarından yapılan kaplardan su içenlerin kuvvetleneceğine inanılır. Hekimlikte ; kökü, kabuğu ve odunu kullanılır. Etkili maddesi "Quassine"dir. Çok acıdır.<br />
<br />
Faydası : İştah açar, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak, karaciğer ve böbreklerin çalışmasını düzenler. Böbrek sancılarını keser, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Bağırsak kurtlarını döker. Kanamaları durdurur. Haşarat kaçırıcı olarak da kullanılır. Fazla kullanılacak olursa; baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma yapar. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Acıbakla (termiye) : Baklagillerden; otsu bir bitkidir. Acı taneleri kullanılır.<br />
<br />
Faydası : Besleyicidir. İdrar söktürür ve idrar yollarını temizler. Böbrek iltihabını giderir. Böbrek taş ve kumlarının düşürülmesine yardımcı olur. Baş ağrılarını dindidir. Romatizma, lumbago ve siyatik ağrılarını keser. Albümin miktarını düşürür. Vücutta biriken tuzu atar. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Acıçiğdem (güzçiğdemi) : Zambakgillerden; sonbahar aylarında çiçek açan, mor renkli, zehirli bir bitkidir. Rutubetli yerlerde yetişir. Hekimlikte haricen kullanılır. <br />
<br />
Faydası : Romatizma ve nikris tedavisinde kullanılır. Ancak zehirli olduğundan dikkatli olmak gerekir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Adaçayı (salvia officinalis) : Ballıbabagillerden; özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen ıtırlı bir bitkidir. Menekşeye benzeyen çiçekleri haziran, temmuz aylarında açar. Yaprakları uzun, kenarları tırtıllı, beyazımsı yeşil renktedir. Hafif kafuru kokusu vardır. Çiçek açtığı zaman toplanıp, kurutulur.<br />
<br />
Faydası : Mide va bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Adamotu (köpekotu) : Patlıcangillerden; geniş yapraklı, fena kokulu bir bitkidir. Kökü, insan şeklini andırır. Bilhassa Antalya çevresinde yetişir. İçeriğinde "Hyoscyamine", "Hyoseine" ve "Atropine" vardır.<br />
<br />
Faydası : Şehvet artırıcıdır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Adasoğanı (scille) : Zambakgillerden, bir çeşit bitkidir. Yaprakları uzun şerit şeklindedir. Çiçekleri; yeşil ve beyaz damarlıdır. 2 kilogram kadar olan soğan kısmı, yapraklarının altındadır. Acı ve zehirlidir. 7,5 gram adasoğanı öldürebilir. İçeriğinde "Scillarena glikozidi" vardır. Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soğanın etli olan orta kısmı dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Ev ilaçlarında çok dikkatli kullanılması gerekir.<br />
<br />
Faydası : İdrar söktürür. Kalp hastalarında vücuda biriken suyu boşaltır. Azotemi'yi azaltır. Böbrek hastalarının kullanmaması gerekir. Uzun süre kullanılacak olursa "Albüminüri" yapar. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Ağaçkavunu (utruç) : Turunçgillerden; yaprakları mavimsi pembe bir ağaçtır. Meyvesi; buruşuk kabuklu iri limona benzer.<br />
<br />
Faydası : Ferahlatıcı, serinletici ve kabızlık gidericidir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Ahlat (yaban armudu) : Gülgillerden; kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır. Yemişi iyice olgunlaştıktan sonra yenir.<br />
<br />
Faydası : Meyveleri, ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarında da filizleri dövülüp, konur. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Ahududu (ağaççileği) : Gülgillerden; böğürtlen gibi çalı halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler halindedir. Kendiliğinden yetişir. Meyvesi duta benzer. Sarımtırak kırmızı portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi toplanıp, kurutulur. Reçel, şurup ve likör yapılır. Meyve olarak da yenir.<br />
<br />
Faydası : Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir. Romatizma, mafsal kireçlenmesi, nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır. Kansızlık ve veremde çok iyi bir gıdadır. Ateş'i düşürür. Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır. Mide ülseri olanların kullanmamaları gerekir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Akasya (salkımağacı) : Baklagillerden; bir çeşit süs ve gölge ağacıdır. Salkım çiçekli ve küçük yapraklıdır. Çiçekleri güzel kokar. Çiçekleri kullanılır.<br />
<br />
Faydası : Nefes darlığını giderir. Astımın şikayetlerini giderir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Akdiken (geyikdikeni) : Cehrigiller familyasından; 3-5 metre boyunda bir bitkidir. Meyveleri; siyah ve etkilidir. Hekimlikte; meyvelerinden yapılan şurup "Sirop de Nerprun" kullanılır. Ev ilaçlarında; kök ve kabuklarından yararlanılır.<br />
<br />
Faydası : 20 tane meyve yenecek olursa, şiddetli müshil tesiri gösterir ve kabızlığı giderir. Kaşıntıları da keser. Ancak, belirtilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Aksi halde, şiddetli karın ağrılarına sebep olur. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Akhuşağacı (kayınağacı) : Kayıngillerden; nemli topraklarda yetişen bir ağaçtır. Meyveleri küçüktür. Yaprakları ilkbahar aylarında toplanıp kurutulur.<br />
<br />
Faydası : İdrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. Şişmanlamayı önler. Romatizma ağrılarını dinlendirir. Ayak kokularını keser. Saçları gürleştirir, kepekleri yok eder. Cilt hastalıklarını tedavi eder. Kalp kifayetsizliğinin sebep olduğu idrar tutukluğunu giderir. Vücutta biriken tuzu atar. Üremi ve albüminde faydalıdır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Alıç (ekşimuşmula) : Gülgillerden; kırlarda yabani olarak yetişen bir ağaçtır. Meyveleri; küçük muşmulaya benzer, kırmızı renklidir. Tadı mayhoştur. Hekimlikte meyvesi kullanılır.<br />
<br />
Faydası : Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Altınbaşakotu (solidago officinalis) : İdrar tutukluğu, albümin, nefrit, üremi ve sistit tedavisinde kullanılan bir çeşit bitkidir.<br />
<br />
Faydası : Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Altınkökü (ipeka) : Güney Amerika'da yetişen bir bitkidir.<br />
<br />
Faydası : Az miktarda kullanıldığı takdirde tatlandırıcıdır. Yüksek dozlarda kullanılırsa kusturur, ishal yapar. Müzmin bronşitte ifrazatı artırır. </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şifalı Bitkiler (B Harfi)]]></title>
			<link>http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1559</link>
			<pubDate>Mon, 17 Aug 2009 16:15:24 -0600</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.mavishim.com/showthread.php?tid=1559</guid>
			<description><![CDATA[Badem (prunus amygdalus) : Gülgillerden bir çeşit ağacın yemişidir. Meyvesi ancak çağla halindeyken yenir. Olgunlaştıktan sonra, sert kabukla kaplı olan içi yenir. Hekimlikte kullanılan kısmı da burasıdır. Başlıca 2 çeşidi vardır.<br />
<br />
- Acıbadem<br />
- Tatlıbadem<br />
<br />
Faydası : Badem, bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Hamilelerin zayıf düşmemesini sağlar. Sütle içilirse mideyi kuvvetlendirir. Kabızlığı giderir. Nekahat devresini kısaltır. Böbrek mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir. Bronşit, boğaz ağrısı, anjin, boğaz yanması ve akciğer hastalıklarında faydalıdır. Bademyağı kabızlığı giderir. Egzama ve kaşıntıların verdiği rahatsızlıkları azaltır. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardım eder. Kulak ağrılarını dindirir. Yumurtayla karıştırılıp da, basur memelerine sürülecek olursa, ağrı ve yanmaları giderir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bakla (ful) : Baklagillerden hazmı kolay ve besleyici bir bitkidir. Ev ilaçlarında çiçekleri kullanılır. Bir çeşidi olan acıbakla ise, acı ve otsu bir bitkidir.<br />
<br />
Faydası : İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Lumbago, romatizma, siyatik ve dolama şikayetlerini giderir.<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Baldıran (ağuotu) : Maydanozgillerden nemli yerlerde yetişen 1-2 metre boyunda zehirli bir bitkidir. Gövdesi kalındır. Saplarının alt kısmı erguvani renktedir. Yeprakları büyük, çiçekleri yayvan ve küçüktür. Terkibinde coniine vardır. Büyük baldıran ve küçük baldıran olmak üzere 2 çeşidi vardır. Ev ilaçlarında kullanılmaz.<br />
<br />
Faydası : Hekimlikte ağrı giderici ve spazm giderici olarak, siyatik, tetanoz, epilepsi, trilemnius nevraljisi ve kore hastalığının tedavisinde kullanılır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Baldırıkara (fujer) : Eğreltiotugillerden; nemli yerlerde yetişen otsu bir bitkidir. Yaprakları at yelesini andırır. Yurdumuzun hemen hemen her yerinde yetişir.<br />
<br />
Faydası : Grip ve soğukalgınlığında hastayı rahatlatır. Balgam söktürür. Mide ağrılarını keser. Böbrek kumlarının dökülmesini sağlar. Derideki şişlikleri indirir. Saç dökülmesini önler. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Diğer ilaçlara da tat verici olarak kullanılır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Balıkotu (hablülhilal) : Cava'da ve Malabar'da yetişen ve zehirli meyvesiyle balıkları sersemleterek yakalamaya yarayan zehirli bir bitkidir. 50 santim boyundadır. Dalları yeşil ve tüylüdür. İlaç olarak yaprak ve çiçekleri kullanır.<br />
<br />
Faydası : Terletir, idrar söktürür. Vücudu rahatlatır. Had bronşit ve nezlede, bütün bulaşıcı hastalıklarda kullanılır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Ballıbaba (laminum) : Ballıbabagiller familyasından bir çeşit bitkidir. Benekli ballıbaba ve arıların çok sevdiği ak ballıbaba gibi türleri vardır.<br />
<br />
Faydası : Kabakulak, mayasıl ve kanlı basurda faydalıdır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bamya (hibiscus esculentus) : Ebegümecigiller familyasından; yaprakları asma yaprağına benzeyen, meyvesi beş bölmeli, tohumları yuvarlak ve yeşilimtrak gri renkte, sebze olarak yenen bir bitkidir. Amasya, Balıkesir bamyası gibi çeşitleri vardır. <br />
<br />
Faydası : Kabızlığı giderir. Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Banotu (konca) : Patlıcangiller familyasından; yol kenarlarında, gölgelik yerlerde yetişen, 80 santimetre kadar boyunda uyuşturucu ve zehirli bir bitkidir. Açık yeşil renktedir. Her tarafında beyaz, uzun tüyler vardır. Çiçekleri sarımtırak, kırmızımsı mor renktedir. Meyvesinin içinde yüzlerce tohumu vardır. Ev ilaçlarında kullanılması tavsiye edilmez.<br />
<br />
Faydası : Teskin edicidir. Titreme ve çarpıntıyı giderir. Uykuyu kaçırır. Keyif verir. Beyin hastalıkları, kore hastalığı ve nikriste faydalıdır.<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Basurotu (küçükkırlangıçotu) : Düğünçiçeğigiller familyasından; ilkbaharda çalılıklar arasında yetişen küçük bir bitkidir. Yaprakları üç parçalıdır. Yeşilimtıraktır. Yumruları yapraklarının arasındadır. Kökü küçüktür. Çiçekleri altın sarısı rengindedir. Sabahları açar, akşamları kapanırlar. Ev ilaçlarında kökleri kullanılır.<br />
<br />
Faydası : Basur memelerinden doğan şikayetleri giderirler. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Behmen (kavzakökü) : Turp'a benzer, otsu bir bitkidir. 20 Ocak ile 20 Şubat arasında çiçek açar. Çiçeğinin rengine göre kızılbehmen ve akbehmen adında iki türü vardır.<br />
<br />
Faydası : Basur memelerinden doğan şikayetleri giderir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bergamot (citrus bergamia) : Sedefotugiller familyasından bir çeşit narenciye türüdür. Meyvesinin kabuklarından güzel kokulu bir esans yapılır. Dalları seyrek ve kısa dikenlidir. Meyvesi armut şeklinde, sarımtırak yeşil veya altın sarısı rengindedir. 8-10 dilimi vardır. Bergamot meyvasından çıkarılan esans yeşilimtırak veya sarımtırak yeşil renktedir. Acı fakat hoş kokuludur.<br />
<br />
Faydası : Koku vermesi için bazı ilaçlara ve çaya karıştırılır. Reçeli de yapılır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Besbase (macis) : Hindistancevizi çekirdeğini örten özlü zardır. İçeriğinde esans ve yağ vardır.<br />
<br />
Faydası : Teskin edici iştah açıcı ve vücudu kuvvetlendiricidir. Tavsiye edilen milktarı aşmamalıdır Aksi halde zehirlenme belirtileri görülebilir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Beşparmakotu (kazotu) : Gülgillerden; yol kenarında ve çayırlarda yetişen 40-70 santimetre boyunda yabani bir bitkidir. Yaprakları beşparmak şeklindedir. Rozete benzer. Gümüşi renktedir. Uzun saplı çiçekleri, yaprakların arasından çıkar. Altın sarısı rengindedir. Yaprak ve kökleri Temmuz, Ağustos aylarında toplanıp kurutulur.<br />
<br />
Faydası : İshali keser. Mide rahatsızlıklarını giderir. Vücuda kuvvet verir. Bademcik ve boğaz ağrılarını giderir. Diş ağrılarını dindirir. Diş etlerini kuvvetlendirir. Yüz lekelerini giderir ve cildi yumuşatır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bezelye (pisum) : Baklagillerden tırmanıcı bir bitki ve onun tohumudur.<br />
<br />
Faydası : Kabızlığı giderir. Kan yapar. Kan kanserine karşı korur. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Biber (filfil) : Patlıcangillerden; taze iken yeşil ve çoğu acı olan meyvesi; sebze ve baharat olarak kullanılır. Bol miktarda C vitamini vardır. Acı ve tatlı, yeşil ve kırmızı çeşitleri vardır.<br />
<br />
Faydası : Kırmızı biber ile hazırlanan ilaç, nevralji, lumbago ve romatizmada faydalıdır. Ayrıca biber, mideyi kuvvetlendirir. İştahı açar ve hazmı kolaylaştırır. Kanamaları önler. Cinsel arzuları kamçılar. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Biberiye (kuşdili) : Ballıbabagillerden; Akdeniz çevresinde çok yetişen; küçük, kalınca, ensiz ve kokulu yaprakları ile çiçeklerinden faydalanılan bir bitkidir. Yaprakları iğneye benzer. Boyu 2 metre kadardır. Çiçekleri mavi veya eflatundur. Çiçeklerinden renksiz veya soluk sarı renkte olan biberiye esansı çıkarılır. İçeriğinde kafuru, sineol, kamfen, pinen, borneol ve bornilasetat vardır.<br />
<br />
Faydası : Hazımsızlığı giderir. Çarpıntıyı keser. Yarımbaş ağrılarını giderir. Baş dönmesini keser. Astım, bronşit ve kansızlıkta faydalıdır. Yağlı saçların yağını alır. Burkulmalarda ve deri yaralarında da haricen kullanılır. İdrar ve adet söktürür. Safra ifrazatını arttırır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Binbirdelikotu (hypericum calycinum) : Çalılık ve fundalıklar arasında yetişen uzun ömürlü bir otsu bitkidir. 30-80 santimetre boyundadır. Gövdesi dört köşelidir. Yaprakları sapsızdır. Çiçekleri parlak sarı renktedir. Mayıs ve eylül aylarında çiçek açar.<br />
<br />
Faydası : İdrar ve balgam söktürür. İştah açar. Sinirleri yatıştırır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bitotu (mezevek) : Düğünçiçeğigiller familyasından; bir çok çeşidi bulunan ve kuzey yarımkürede yetişen bir bitkidir. Tohumlarında Delphinine vardır. Zehirlidir.<br />
<br />
Faydası : Bit, pire gibi zararlı asalak ufak böcekleri öldürmekte kullanılır.<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Boruçiçeği (çançiçeği) : Çançiçekgillerden; çiçekleri boru biçiminde olan bir bitkidir. Çiçekleri turuncu renktedir.<br />
<br />
Faydası : Nefes darlığı, bronşit ve astımın sebep olduğu rahatsızlıkları giderir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Böğürtlen (tilkiüzümü) : Gülgillerden bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen, dikenli bir çalıdır. Yemişi ahududuya benzer, fakat ondan küçüktür. Önceleri kırmızı iken sonraları kararır. Yaprakları; çiçekleri açmadan toplanıp, kurutulur. Birçok türü vardır. <br />
<br />
Faydası : İdrar söktürür. Ayaklardaki şişlikleri indirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Gözlerdeki zafiyeti giderir. Mesane taşlarının düşmesine yardımcı olur. Ağız, dil, diş eti ve bademcik iltihaplarını giderir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Haricen kullanıldığı takdirde ağrıları dindirir, yanıkları iyileştirir. Kökü kaynatılıp, suyu içilecek olursa kandaki şeker miktarını düşürür.<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Börülce (karnıkara) : Göbeği koyu renkli bir çeşit ufak fasulyedir. İçeriğinde protein, azot, nişasta ve C vitamini vardır.<br />
<br />
Faydası : İdrar tutukluğunu ve anüs kaşıntısını giderir. Yanık tedavisinde kullanılır.<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Buğday (triticium vulgare) : Birçenekligillerdendir. Sapları kamışsıdır ve içleri boştur. Çiçekleri başak şeklindedir. Yemişlerine buğday denir. İçeriğinde B vitamini ve karbonhidratlar vardır. Bunlar, tanelerin kepeğindedir. Bu nedenle buğday unu ne kadar çok kepekli, yani esmer olursa, o derece faydalı olur.<br />
<br />
Faydası : Kepekli buğday unundan yapılan ekmek, kurabiye ve benzerleri bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Kabız olmayı önler. Çimlendirilmiş buğday tanesi zihin yorgunluğu ve sinir bozukluklarını giderir. Damar sertliği, mide ve cilt hastalıkları olanlar, taze ekmek ve sıcak börek gibi şeyler yememelidirler. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Burçak (lathyrus) : Baklagillerden; taneleri hayvan yemi olarak kullanılan bir bitkidir. Taneleri mercimeğe benzer.<br />
<br />
Faydası : Lapası; ezik, çürük tedavisinde; taneleri ise, isilik ve mayasılda kullanılır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Badem (prunus amygdalus) : Gülgillerden bir çeşit ağacın yemişidir. Meyvesi ancak çağla halindeyken yenir. Olgunlaştıktan sonra, sert kabukla kaplı olan içi yenir. Hekimlikte kullanılan kısmı da burasıdır. Başlıca 2 çeşidi vardır.<br />
<br />
- Acıbadem<br />
- Tatlıbadem<br />
<br />
Faydası : Badem, bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Hamilelerin zayıf düşmemesini sağlar. Sütle içilirse mideyi kuvvetlendirir. Kabızlığı giderir. Nekahat devresini kısaltır. Böbrek mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir. Bronşit, boğaz ağrısı, anjin, boğaz yanması ve akciğer hastalıklarında faydalıdır. Bademyağı kabızlığı giderir. Egzama ve kaşıntıların verdiği rahatsızlıkları azaltır. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardım eder. Kulak ağrılarını dindirir. Yumurtayla karıştırılıp da, basur memelerine sürülecek olursa, ağrı ve yanmaları giderir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bakla (ful) : Baklagillerden hazmı kolay ve besleyici bir bitkidir. Ev ilaçlarında çiçekleri kullanılır. Bir çeşidi olan acıbakla ise, acı ve otsu bir bitkidir.<br />
<br />
Faydası : İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Lumbago, romatizma, siyatik ve dolama şikayetlerini giderir.<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Baldıran (ağuotu) : Maydanozgillerden nemli yerlerde yetişen 1-2 metre boyunda zehirli bir bitkidir. Gövdesi kalındır. Saplarının alt kısmı erguvani renktedir. Yeprakları büyük, çiçekleri yayvan ve küçüktür. Terkibinde coniine vardır. Büyük baldıran ve küçük baldıran olmak üzere 2 çeşidi vardır. Ev ilaçlarında kullanılmaz.<br />
<br />
Faydası : Hekimlikte ağrı giderici ve spazm giderici olarak, siyatik, tetanoz, epilepsi, trilemnius nevraljisi ve kore hastalığının tedavisinde kullanılır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Baldırıkara (fujer) : Eğreltiotugillerden; nemli yerlerde yetişen otsu bir bitkidir. Yaprakları at yelesini andırır. Yurdumuzun hemen hemen her yerinde yetişir.<br />
<br />
Faydası : Grip ve soğukalgınlığında hastayı rahatlatır. Balgam söktürür. Mide ağrılarını keser. Böbrek kumlarının dökülmesini sağlar. Derideki şişlikleri indirir. Saç dökülmesini önler. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Diğer ilaçlara da tat verici olarak kullanılır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Balıkotu (hablülhilal) : Cava'da ve Malabar'da yetişen ve zehirli meyvesiyle balıkları sersemleterek yakalamaya yarayan zehirli bir bitkidir. 50 santim boyundadır. Dalları yeşil ve tüylüdür. İlaç olarak yaprak ve çiçekleri kullanır.<br />
<br />
Faydası : Terletir, idrar söktürür. Vücudu rahatlatır. Had bronşit ve nezlede, bütün bulaşıcı hastalıklarda kullanılır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Ballıbaba (laminum) : Ballıbabagiller familyasından bir çeşit bitkidir. Benekli ballıbaba ve arıların çok sevdiği ak ballıbaba gibi türleri vardır.<br />
<br />
Faydası : Kabakulak, mayasıl ve kanlı basurda faydalıdır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bamya (hibiscus esculentus) : Ebegümecigiller familyasından; yaprakları asma yaprağına benzeyen, meyvesi beş bölmeli, tohumları yuvarlak ve yeşilimtrak gri renkte, sebze olarak yenen bir bitkidir. Amasya, Balıkesir bamyası gibi çeşitleri vardır. <br />
<br />
Faydası : Kabızlığı giderir. Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Banotu (konca) : Patlıcangiller familyasından; yol kenarlarında, gölgelik yerlerde yetişen, 80 santimetre kadar boyunda uyuşturucu ve zehirli bir bitkidir. Açık yeşil renktedir. Her tarafında beyaz, uzun tüyler vardır. Çiçekleri sarımtırak, kırmızımsı mor renktedir. Meyvesinin içinde yüzlerce tohumu vardır. Ev ilaçlarında kullanılması tavsiye edilmez.<br />
<br />
Faydası : Teskin edicidir. Titreme ve çarpıntıyı giderir. Uykuyu kaçırır. Keyif verir. Beyin hastalıkları, kore hastalığı ve nikriste faydalıdır.<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Basurotu (küçükkırlangıçotu) : Düğünçiçeğigiller familyasından; ilkbaharda çalılıklar arasında yetişen küçük bir bitkidir. Yaprakları üç parçalıdır. Yeşilimtıraktır. Yumruları yapraklarının arasındadır. Kökü küçüktür. Çiçekleri altın sarısı rengindedir. Sabahları açar, akşamları kapanırlar. Ev ilaçlarında kökleri kullanılır.<br />
<br />
Faydası : Basur memelerinden doğan şikayetleri giderirler. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Behmen (kavzakökü) : Turp'a benzer, otsu bir bitkidir. 20 Ocak ile 20 Şubat arasında çiçek açar. Çiçeğinin rengine göre kızılbehmen ve akbehmen adında iki türü vardır.<br />
<br />
Faydası : Basur memelerinden doğan şikayetleri giderir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bergamot (citrus bergamia) : Sedefotugiller familyasından bir çeşit narenciye türüdür. Meyvesinin kabuklarından güzel kokulu bir esans yapılır. Dalları seyrek ve kısa dikenlidir. Meyvesi armut şeklinde, sarımtırak yeşil veya altın sarısı rengindedir. 8-10 dilimi vardır. Bergamot meyvasından çıkarılan esans yeşilimtırak veya sarımtırak yeşil renktedir. Acı fakat hoş kokuludur.<br />
<br />
Faydası : Koku vermesi için bazı ilaçlara ve çaya karıştırılır. Reçeli de yapılır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Besbase (macis) : Hindistancevizi çekirdeğini örten özlü zardır. İçeriğinde esans ve yağ vardır.<br />
<br />
Faydası : Teskin edici iştah açıcı ve vücudu kuvvetlendiricidir. Tavsiye edilen milktarı aşmamalıdır Aksi halde zehirlenme belirtileri görülebilir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Beşparmakotu (kazotu) : Gülgillerden; yol kenarında ve çayırlarda yetişen 40-70 santimetre boyunda yabani bir bitkidir. Yaprakları beşparmak şeklindedir. Rozete benzer. Gümüşi renktedir. Uzun saplı çiçekleri, yaprakların arasından çıkar. Altın sarısı rengindedir. Yaprak ve kökleri Temmuz, Ağustos aylarında toplanıp kurutulur.<br />
<br />
Faydası : İshali keser. Mide rahatsızlıklarını giderir. Vücuda kuvvet verir. Bademcik ve boğaz ağrılarını giderir. Diş ağrılarını dindirir. Diş etlerini kuvvetlendirir. Yüz lekelerini giderir ve cildi yumuşatır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bezelye (pisum) : Baklagillerden tırmanıcı bir bitki ve onun tohumudur.<br />
<br />
Faydası : Kabızlığı giderir. Kan yapar. Kan kanserine karşı korur. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Biber (filfil) : Patlıcangillerden; taze iken yeşil ve çoğu acı olan meyvesi; sebze ve baharat olarak kullanılır. Bol miktarda C vitamini vardır. Acı ve tatlı, yeşil ve kırmızı çeşitleri vardır.<br />
<br />
Faydası : Kırmızı biber ile hazırlanan ilaç, nevralji, lumbago ve romatizmada faydalıdır. Ayrıca biber, mideyi kuvvetlendirir. İştahı açar ve hazmı kolaylaştırır. Kanamaları önler. Cinsel arzuları kamçılar. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Biberiye (kuşdili) : Ballıbabagillerden; Akdeniz çevresinde çok yetişen; küçük, kalınca, ensiz ve kokulu yaprakları ile çiçeklerinden faydalanılan bir bitkidir. Yaprakları iğneye benzer. Boyu 2 metre kadardır. Çiçekleri mavi veya eflatundur. Çiçeklerinden renksiz veya soluk sarı renkte olan biberiye esansı çıkarılır. İçeriğinde kafuru, sineol, kamfen, pinen, borneol ve bornilasetat vardır.<br />
<br />
Faydası : Hazımsızlığı giderir. Çarpıntıyı keser. Yarımbaş ağrılarını giderir. Baş dönmesini keser. Astım, bronşit ve kansızlıkta faydalıdır. Yağlı saçların yağını alır. Burkulmalarda ve deri yaralarında da haricen kullanılır. İdrar ve adet söktürür. Safra ifrazatını arttırır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Binbirdelikotu (hypericum calycinum) : Çalılık ve fundalıklar arasında yetişen uzun ömürlü bir otsu bitkidir. 30-80 santimetre boyundadır. Gövdesi dört köşelidir. Yaprakları sapsızdır. Çiçekleri parlak sarı renktedir. Mayıs ve eylül aylarında çiçek açar.<br />
<br />
Faydası : İdrar ve balgam söktürür. İştah açar. Sinirleri yatıştırır. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bitotu (mezevek) : Düğünçiçeğigiller familyasından; bir çok çeşidi bulunan ve kuzey yarımkürede yetişen bir bitkidir. Tohumlarında Delphinine vardır. Zehirlidir.<br />
<br />
Faydası : Bit, pire gibi zararlı asalak ufak böcekleri öldürmekte kullanılır.<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Boruçiçeği (çançiçeği) : Çançiçekgillerden; çiçekleri boru biçiminde olan bir bitkidir. Çiçekleri turuncu renktedir.<br />
<br />
Faydası : Nefes darlığı, bronşit ve astımın sebep olduğu rahatsızlıkları giderir. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Böğürtlen (tilkiüzümü) : Gülgillerden bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen, dikenli bir çalıdır. Yemişi ahududuya benzer, fakat ondan küçüktür. Önceleri kırmızı iken sonraları kararır. Yaprakları; çiçekleri açmadan toplanıp, kurutulur. Birçok türü vardır. <br />
<br />
Faydası : İdrar söktürür. Ayaklardaki şişlikleri indirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Gözlerdeki zafiyeti giderir. Mesane taşlarının düşmesine yardımcı olur. Ağız, dil, diş eti ve bademcik iltihaplarını giderir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Haricen kullanıldığı takdirde ağrıları dindirir, yanıkları iyileştirir. Kökü kaynatılıp, suyu içilecek olursa kandaki şeker miktarını düşürür.<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Börülce (karnıkara) : Göbeği koyu renkli bir çeşit ufak fasulyedir. İçeriğinde protein, azot, nişasta ve C vitamini vardır.<br />
<br />
Faydası : İdrar tutukluğunu ve anüs kaşıntısını giderir. Yanık tedavisinde kullanılır.<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Buğday (triticium vulgare) : Birçenekligillerdendir. Sapları kamışsıdır ve içleri boştur. Çiçekleri başak şeklindedir. Yemişlerine buğday denir. İçeriğinde B vitamini ve karbonhidratlar vardır. Bunlar, tanelerin kepeğindedir. Bu nedenle buğday unu ne kadar çok kepekli, yani esmer olursa, o derece faydalı olur.<br />
<br />
Faydası : Kepekli buğday unundan yapılan ekmek, kurabiye ve benzerleri bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Kabız olmayı önler. Çimlendirilmiş buğday tanesi zihin yorgunluğu ve sinir bozukluklarını giderir. Damar sertliği, mide ve cilt hastalıkları olanlar, taze ekmek ve sıcak börek gibi şeyler yememelidirler. <br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Burçak (lathyrus) : Baklagillerden; taneleri hayvan yemi olarak kullanılan bir bitkidir. Taneleri mercimeğe benzer.<br />
<br />
Faydası : Lapası; ezik, çürük tedavisinde; taneleri ise, isilik ve mayasılda kullanılır.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>